Fibasigorta Genel Müdürü Erol Öztürkoğlu, sigorta sektöründe dijitalleşme, müşteri deneyimi ve sürdürülebilirlik ekseninde şekillenen dönüşümün, 2026’da yeni bir ivme kazanacağını söyledi. Öztürkoğlu, “2026’da hedefimiz, yapay zekâ destekli süreçlerle faaliyetlerimizi dönüştürmek, gömülü sigortacılıkta Türkiye’nin referans markası haline gelmek” dedi.
2025’in ilk dokuz ayında 1,5 milyar TL prim üretimine ulaştıkları bilgisini veren Öztürkoğlu, “Elektronik cihaz sigortası, kasko, konut ve KOBİ ürünlerinde yüzde 200 büyüme yakaladık. 2024’te yüzde 131 büyüme ile yılı tamamlamıştık; bu yıl aynı rakama eylül itibarıyla ulaşarak bir önceki yılı şimdiden geride bıraktık” diye konuştu.
Şirketin en hızlı büyüme gösterdiği alanlardan biri olan gömülü sigortacılıkta da önemli bir yol kat edildi. Öztürkoğlu, “Gömülü sigortacılık modeliyle yalnızca iki yılda 400 bine yakın poliçeye ulaştık. Bu modelle kullanıcılar, satın aldıkları ürünlerle birlikte sigorta güvencesine kolayca erişiyor. Böylece sigortayı günlük yaşamın doğal bir parçası haline getiriyoruz” ifadelerini kullandı.
Odakta yapay zekâ, parametrik sigorta ve sürdürülebilirlik var
Fibasigorta 2026 stratejisini “dijitalleşme, müşteri deneyimi ve sürdürülebilirlik” ekseninde şekillendiriyor. Şirketin gündeminde, yapay zekânın iş süreçlerine entegre edilmesi, siber ve parametrik sigorta gibi niş alanlarda yeni ürünlerin geliştirilmesi, çevreye duyarlı sigorta çözümlerinin artırılması bulunuyor. Öztürkoğlu, “Yenilenmiş cihazlara sigorta yapılmasını sağlayarak teknolojik atıkları azaltıyoruz. Sürdürülebilir ekonomiye katkı sunan çevre dostu ürünlerle bu yaklaşımı 2026’da daha da güçlendireceğiz” dedi.
Aynı zamanda gençlerin sigorta bilincini artırmayı da öncelikli hedefleri arasına aldıklarını belirten Öztürkoğlu, şöyle devam etti: “Türkiye’de 18–25 yaş grubundaki sigortalı oranı yüzde 6 seviyesinde. Biz bu oranı yüzde 9’a çıkardık. 2026’da bu oranı daha da artırmayı amaçlıyoruz. Gençlerin Güvence Haritası araştırmamız, onların sigortaya bakışını anlamamızı sağlayan önemli bir zemin oluşturdu.”
Sektörün fırsatları dijitalleşme ve gömülü sigortacılık
Sigorta sektöründe önümüzdeki dönemin en büyük fırsatının dijitalleşme olduğunu vurgulayan Öztürkoğlu, gömülü sigortacılığın da büyümenin itici gücü olacağını belirterek şunları söyledi: “Bugün dünya genelinde gömülü sigorta, sigorta dağıtımının yüzde 4’ünü oluşturuyor. 2032’ye kadar bu oranın yüzde 16’ya çıkarak 1,5 trilyon dolarlık büyüklüğe ulaşması bekleniyor. Türkiye’de henüz yüzde 3 seviyesinde olan bu oran, sektör için ciddi bir potansiyel anlamına geliyor.”
Öte yandan ekonomik belirsizlikler, iklim değişikliğinin etkileri ve siber güvenlik riskleri sektörün karşı karşıya olduğu temel tehditler arasında. Öztürkoğlu, “Veri güvenliği ve teknolojik altyapı yatırımları, sigortacılığın geleceği için kritik önem taşıyor” dedi.
“Dijitalleşme DNA’mızda var”
Dijitalleşmeyi şirketin kurumsal DNA’sının bir parçası olarak tanımlayan Öztürkoğlu, bu dönüşümün müşteri deneyimini kökten değiştirdiğini vurguladı. “Fibasigorta mobil uygulamamızla müşterilerimize sadece poliçe satın alma değil, uçtan uca bir deneyim sunuyoruz. Hasar bildirimi, poliçe güncelleme, anlık destek gibi işlemler artık tek platform üzerinden gerçekleştirilebiliyor. Yapay zekâ destekli asistanımız FiGuru da 7/24 erişilebilir bir çözüm ortağı olarak hizmet veriyor” diyen Öztürkoğlu, şöyle devam etti: “Şirket, müşteri iletişiminde speech-to-text ve speech-to-analysis teknolojilerini kullanarak geri bildirimleri veri analitiğiyle değerlendiriyor. Büyük veri, yapay zekâ ve iş zekâsı uygulamalarıyla müşterilerimizin alışkanlıklarını analiz ediyor, ürünleri kişiselleştiriyoruz.”
“Fiyat rekabeti yerine değer rekabeti” dönemi
Sigorta sektöründe fiyat odaklı rekabetin uzun vadede sürdürülebilirliği riske atabileceğini belirten Öztürkoğlu, Fibasigorta’nın “değer temelli” bir yaklaşımı benimsediğini ifade etti: “Fiyat indirimi kısa vadede cazip görünse de teknik kârlılığı ve sektörel dengeyi bozabilir. Biz değer üzerinden ilerliyoruz; hasar anında hızlı ödeme, kolay hasar bildirimi ve kişiselleştirilmiş hizmetlerle müşterilerimizin yanında oluyoruz. Güven ilişkisini ancak bu şekilde kalıcı hale getirebiliriz.”
