Allianz Commercial’ın her yıl küresel iş dünyasının karşı karşıya olduğu riskleri ortaya koyan Allianz Risk Barometresi’nin 2026 sonuçları açıklandı. 97 ülke ve bölgeden, 23 farklı sektörde faaliyet gösteren 3 bin 338 risk yönetimi uzmanının katılımıyla hazırlanan araştırmaya göre, küresel ölçekte şirketleri en fazla endişelendiren risk üst üste beşinci kez siber olaylar oldu. Türkiye’de ise tablo farklılaştı; makroekonomik gelişmeler, iş dünyasının en büyük risk başlığı olarak ilk sıraya yerleşti.
Allianz Risk Barometresi’nin bu yıl yayımlanan 15’inci edisyonuna göre, fidye yazılımı saldırıları başta olmak üzere siber olaylar, her ölçekten şirket için 2026 yılında da en büyük risk olmaya devam ediyor. Küresel sıralamada siber olaylar yüzde 42 oranında tercih edilerek birinci sıradaki yerini korudu.
Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri ise yapay zekânın risk algısındaki hızlı yükselişi oldu. Geçtiğimiz yıl 10’uncu sırada yer alan yapay zekâ, bu yıl rekor bir sıçrama yaparak ikinci sıraya yükseldi. Bu yükseliş, yapay zekânın neredeyse tüm sektörlerde sadece bir fırsat değil, aynı zamanda yeni ve karmaşık riskler barındıran bir alan olarak değerlendirildiğini ortaya koydu.
Araştırmaya katılanların yaklaşık yarısı yapay zekânın sektörleri için riskten daha fazla fayda sağladığını düşünürken, katılımcıların beşte biri ise yapay zekânın getirdiği risklerin faydalarının önüne geçtiği görüşünü paylaştı.
İş kesintisi ilk kez ilk iki sıranın dışında kaldı
Allianz Risk Barometresi’nde önceki yıllarda üst sıralarda yer alan iş kesintisi, bu yıl ilk kez en büyük iki risk arasından çıkarak üçüncü sıraya geriledi. Buna karşın, iş kesintisinin çoğu zaman diğer risklerin bir sonucu olarak ortaya çıkması nedeniyle, şirketler açısından önemini koruduğu vurgulandı.
Küresel sıralamada doğal afetler beşinci sırada yer alırken, siyasi riskler ve şiddet ise bugüne kadarki en yüksek seviyesine çıkarak yedinci sıraya yükseldi. Bu durum, jeopolitik belirsizliklerin ve bölgesel çatışmaların küresel iş dünyası üzerindeki etkisinin giderek arttığını gösteriyor.
Türkiye’de risk dengeleri değişti: Makroekonomi ilk sırada
Araştırma, Türkiye’de iş dünyasının risk algısında belirgin bir değişim yaşandığını ortaya koydu. Geçtiğimiz yıl ikinci sırada yer alan makroekonomik gelişmeler, bu yıl yüzde 50 oy oranıyla Türkiye’deki en büyük risk olarak ilk sıraya yükseldi.
Geçen yıl yedinci sırada bulunan siber olaylar ise yüzde 46 oy alarak bu yıl ikinci sıraya yerleşti. Siyasi riskler ve şiddet üçüncü sırada yer alırken, geçtiğimiz yıl Türkiye’de en büyük risk olarak zirvede bulunan doğal afetler, bu yıl dördüncü sıraya geriledi.
Yapay zekâ Türkiye risk listesine ilk kez girdi
Türkiye risk sıralamasında bu yıl dört yeni risk faktörü dikkat çekti. Küresel ölçekte ikinci sıraya yükselen yapay zekâ, Türkiye’de de ilk kez risk listesine girerek yüzde 15 oy oranıyla yedinci sırada yer aldı.
Bunun yanı sıra yetenek ve işgücü sorunları, itibar veya marka değerinin kaybı ile pazar gelişmeleri de Türkiye’de bu yıl ilk kez ilk 10 risk arasına giren başlıklar oldu.
“Riskler daha karmaşık ve birbirine bağlı hale geliyor”
Allianz Risk Barometresi 2026 sonuçlarını değerlendiren Allianz Türkiye CEO’su Tolga Gürkan, yapay zekânın Türkiye’de ilk kez ilk 10 risk arasına girmesinin önemli bir kırılma noktası olduğuna dikkat çekti.
Gürkan, “Ülkemizde de her sektör ve ölçekten şirketler yapay zekâyı yalnızca stratejik bir fırsat olarak değil, aynı zamanda karmaşık bir operasyonel, yasal ve itibar riski kaynağı olarak görmeye başladı. 2026 yılında şirketler bir yandan yapay zekâyı sistemlerine entegre etmeye çalışırken, diğer yandan sistem güvenilirliği, veri kalitesi, entegrasyon zorlukları ve nitelikli yetenek eksikliği gibi sorunlarla daha sık karşılaşacak” dedi.
Bu yıl yetenek ve işgücü sorunlarının Türkiye’de ilk kez ilk 10 risk arasına girmesinin, dijital beceri açığına yönelik farkındalığın arttığını gösterdiğini vurgulayan Gürkan, bu eğilimin küresel tabloyla paralel seyrettiğini ifade etti.
İklim değişikliği ve doğal afetler gündemdeki yerini koruyor
Tolga Gürkan, Türkiye’de geçtiğimiz yıl sekizinci sırada yer alan iklim değişikliğinin bu yıl beşinci sıraya yükselmesini, risk farkındalığındaki artışın önemli bir göstergesi olarak değerlendirdi.
Doğal afetlerin küresel ve ulusal sıralamada birkaç basamak gerilemesine rağmen ilk 10 içindeki yerini koruduğuna dikkat çeken Gürkan, “Doğal afetlerden kaynaklanan sigortalı kayıplar, son altı yıldır üst üste 100 milyar dolar seviyesinde gerçekleşiyor. Riskler giderek daha karmaşık ve birbirine bağlı hale geldikçe, entegre dayanıklılık stratejileri geliştirmenin ve ileriye dönük risk yönetimi yaklaşımlarının önemi daha da artıyor” diye konuştu.
Gürkan, yapay zekânın doğru yönetildiği takdirde şirketler için değişen risk ortamına uyum sağlamada önemli bir enstrüman olabileceğini de sözlerine ekledi.
Dünyada ilk 10 risk sıralaması (2026)
1- Siber olaylar – %42
2- Yapay zekâ – %32
3- İş kesintisi – %29
4- Mevzuat ve yönetmeliklerdeki değişiklikler – %26
5- Doğal afetler – %21
6- İklim değişikliği – %19
7- Siyasi riskler ve şiddet – %15
8- Makroekonomik gelişmeler – %14
9- Yangın ve patlama – %13
10- Pazar gelişmeleri – %13
Türkiye’de ilk 10 risk sıralaması (2026)
1- Makroekonomik gelişmeler – %50
2- Siber olaylar – %46
3- Siyasi riskler ve şiddet – %35
4- Doğal afetler – %27
5- Mevzuat ve yönetmeliklerdeki değişiklikler – %19
6- İklim değişikliği – %19
7- Yapay zekâ – %15
8- Yetenek ve işgücü sorunları – %15
9- İtibar veya marka değerinin kaybı – %8
10- Pazar gelişmeleri – %8
(Oranlar, bir ülkede tüm yanıtların yüzdesi olarak bir riskin ne sıklıkla seçildiğini gösteriyor. Katılımcılar en fazla üç risk seçebildiğinden toplam yüzde 100’e ulaşılıyor.)
