Dünyanın önde gelen ticari alacak sigortası kuruluşlarından Allianz Trade, 2026 yılının ilk Küresel İflas Raporunu yayımladı. Rapora göre, halihazırda yüksek seviyelerde seyreden ticari iflaslar, 2025 yılını da çoğu ülkede artış eğilimiyle tamamladı. 2025 yılına ilişkin ilk veriler, ticari iflasların küresel ölçekte yüzde 6 artacağı yönündeki beklentileri doğrularken, özellikle Batı Avrupa ve Asya-Pasifik bölgesindeki gelişmeler dikkat çekiyor. Çoğu gelişmiş ekonomide iflas sayılarının pandemi öncesi yıllık seviyelerin belirgin biçimde üzerine çıktığı vurgulanıyor.
Allianz Trade İflas Raporu’na göre, resmi veriler henüz tüm ülkeler için açıklanmamış olsa da bugüne kadar paylaşılan rakamlar, önceki raporlarda öngörülen eğilimlerin büyük ölçüde gerçekleştiğini ortaya koyuyor. Raporda, Aralık ayı itibarıyla 33 ülkeden elde edilen resmi iflas kayıtlarına göre, 25 ülkede yıl başından bu yana iflas sayılarının arttığı, bu ülkelerin 14’ünde ise artışların çift haneli seviyelere ulaştığı belirtiliyor.
2025 yılının dördüncü çeyreğine ilişkin geçici veriler, Batı Avrupa’nın yıllık yüzde 9 artışla üst üste 19’uncu çeyrekte de küresel iflas artışlarına en fazla katkı sağlayan bölge olmaya devam ettiğini gösteriyor. Aynı dönemde Orta ve Doğu Avrupa’da iflaslar yüzde 15, Latin Amerika’da yüzde 4, Asya-Pasifik bölgesinde ise yüzde 7 oranında artış kaydetti.
Yüksek iflas seviyeleri 2026-2027 döneminde de sürecek
Allianz Trade ekonomistleri, küresel iflaslardaki yükseliş eğiliminin önümüzdeki yıllarda da devam edeceğini öngörüyor. Rapora göre, 2026 yılında küresel iflasların artmaya devam ederek üst üste beşinci yıl yükselmiş olması bekleniyor. Artış hızının küresel ortalamada yüzde 3’e gerilemesi öngörülse de, bu oranın iflasların azaldığı ülkelerle karşılaştırıldığında hâlâ yüksek kalacağı ifade ediliyor.
Raporda, 2027 yılında ise iflasların daha yaygın hâle geleceği ancak sınırlı da olsa yüzde 1 düzeyinde bir düşüş eğiliminin başlayabileceği belirtiliyor. Özellikle ödeme alamama riski nedeniyle alıcı iflaslarından ve tedarik zinciri kesintilerinden kaynaklanabilecek tedarikçi iflaslarına dikkat çekilerek, şirketlerin kritik müşteri ve tedarikçilerini yakından izlemeleri gerektiği vurgulanıyor.
Büyük şirketler de iflas riskinden muaf değil
Küresel İflas Raporu, büyük ölçekli şirketlerin de iflaslara karşı bağışıklığının bulunmadığını ortaya koyuyor. 2025 yılının son çeyreğinde 147, yılın tamamında ise toplam 475 büyük ölçekli iflas vakası kaydedildi. Bu rakam, ortalama her 18 saatte bir büyük çaplı iflas yaşandığına işaret ederek rekor seviyeye ulaşıldığını gösteriyor.
Batı Avrupa’da cirosu 50 milyon euroyu aşan şirketlerin iflaslarının uzman iç raporlamalarında öne çıktığı belirtilirken, hem vaka sayısındaki artış hem de 311 vaka ile küresel sıralamada Batı Avrupa’nın ilk sırada yer aldığı ifade ediliyor. Öte yandan, ölçek bakımından en büyük iflas vakalarının ağırlıklı olarak ABD ve Çin’de gerçekleştiği, yılın en büyük 20 iflas vakasından 17’sinin bu iki ülkede görüldüğü raporda yer alıyor.
Raporda, büyük şirketlerin küresel parçalanma, değişen ticaret modelleri, jeopolitik gerilimler, dijital dönüşüm ve birçok sektörde yaşanan yapısal değişimlere daha fazla maruz kaldığına dikkat çekilerek, bu durumun tedarikçiler ve alt yükleniciler üzerinde yaratabileceği domino etkisi riskinin göz ardı edilmemesi gerektiği vurgulanıyor.
Hizmet, inşaat ve perakende sektörleri öne çıktı
Allianz Trade Küresel İflas Raporu’na göre, hizmet, inşaat ve perakende sektörleri iflas sayıları bakımından küresel ölçekte en fazla etkilenen sektörler arasında yer aldı. Bununla birlikte, toplam iflasların yüzde 44’ünün makine ve ekipman, otomotiv ve kimya gibi özellikle Avrupa’daki endüstriyel sektörlerin kırılganlıklarını maskelediği belirtiliyor.
Sayı bazında değerlendirildiğinde, Batı Avrupa ve Kuzey Amerika’da 83 vaka ile hizmetler, 64 vaka ile perakende; Batı Avrupa ve Asya’da ise 62 vaka ile inşaat sektörünün en çok etkilenen alanlar olduğu ifade ediliyor. Ancak bu durumun kısmen, söz konusu sektörlerde büyük ölçekli şirketlerin daha yoğun bulunması gibi demografik faktörlerden kaynaklandığına da dikkat çekiliyor.
Rapora göre, perakende sektörü toplam büyük iflaslar içinde aşırı temsil edilirken, hizmetler sektörü görece düşük temsil ediliyor. Bazı sektörlerde ise tarihsel ortalamalara kıyasla daha güçlü artışlar gözleniyor ve büyük şirketler içindeki payları giderek yükseliyor. Avrupa’da kimya, metal, makine ve ekipman, otomotiv, bilgisayar ve telekomünikasyon, elektronik ve tekstil sektörlerinin de bu gruba dâhil olduğu raporda belirtiliyor.
İflaslar pandemi öncesi seviyelerin belirgin biçimde üzerine çıktı
Allianz Trade, 2025 yılının tamamında küresel şirket iflaslarının yaklaşık yüzde 6 artmış olduğunu tahmin ediyor. Ekonomistler, özellikle ABD, Brezilya ve Almanya’da verilerin gecikmeli açıklanması nedeniyle manşet göstergelerde ileriye dönük revizyon olasılığı bulunduğuna da dikkat çekiyor.
Raporda, 2025’e ilişkin göreli olarak en yüksek yıllık artışların yüzde 45 ile Hong Kong, yüzde 40 ile Yunanistan ve İsviçre, yüzde 27 ile Singapur’da görüleceği öngörülüyor. Mutlak rakamlar açısından ise 3.400 vaka ile İsviçre, 2.500 vaka ile Almanya, 2.480 vaka ile İtalya, 2.330 vaka ile Fransa ve 1.800 vaka ile ABD’nin öne çıkacağı tahmin ediliyor. İflaslarda en büyük düşüşlerin ise yüzde 24 ile Hindistan ve Rusya, yüzde 23 ile Kanada ve yüzde 16 ile Hollanda’da gerçekleşmesi bekleniyor.
Raporda ayrıca, çoğu gelişmiş ekonomide iflas sayılarının pandemi öncesi yıllık seviyeleri belirgin şekilde aştığı vurgulanıyor. Bu ülkeler arasında başta İsviçre olmak üzere Batı Avrupa’nın gelişmiş ekonomileri öne çıkarken; Finlandiya, İsveç ve İspanya’nın yanı sıra Asya-Pasifik’te Güney Kore, Hong Kong, Singapur ve Avustralya ile Amerika kıtasında Kanada ve ABD’nin de aynı eğilim içinde olduğu belirtiliyor.
