Risk ve insan sermayesi danışmanlığı alanında 120’yi aşkın ülkede faaliyet gösteren Aon, iş dünyasının dönüşen insan kaynağı gündemine ışık tutan “2026 İnsan Sermayesi Görünümü: Şirketlerin Gündemindeki 5 Dinamik” araştırmasını yayımladı. Rapor, hızla değişen teknolojik ve ekonomik koşullar ile farklılaşan çalışan beklentileri karşısında şirketlerin sürdürülebilir performans için odaklanması gereken temel başlıkları ortaya koyuyor.
Araştırmaya göre 2026 ve sonrasında kurumların ajandasında öne çıkacak beş kritik İK dinamiği; yapay zekâ destekli yetkinlik dönüşümü, artan sağlık maliyetlerinin verimlilik ekseninde yönetimi, entegre veri ve analitik temelli karar alma, ücret şeffaflığı ve finansal stresi azaltan akıllı emeklilik çözümleri olacak.

Aon Türkiye Sağlık, Yan Haklar ve Bireysel Emeklilik Genel Müdür Yardımcısı Sinem Yalçın, insan sermayesini şekillendiren dinamiklerin şirketleri daha entegre, veriye dayalı ve insan odaklı karar almaya zorladığını belirterek, farklı alanlarda elde edilen veri ve içgörüler ışığında iş gücünün geleceğini belirleyecek beş ana başlığı tanımladıklarını ifade etti. Yalçın’a göre bu başlıklar, şirketlerin iş gücü stratejilerinin kurumsal hedeflerle ne ölçüde uyumlu olduğunu test etme imkânı sunuyor.
Yapay zekâ ile yetkinlik temelli dönüşüm
Raporda, küresel yapay zekâ pazarının 2025’te 254,5 milyar dolara ulaşacağı ve yıllık yüzde 37 büyüme kaydedeceği öngörüsüne dikkat çekiliyor. Bu ivme, görev bazlı klasik iş tanımlarının yerini yetkinlik bazlı, esnek modellere bırakmasını zorunlu kılıyor. Şirketlerin iş tanımlarını ve gerekli beceri setlerini yeniden yapılandırması, rekabet avantajı açısından kritik görülüyor.
Sağlık maliyetlerinde stratejik yönetim
Küresel ölçekte tıbbi maliyet artış oranlarının enflasyonun yaklaşık dört katına ulaşması, işverenler için sağlık harcamalarını stratejik bir gündem maddesi haline getiriyor. Artan maliyetler yan hak bütçelerini zorlayarak çalışanların sağlık hizmetlerine erişimini ve finansal dengelerini etkileyebiliyor. Sağlık giderlerinin verimlilik odaklı yönetimi ise hem çalışan bağlılığını güçlendiriyor hem de şirketlerin maliyetlerini daha öngörülebilir kılıyor.
Entegre veri ile doğru karar
Yükselen maliyetler, değişen yetkinlik ihtiyaçları ve farklılaşan beklentiler karşısında İK liderlerinin hızlı ve doğru karar alması gerekiyor. Aon’a göre birbirine entegre ve bütüncül veri setleri; finansal kontrolün güçlendirilmesi, iş gücü planlamasının iyileştirilmesi, kalite ve uyum risklerinde erken aksiyon alınması gibi alanlarda şirketlere önemli avantaj sağlıyor.
Ücret şeffaflığı artık zorunlu
Araştırma, çalışanların yüzde 47’sinin işveren tercihinde ortalamanın üzerindeki ücret ve anlamlı yan hakları ilk sıraya koyduğunu gösteriyor. Bu tablo, ücret şeffaflığı ve eşitliğini şirketler açısından ertelenemez bir konu haline getiriyor. Özellikle AB ile iş yapan ülkelerde mevzuata uyum açısından da önem kazanan ücret şeffaflığı, çalışanlarda adalet algısını ve kuruma bağlılığı artırıyor.
Akıllı emeklilik çözümleri rekabet avantajı sağlıyor
Önümüzdeki 25 yılda 65 yaş ve üzeri nüfus oranının neredeyse iki katına çıkması bekleniyor. Daha uzun yaşam süreleri ve değişen demografik yapı, emeklilik birikimlerinin yeterliliğini gündeme taşıyor. Rapora göre şirketlerin uzun vadeli tasarruf ve emeklilik çözümlerine yaklaşımı; çalışan deneyimini, verimliliği ve iş sürekliliğini doğrudan etkiliyor. Akıllı emeklilik planları, hem çalışanların finansal stresini azaltıyor hem de iş gücü devir planlamasında öngörülebilirliği artırıyor.
Aon’un çalışması, insan sermayesinin artık yalnızca bir İK konusu değil, şirketlerin finansal dayanıklılığı ve rekabet gücü açısından stratejik bir kaldıraç haline geldiğini ortaya koyuyor.
