Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Genel Sekreteri Özgür Obalı, sigorta sektörünün yol haritasını belirleyen “2026 Pozisyon Belgesi”nin ana başlıklarını kamuoyuyla paylaştı.
Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Uğur Gülen ve sigorta uzmanı Zeynep Türker’in sunduğu Sigortacı Kafası programına konuk olan Obalı, sektörün sürdürülebilir büyüme, güçlü sermaye yapısı, sigortalı sayısının artırılması ve yeni ürün geliştirme alanlarına odaklanacağını bildirdi.
Obalı, 2025’in sektör açısından güçlü bir performansla tamamlandığını, 2026’da ise daha yapısal adımların önceliklendirileceğini söyledi. 2026 döneminde sermaye yapısının güçlendirilmesi, hayat sigortacılığının geliştirilmesi, finansal sigortaların yaygınlaştırılması, sağlık branşında sürdürülebilir maliyet yapısının kurulması ve tamamlayıcı emeklilik sistemine geçiş başlıklarının öncelikli olacağını ifade etti.
2025’te güçlü büyüme, reel artış çift hanede
TSB Başkanı Gülen, sigorta sektörünün 2025 yılında prim üretiminde yüzde 46 nominal büyüme kaydettiğini, enflasyondan arındırıldığında reel büyümenin yaklaşık yüzde 15 seviyesinde gerçekleştiğini söyledi.
Prim üretiminin 32 milyar dolara yaklaştığını belirten Gülen, “Bu performans, sektörün sadece fiyat artışlarıyla değil, adet ve taban genişlemesiyle de büyüdüğünü gösteriyor. 2030 için koyduğumuz 50 milyar dolar hedefini ulaşılabilir görüyoruz” dedi.
Sektörün aktif büyüklüğünün 3,5 trilyon liraya yaklaştığını, öz kaynakların ise 380 milyar lira seviyesine ulaştığını aktaran Gülen, sermaye yeterlilik oranlarının güçlü seyrini koruduğunu, teknik kârlılığın ise branş bazlı farklılık göstermekle birlikte dengelenme sürecine girdiğini ifade etti.
Sigortalı sayısı 40 milyonun üzerinde
Genel Sekreter Obalı, tekil aktif sigortalı sayısının 34 milyona ulaştığını, pasif poliçeler dahil edildiğinde bu sayının 40 milyonun üzerine çıktığını bildirdi.
Sigortalanabilir nüfusun yaklaşık yüzde 60-65’ine temas edildiğini dile getiren Obalı, “Önümüzdeki dönemde temel hedefimiz, mevcut tabanı kalıcı hale getirmek ve sigortalılığı derinleştirmek olacak. Sadece poliçe adedi değil, teminat kapsamı ve sigorta bilinci de önem taşıyor.” değerlendirmesinde bulundu.
BES’te 2,2 trilyon liralık fon büyüklüğü
Bireysel emeklilik sistemine (BES) ilişkin verileri de paylaşan Obalı, sistemde fon büyüklüğünün 2,2 trilyon liraya ulaştığını söyledi.
18 yaş altı katılımcıların sisteme önemli katkı sağladığını belirten Obalı, uzun vadeli tasarrufların artırılmasının hem bireysel refah hem de makroekonomik istikrar açısından kritik olduğunu vurguladı.
Tamamlayıcı emeklilik sistemi (TES) çalışmalarının da sektör ajandasında yer aldığını kaydeden Obalı, kıdem tazminatı fonu ve otomatik katılım mekanizmalarıyla entegre, sürdürülebilir bir model üzerinde değerlendirmelerin sürdüğünü ifade etti.
2030 vizyonu
TSB’nin 2030 vizyonuna ilişkin bilgi veren Obalı, sigorta prim üretiminin gayrisafi yurt içi hasılaya oranının yüzde 5 seviyesine çıkarılmasının hedeflendiğini bildirdi.
Türkiye’de bu oranın gelişmiş ülkelere kıyasla halen düşük olduğuna işaret eden Obalı, “Penetrasyon oranının artması, sadece sektörün değil ekonominin tamamının dayanıklılığını güçlendirir. Afetler, sağlık harcamaları ve finansal riskler karşısında sigorta, kamu maliyesini de rahatlatan bir mekanizmadır.” dedi.
Hayat sigortacılığı ve uzun vadeli fon ihtiyacı
Türkiye’de prim üretiminin yaklaşık yüzde 18’inin hayat sigortalarından geldiğini belirten Obalı, bu oranın Avrupa ortalamalarının belirgin şekilde altında bulunduğunu söyledi.
Hayat ve birikimli sigorta ürünlerinin geliştirilmesinin öncelikler arasında yer aldığını dile getiren Obalı, “Uzun vadeli fon oluşturma kapasitemizi artırmak zorundayız. Hayat sigortacılığı, tasarruf açığının kapatılmasına ve sermaye piyasalarının derinleşmesine katkı sağlar.” ifadelerini kullandı.
Vergisel teşviklerin ve ürün çeşitliliğinin artırılmasının bu alandaki büyümeyi destekleyeceğini kaydetti.
Finansal sigortalarda yeni alanlar
Finansal sigortalar başlığında önemli bir büyüme potansiyeli bulunduğunu belirten Obalı, özellikle kefalet sigortası ve bina tamamlama sigortasının kentsel dönüşüm sürecinde daha etkin kullanılabileceğini söyledi.
Teminat mektubu benzeri ürünlerde sigorta sektörünün payının artırılmasının mümkün olduğunu ifade eden Obalı, dijital entegrasyon ve mevzuat uyumunun bu alandaki gelişimi hızlandıracağını bildirdi.
KOBİ’lerin teminat erişimini kolaylaştıracak çözümlerin finansmana erişimi de destekleyeceğini dile getirdi.
Sağlık sigortasında maliyet yönetimi ve veri analitiği
Sağlık sigortalarının 2026’da özel çalışma alanlarından biri olacağını belirten Obalı, artan sağlık maliyetlerinin sektör için temel risk unsuru olduğunu söyledi.
Büyük veri ve aktüeryal analiz kapasitesinin güçlendirilmesinin önemine işaret eden Obalı, “Risk fiyatlamasında doğru veri kullanımı kritik. Primler sonuçtur; maliyet yapısını kontrol altına almadan sürdürülebilirlik sağlanamaz.” dedi.
Sağlık hizmet sunucularıyla iş birliği modellerinin geliştirilmesi, provizyon süreçlerinin dijitalleşmesi ve suistimalle mücadele başlıklarının öne çıktığını kaydetti.
Afet riski ve iklim değişikliği
Gülen, iklim değişikliğinin sigorta sektörü açısından hem risk hem de fırsat alanı oluşturduğunu belirterek, doğal afetlerin sıklığı ve şiddetindeki artışın risk modellemelerini yeniden şekillendirdiğini söyledi.
Sigorta sektörünün afet sonrası finansal toparlanmada kritik rol üstlendiğini vurgulayan Gülen, risk bazlı fiyatlama, reasürans kapasitesi ve kamu-özel sektör iş birliği modellerinin önemine dikkati çekti.
Yeşil finansman araçlarına yönelimin artırılması ve sürdürülebilir yatırımların desteklenmesinin de pozisyon belgesinde yer alan başlıklar arasında olduğunu ifade etti.
Dijitalleşme ve dağıtım kanallarında dönüşüm
Obalı, sektörün dijitalleşme yatırımlarına hız verdiğini belirterek, acente, broker ve banka sigortacılığı kanallarında teknoloji entegrasyonunun arttığını söyledi.
Yapay zeka destekli hasar yönetimi, otomatik poliçe yenileme sistemleri ve müşteri deneyimini iyileştiren uygulamaların yaygınlaştığını aktaran Obalı, “Dağıtım kanallarının dönüşümü, sigortalılık oranının artmasında belirleyici olacak.” dedi.
Eğitim, insan kaynağı ve sigorta bilinci
Sigorta bilincinin artırılmasının stratejik öncelik olduğunu kaydeden Obalı, üniversitelerle iş birlikleri, mesleki eğitim programları ve kamuoyuna yönelik bilinçlendirme kampanyalarının süreceğini bildirdi.
Sektörde nitelikli insan kaynağı ihtiyacının arttığını belirten Obalı, aktüerya, veri bilimi ve risk mühendisliği alanlarında uzmanlaşmanın önemine işaret etti.
“Amaç ekonomik dayanıklılığı artırmak”
TSB Başkanı Gülen, sektörün temel misyonunun ekonomik dayanıklılığı artırmak olduğunu belirterek, “Sigorta sektörü sadece hasar ödeyen bir yapı değil; riskleri yöneten, tasarruf oluşturan ve yatırımları destekleyen stratejik bir aktördür.” değerlendirmesinde bulundu.
Gülen, 2026 Pozisyon Belgesi’nin sektöre yön gösterecek somut hedefler içerdiğini belirterek, kamu otoriteleri ve tüm paydaşlarla iş birliği içinde büyümeyi sürdüreceklerini sözlerine ekledi.
