Sigorta sektörü dijitalleşmenin etkisiyle hızla dönüşürken Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Genel Sekreteri Özgür Obalı, yaşanan dijital dönüşümün yalnızca teknolojik bir ilerleme değil, aynı zamanda insan odaklı bir değişim süreci olduğunu vurguladı. Yapay zekâ, büyük veri analitiği ve ileri teknolojilerin; risk değerlendirmesinden hasar yönetimine, müşteri deneyiminden operasyonel verimliliğe kadar geniş bir alanda daha hızlı, erişilebilir ve doğru kararlar alınmasını mümkün kıldığını belirten Obalı, bu dönüşümün sektörün iş yapış biçimlerini ve değer üretme anlayışını da yeniden şekillendirdiğini ifade etti.
Obalı, bu yeni dönemde siber güvenlik ve veri gizliliğini merkeze alan güven temelli bir dijital ekosistemin kurulmasının kritik önem taşıdığını söyledi. Özellikle teknolojiye hâkim yeni nesil sigortalıların hız, erişilebilirlik ve güven beklentilerinin müşteri odaklı inovasyonu zorunlu hale getirdiğini belirtti.
Tüketiciyi koruyan ancak yeniliğe de alan açan dengeli bir düzenleme–teknoloji çerçevesinin gerekliliğine dikkat çeken Obalı, veriye dayalı karar alma süreçlerinin hem operasyonel verimlilik hem de doğru risk fiyatlaması açısından sektörün temel taşlarından biri haline geldiğini dile getirdi. IoT, uydu teknolojileri ve kestirimsel analiz gibi yenilikçi uygulamaların iklim riski ve sürdürülebilirlik odaklı sigortacılığı güçlendirdiğini kaydeden Obalı, sektörde güven algısını ölçmek amacıyla bir “Dijital Güven Endeksi” oluşturulmasının da önemli bir öneri olduğunu ifade etti.
Uluslararası değerlendirmelere göre Türkiye’nin güçlü teknolojik altyapısı ve genç, dinamik nüfusuyla bölgesel bir insurtech merkezi olma potansiyeline sahip olduğunu belirten Obalı, bu potansiyelin doğru stratejilerle desteklenmesi halinde ülkenin dijital dönüşümde öncü aktörlerden biri olabileceğini söyledi.
Sigortacılığın merkezinde insan var
Tüm bu gelişmelere rağmen sigortacılığın özünde insan odaklı bir meslek olduğunun altını çizen Obalı, sektörün yalnızca maddi kayıpları telafi etmekle kalmadığını; zor zamanlarda bireylere umut veren, onları yeniden ayağa kaldıran ve daha dayanıklı bir toplum inşa edilmesine katkı sağlayan bir güven mekanizması olduğunu vurguladı. Sigortacılığın doğası gereği güven üzerine kurulu olduğunu belirten Obalı, bu güvenin yalnızca teknolojiyle değil; insan teması, doğru danışmanlık ve sahadaki deneyimle inşa edildiğini ifade etti. Fintech ve dijital çözümlerin süreçleri hızlandırarak erişimi artırdığını ve verimliliği yükselttiğini dile getiren Obalı, müşterinin karar anındaki temel ihtiyacının hâlâ doğru yönlendirme, doğru analiz ve güven veren bir temas noktası olduğunu söyledi.
Bu nedenle teknolojinin sigortacılığın yerine geçen bir unsur değil, onu güçlendiren ve insan odaklı yapısını destekleyen bir tamamlayıcı olarak konumlandırılması gerektiğini belirten Obalı, dijitalleşme ile insan odağını dengeli biçimde bir araya getiren yaklaşımın sektörün sürdürülebilir geleceğinin anahtarı olacağını ifade etti.
