Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik tarafından hazırlanan PENSURA 2026 raporu, küresel ve Türkiye ekonomisindeki dönüşümün sigorta ve emeklilik sektörüne etkilerini kapsamlı şekilde ortaya koydu. Rapora göre 2026 yılı, sektör açısından yüksek büyüme döneminden ziyade “kalite, seçicilik ve sürdürülebilirlik” odaklı yeni bir evreyi işaret ediyor.
Rapora göre 2025 yılı küresel ölçekte dezenflasyonun belirginleştiği bir dönem oldu. ABD’de enflasyon %2,7 seviyesine gerilerken, Euro Bölgesi’nde %1,9’a düştü. Ancak çekirdek enflasyondaki katılık, merkez bankalarının temkinli duruşunu sürdürmesine neden oldu.
Gelişmekte olan ülkelerde ise enflasyon genel olarak düşüş eğilimine girse de para politikalarında ciddi ayrışmalar yaşandı. Bu durum, küresel finansal koşulların ülkeden ülkeye farklılaşacağını ortaya koydu.
Küresel sigorta sektöründe büyüme yavaşladı, riskler arttı
2025 yılında küresel hayat dışı sigorta sektöründe büyüme hız kesti. Reel prim artışı %2,6’ya gerilerken, doğal afet kaynaklı hasarlar yüksek seviyesini korudu.
Sigortalı afet kayıpları 100 milyar doların üzerinde gerçekleşirken, özellikle yangın, sel ve fırtına gibi “ikincil riskler” sektörün ana belirleyicisi haline geldi.
Buna karşın reasürans kapasitesinde artış ve sigorta fiyatlarında düşüş eğilimi dikkat çekti. Küresel piyasalarda rekabetin artmasıyla fiyatlama daha dengeli bir yapıya geçmeye başladı.
Emeklilik sistemlerinde risk bireye kayıyor
Küresel özel emeklilik sistemlerinde varlık büyüklüğü artmaya devam ederken, sistemin yapısında önemli bir değişim yaşanıyor.
Rapora göre, tanımlanmış fayda (DB) sistemlerinden tanımlanmış katkı (DC) sistemlerine geçiş hızlandı. Bu dönüşümle birlikte emeklilik riski kurumların bilançosundan bireylerin yatırım tercihine kayıyor.
Aynı zamanda demografik yaşlanma, emeklilikte gelir sürdürülebilirliği ve sistem kapsayıcılığı önümüzdeki dönemin en kritik başlıkları arasında yer alıyor.
Türkiye ekonomisinde dezenflasyon süreci başladı
Türkiye’de 2025 yılı, yüksek enflasyondan kontrollü düşüşe geçiş yılı olarak tanımlandı. Yıllık enflasyon %42 seviyesinden %30,89’a geriledi.
Bu süreç; sıkı para politikası, talep dengelenmesi ve kur geçişkenliğinin yönetilmesiyle desteklendi. Ancak hizmet enflasyonu, ücret-fiyat ataleti ve enerji maliyetleri düşüş hızını sınırlayan unsurlar oldu.
2026 için kritik risk ‘enerji fiyatları ve jeopolitik gerilim’
Raporda 2026 yılı için en önemli risk unsurlarının başında enerji fiyatları ve jeopolitik gelişmeler geliyor.
Özellikle İran-İsrail gerilimi sonrası petrol fiyatlarında yaşanabilecek artışın, dezenflasyon sürecini sekteye uğratabileceği vurgulanıyor.
Enerji fiyatlarının; doğrudan enflasyon, üretim maliyetleri ve kur oynaklığı üzerinden üç kanaldan ekonomiyi etkileyebileceğine dikkat çekiliyor.
Yeni dönemde teknik kârlılık öne çıkıyor
Rapora göre 2026 yılında sigorta sektöründe büyümeden çok kârlılık ve verimlilik ön plana çıkacak.
Yüksek enflasyon döneminde nominal büyüme ile genişleyen sektör, artık:
- Doğru fiyatlama
- Hasar yönetimi
- Sermaye verimliliği
- Teknik kârlılık
gibi kriterlerle değerlendirilecek.
Hayat dışı sigortalarda büyümenin fiyat etkisinden hacim ve penetrasyona kayması bekleniyor.
BES ve OKS büyümeye devam ediyor
Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) ve Otomatik Katılım Sistemi (OKS), Türkiye’de önemli bir büyüklüğe ulaştı.
2025 sonu itibarıyla:
- BES fon büyüklüğü 1,8 trilyon TL’yi aştı
- Katılımcı sayısı 10 milyonu geçti
- OKS ile toplam katılımcı sayısı 17,9 milyona ulaştı
Bu büyüklük, sistemi yalnızca tasarruf aracı değil, aynı zamanda sermaye piyasaları için stratejik bir kaynak haline getiriyor.
Şirketler için yeni başarı kriteri sürdürülebilir değer üretimi
Rapora göre yeni dönemde başarı; hızlı büyümeden çok doğru yönetimle ölçülecek.
Öne çıkan kriterler şöyle sıralanıyor:
- Teknik kârlılık ve hasar/prim dengesi
- Aktif-pasif uyumu
- Reel getiri üretimi
- Katılımcı kalıcılığı
- Dijitalleşme ve müşteri deneyimi
Özellikle emeklilik tarafında fon yönetimi kalitesi ve katılımcı davranışı belirleyici olacak.
Kazananlar “en hızlı büyüyenler” değil
PENSURA 2026 raporunun en çarpıcı tespitlerinden biri, sektörün yön değiştirdiği gerçeği oldu.
Rapora göre önümüzdeki dönemde kazananlar:
- En hızlı büyüyenler değil
- En doğru fiyatlayanlar
- En iyi risk yönetenler
- En sürdürülebilir değer üretenler olacak
Bu çerçevede 2026 yılı, sigorta ve emeklilik sektörü için “yeni oyun kurallarının yazıldığı” bir dönem olarak tanımlanıyor.
