AXA Türkiye Satış, Kurumsal İletişim ve Sağlık Başkanı Sanem Çıngay Buçukoğlu ile Sağlık Grup Direktörü Bilge Kağan Asker, “Farklı Bakış” programında sağlık sigortacılığındaki yeni gelişmeleri, sektörün dönüşümünü ve AXA Türkiye’nin sağlık alanındaki stratejilerini değerlendirdi.
Programda sağlık sigortalarının son yıllarda hızlı büyümesine rağmen kârlılık tarafında yaşanan baskılar, sürdürülebilirlik ihtiyacı, tamamlayıcı sağlık sigortasının yükselişi, ömür boyu yenileme garantisi, esnafa özel yeni ürünler ve yapay zekâ uygulamaları öne çıkan başlıklar oldu.
Programın açılışında sağlık sigortasının son yıllarda hem üretim hem de sigortalı sayısı açısından sektörün en hızlı büyüyen alanlarından biri haline geldiğine dikkat çekildi.
Türkiye Sigorta Birliği’nin ilk çeyrek verilerine göre sağlık branşı sektör ortalamasının üzerinde büyürken, teknik kârlılıkta ise düşüş yaşandığı belirtildi. Özellikle hasar prim oranlarındaki artışın sektör genelinde baskı yarattığı ifade edildi.
Sanem Çıngay Buçukoğlu, sağlık sigortasının son yılların en dikkat çekici branşı olduğunu belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Sağlıkta büyümek kolay gibi görünse de çok ciddi yatırım gerektiren bir alan. Satmak tek başına yeterli değil. O hizmeti sürdürülebilir şekilde verebilecek altyapıyı oluşturmanız gerekiyor.”

“Sürdürülebilirlik sağlık sigortasının en kritik konusu”
Buçukoğlu, sağlık sigortasında sürdürülebilirliğin önemine dikkat çekerek, şirketlerin yalnızca satışa değil; hizmet altyapısına, fiyatlandırmaya, hasar maliyet yönetimine ve müşteri bilgilendirmesine de yatırım yapması gerektiğini söyledi.
Sağlık sigortasında frekans artışı ve maliyet baskısının tüm sektörü etkilediğini ifade eden Buçukoğlu, geçmişte yapılan agresif kampanyaların bugün yenileme süreçlerinde sorun yarattığını belirtti.
“İndirimli kampanyalarla sisteme giren poliçelerin yenilemelerinde sorun yaşanabiliyor. Hasar maliyetleri artarken fiyat artışlarının bunu karşılayamaması sürdürülebilirliği zorluyor” dedi.
“Nüfus yaşlanıyor, sağlık harcamaları artıyor”
Sağlık sigortasına olan talebin arkasında demografik değişimlerin de bulunduğunu vurgulayan Buçukoğlu, Türkiye’de ortalama yaşın yükseldiğini, doğurganlık hızının düştüğünü ve yaşam süresinin uzadığını söyledi.
“İnsanlar artık daha uzun ama aynı zamanda sağlıklı yaşamak istiyor. Sağlık teknolojileri gelişiyor, tedaviler pahalılaşıyor. Herkes kendini güvence altına almak istiyor. Sağlık sigortasına olan ilginin temelinde bu ihtiyaç var” ifadelerini kullandı.
Programda paylaşılan verilere göre sektör ilk çeyrekte yüzde 27 büyürken, sağlık branşı yüzde 33 büyüme kaydetti.
Buçukoğlu, sağlık sigortasının artık sektör büyümesinin ana taşıyıcı alanlarından biri haline geldiğini söyledi.
Ömür boyu yenileme garantisi neden önemli?
Programın önemli başlıklarından biri de sağlık sigortalarında yapılan yönetmelik değişikliği oldu.
Yeni düzenleme kapsamında, üç yıl kesintisiz poliçe sahibi olan ve hasar prim oranı belirli seviyenin altında kalan sigortalılara ömür boyu yenileme garantisi verilmesi zorunlu hale geldi.
Bilge Kağan Asker, bu değişikliğin sektörde önemli bir farkındalık yarattığını söyledi.
“Aslında tüketici tarafında ilk kez ömür boyu yenileme garantisinin ne kadar önemli olduğu geniş şekilde anlaşılmış oldu” dedi.
Asker, müşterilerin artık daha güvenilir şirketlere yönelmeye başladığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
“İnsanlar sadece prim fiyatına değil, gerçekten güvence sunulup sunulmadığına bakıyor. Güvenilirlik algısı yüksek şirketlere yönelim arttı.”
AXA Türkiye ömür boyu yenileme garantisini iki yıla çekti
AXA Türkiye’nin yönetmelik çıkmadan önce de ömür boyu yenileme garantisi sunduğunu belirten Asker, şirketin bu konuda yeni bir uygulamayı devreye aldığını açıkladı.
Buna göre uygun kriterleri sağlayan sigortalılar, üç yıl yerine iki yıl sonunda başvuru yaparak standart ömür boyu yenileme garantisi hakkı elde edebiliyor.
“Üçüncü yılda ortaya çıkabilecek bir sağlık riski nedeniyle müşterinin bu hakkı kaybetmesini istemiyoruz. Bu hakkı ne kadar erken alırsa o kadar değerli” dedi.
Tamamlayıcı sağlık sigortası neden bu kadar büyüdü?
Programda sağlık sigortalarının artık sadece bir poliçe değil, uzun vadeli bir güvence sistemi olarak görülmeye başlandığı vurgulandı.
“Sağlık sigortası artık BES’e benzemeye başladı. Tasarruf sistemi değil ama insan kendisini güvence altında hissediyor. Özellikle belli yaşlardan sonra sisteme girmek çok daha zor hale geliyor” değerlendirmesi yapıldı.
Programda tamamlayıcı sağlık sigortasının son yıllardaki yükselişi de değerlendirildi.
Sanem Çıngay Buçukoğlu, pandemi sonrası acentelerin tamamlayıcı sağlık sigortasını çok daha aktif satmaya başladığını söyledi.
Bu büyümenin arkasında özel hastane ağının genişlemesi, ürünün anlaşılır yapısı ve erişilebilir fiyatlarının bulunduğunu belirtti.
“Her cebe uygun tamamlayıcı sağlık sigortası modeli oluştu. İnsanlar ürünü daha kolay anlıyor ve ulaşabiliyor” dedi.
Bilge Kağan Asker ise tamamlayıcı sağlık sigortasının başarısında sadeliğin önemli rol oynadığını ifade etti.
“Özel sağlık sigortasına göre çok daha anlaşılır bir ürün. İnsanlar özel hastanede ödeyecekleri farkı artık sigortanın karşıladığını biliyor” dedi.

Türkiye’de sağlık sigortalı sayısı 8 milyona yaklaştı
Asker, tamamlayıcı sağlık sigortasının sektörde yeni bir müşteri kitlesi oluşturduğunu belirterek şu bilgileri paylaştı:
“Tamamlayıcı sağlık sigortası öncesinde yaklaşık 2,5 milyon özel sağlık sigortalısı vardı. Bugün toplam sağlık sigortalı sayısı 8 milyona yaklaştı. Bu, yeni bir ihtiyacın karşılık bulduğunu gösteriyor.”
AXA Türkiye’den esnafa özel yeni ürün
Programda AXA Türkiye’nin yeni ürünü “Esnaf Sağlığın Tamam” da tanıtıldı.
KOBİ’lere ve küçük esnafa yönelik geliştirilen tamamlayıcı sağlık sigortası ürününün; esnaf, çalışanları, eş ve çocuklarını kapsadığı belirtildi.
Berber, manav, kasap, mahalle lokantası gibi küçük işletmelerin hedeflendiği ürünle ilgili bilgi veren Asker, şu detayları paylaştı:
- Yatarak tedavi teminatı sınırsız sunuluyor
- Temel pakette ayakta tedavi hakkı bulunuyor
- İhtiyaç halinde yıl içinde ek hak satın alınabiliyor
- Poliçe 10 taksite kadar bölünebiliyor
- Küçük esnafın erişebileceği fiyat seviyeleri hedefleniyor
Asker, ürünün en dikkat çekici yönlerinden birinin “kontör yükleme” mantığıyla çalışan ek ayakta tedavi sistemi olduğunu söyledi.
“Kullanım ihtiyacı oluştuğunda ek hak satın alınabiliyor. Böylece müşteri baştan yüksek maliyet ödemek zorunda kalmıyor” dedi.
“Özel hastane olan her yerde tamamlayıcı sağlık sigortası var”
Programda tamamlayıcı sağlık sigortasının Türkiye genelinde yaygınlaştığına dikkat çekildi.
“Özel hastane olan her yerde tamamlayıcı sağlık sigortası var” değerlendirmesi yapılırken, ürünün artık büyük şehirlerle sınırlı olmadığı vurgulandı.
Fiyat rekabeti nasıl ilerliyor?
Programda sağlık sigortasındaki fiyat rekabeti de gündeme geldi.
Buçukoğlu, sağlık branşında agresif fiyat rekabetinin diğer branşlara göre daha sınırlı olduğunu belirtti.
“Tamamlayıcı sağlık sigortasında kullanım frekansı çok yüksek. Bu nedenle şirketler daha öngörülebilir fiyatlama yapıyor. Çok ekstrem fiyatlama uzun vadede sürdürülebilir olmuyor” dedi.
Yapay zekâ sağlık sigortacılığını nasıl değiştiriyor?
Programın son bölümünde yapay zekâ uygulamaları konuşuldu.
Bilge Kağan Asker, AXA Türkiye’nin sağlık sigortacılığında yapay zekâyı aktif kullandığını söyledi.
Yapay zekânın özellikle:
- Hastane provizyon süreçlerinde
- Medikal underwriting işlemlerinde
- Risk değerlendirmelerinde
- Müşteri teklif süreçlerinde aktif olarak devrede olduğunu belirtti.
Asker, yapay zekânın işlemlerin yaklaşık yüzde 60’ını insan müdahalesi olmadan yönetebildiğini söyledi.
“Yapay zekâ riskli dosyaları ayırıyor, yüzlerce sayfalık sağlık dokümanını özetliyor ve değerlendirme sürelerini ciddi şekilde kısaltıyor” dedi.
“Yapay zekâ istihdamı azaltmadı, verimliliği artırdı”
Yapay zekâ kullanımının müşteri memnuniyetini artırdığını vurgulayan Asker, teknolojinin şu aşamada istihdam kaybı yaratmadığını ifade etti.
“Müşteriye dönüş hızımız arttı. Acentelerin satış süreçleri hızlandı. Yapay zekâ sayesinde çapraz satış fırsatlarını da daha etkin kullanıyoruz” dedi.
Sanem Çıngay Buçukoğlu ise yapay zekânın acentelere müşteriye özel teklif önerileri sunduğunu belirterek şöyle konuştu:
“Acente ekranında hangi müşteriye hangi ürünün önerilebileceği ve hazır teklif bilgisi artık görülebiliyor. Bu hem hız hem de büyüme sağlıyor.”
“Ezberleri bozuyoruz”
Programın dikkat çeken başlıklarından biri de AXA Türkiye’nin bazı sağlık kullanım kalemlerini prim artışına yansıtmama uygulaması oldu.
Buna göre:
- Kazaya bağlı hasarlar
- İlk kez yaşanan bazı ameliyatlar
- Check-up işlemleri
- Mamografi ve PSA gibi taramalar
- Doğum teminatı kullanımları yenileme priminde ek yük oluşturmuyor.
Asker, bu yaklaşımın müşteri memnuniyetini artırdığını belirterek şu ifadeyi kullandı:
“Bazı ezberleri sorgulamak gerekiyor. Sigortanın amacı zaten beklenmedik durumlarda güvence sağlamak.”
