HDI Sigorta Sağlık Sigortaları Direktörü Güven Güngör, Sigorta Stratejisi YouTube kanalında yayınlanan “Sağlık Sigortası Rehberi” programında özel sağlık sigortaları ve tamamlayıcı sağlık sigortalarına ilişkin merak edilen soruları yanıtladı. Sağlık sigortalarının gelişiminden teminat yapılarına, fiyatlandırmadan ömür boyu yenileme garantisine kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulunan Güngör, sağlık sigortalarının yalnızca bugünü değil gelecekte ortaya çıkabilecek büyük riskleri de güvence altına aldığını söyledi.
Özel sağlık sigortalarının Türkiye’de 1990’lı yıllardan bu yana uygulandığını hatırlatan Güngör, tamamlayıcı sağlık sigortasının ise 2012 yılında yapılan düzenlemeler sonrasında hayatımıza girdiğini belirtti.
Tamamlayıcı sağlık sigortasının SGK temelli bir ürün olduğuna dikkat çeken Güngör, bu ürünün SGK ile anlaşmalı özel hastanelerde alınan sağlık hizmetlerinde ortaya çıkan fark ücretlerini karşıladığını ifade etti. Özel sağlık sigortalarında ise sigorta şirketinin anlaşmalı olduğu tüm özel sağlık kuruluşlarının kullanılabildiğini söyledi.
Tamamlayıcı sağlık sigortasının daha ekonomik olması nedeniyle geniş kitlelere ulaştığını belirten Güngör, pandeminin de sağlık sigortalarına yönelik farkındalığı önemli ölçüde artırdığını vurguladı.
Tamamlayıcı sağlık sigortası büyümede öne geçti
Sektördeki büyüme rakamlarını paylaşan Güngör, 2026 Mart verilerine göre özel sağlık sigortasında sigortalı sayısının 2,8 milyona ulaştığını, tamamlayıcı sağlık sigortasında ise bu sayının 5,5 milyonu aştığını söyledi.
Yaklaşık 12 yıllık süreçte tamamlayıcı sağlık sigortasının özel sağlık sigortasının iki katına ulaşmasının en önemli nedeninin erişilebilir fiyatlar olduğunu belirten Güngör, SGK desteğinin maliyetleri düşürdüğünü ve ürünün daha geniş kitleler tarafından tercih edilmesini sağladığını ifade etti.
Neden özel sağlık sigortası yaptırılmalı?
Türkiye’de sosyal güvenlik sisteminin önemli bir güvence sunduğunu vurgulayan Güngör, buna rağmen özel sağlık sigortalarının önemli avantajlar sağladığını söyledi.
Özellikle hastalık dönemlerinde hızlı provizyon alınabilmesi, bekleme sürelerinin azalması ve istenilen doktor ile özel sağlık kuruluşuna erişim imkânı sunulmasının özel sağlık sigortalarının en önemli avantajları arasında yer aldığını kaydetti.
Network yapıları neden farklılaşıyor?
Sağlık sigortalarında sıkça karşılaşılan “network” kavramına da değinen Güngör, sigorta şirketlerinin anlaşmalı hastaneleri farklı segmentlerde sınıflandırdığını anlattı.
Daha yüksek maliyetli ve üst segment özel hastaneleri kapsayan networklerin primlerinin daha yüksek olduğunu belirten Güngör, daha ekonomik segmentlerdeki anlaşmalı sağlık kuruluşlarını içeren networklerin ise daha uygun fiyatlarla sunulabildiğini söyledi.
Bu yapı sayesinde farklı bütçelere uygun sağlık sigortası seçenekleri oluşturulabildiğini ifade etti.
Sağlık sigortalarında temel teminatlar neler?
Güven Güngör’e göre hem özel sağlık sigortalarında hem de tamamlayıcı sağlık sigortalarında yatarak ve ayakta tedavi teminatı olmak üzere iki temel teminat bulunuyor.
Yatarak tedavi teminatının ameliyatlar, yoğun bakım giderleri, kemoterapi, radyoterapi ve diyaliz gibi yüksek maliyetli sağlık harcamalarını karşıladığını belirten Güngör, bu tür giderlerin milyonlarca liraya ulaşabildiğini söyledi.
Ayakta tedavi teminatının ise doktor muayeneleri, laboratuvar testleri, görüntüleme işlemleri ve rutin sağlık hizmetlerini kapsadığını ifade etti.
Sağlık sigortaları artık çok daha kişiselleştirilebiliyor
Sağlık sigortalarının yıllar içinde önemli ölçüde çeşitlendiğini belirten Güngör, temel teminatların yanı sıra doğum teminatı, check-up hizmetleri, asistans paketleri, diyetisyen destekleri ve çeşitli ek hizmetlerin poliçelere dahil edilebildiğini söyledi.
Hatta bazı estetik operasyonların dahi ek teminat olarak satın alınabildiğini belirten Güngör, teknolojik gelişmeler ve değişen müşteri beklentilerinin ürün çeşitliliğini artırdığını vurguladı.
En çok dikkat etmesi gereken konu ‘geçmiş hastalıklar’
Programda sağlık sigortalarında sık yaşanan yanlış anlaşılmalara da değinen Güngör, en önemli konunun geçmiş sağlık geçmişinin eksiksiz şekilde beyan edilmesi olduğunu söyledi.
Sağlık sigortalarının poliçe başlangıcından sonra ortaya çıkan riskleri güvence altına aldığını vurgulayan Güngör, birçok sigortalının mevcut hastalıklarının da otomatik olarak kapsam içinde olduğunu düşündüğünü ancak bunun doğru olmadığını ifade etti.
Bu nedenle başvuru sırasında tüm sağlık bilgilerinin eksiksiz paylaşılmasının büyük önem taşıdığını belirtti.
Bekleme süreleri ve muafiyetler nasıl uygulanıyor?
Güngör, sağlık sigortalarında bekleme sürelerinin önemli bir uygulama olduğunu belirterek tamamlayıcı sağlık sigortalarında genel olarak 3 aylık, özel sağlık sigortalarında ise yeni düzenlemelerle birlikte 6 aylık bekleme sürelerinin bulunduğunu ifade etti.
Bazı sağlık risklerinin muafiyet kapsamında değerlendirilebildiğini söyleyen Güngör, bazı durumlarda ise ek prim (sürprim) uygulanarak risklerin poliçeye dahil edilebildiğini aktardı.
Primler nasıl belirleniyor?
Sağlık sigortalarında prim hesaplamalarının birçok değişkene bağlı olduğunu belirten Güngör, yaş, cinsiyet, ikamet edilen il ve ilçe, seçilen network yapısı ve tercih edilen teminatların fiyatlandırmada etkili olduğunu söyledi.
Sadece yatarak tedavi teminatı içeren daha ekonomik poliçelerin bulunabildiğini, ayakta tedavi ve ek teminatlarla birlikte fiyatların değişebildiğini ifade etti.
Hasarsızlık indirimi sağlık sigortalarında da uygulanıyor
Güven Güngör, sağlık sigortalarında sürdürülebilir fiyatlama açısından hasarsızlık indiriminin önem taşıdığını belirtti.
HDI Sigorta’da belirli kullanım seviyelerinin altında kalan sigortalılara yüzde 10’dan başlayıp yüzde 50’ye kadar ulaşabilen indirimler sunulduğunu ifade eden Güngör, bu sistemin müşterilerin poliçe maliyetlerini uzun vadede kontrol altında tutmasına yardımcı olduğunu söyledi.
Ömür boyu yenileme garantisi neden kritik öneme sahip?
Programın en önemli başlıklarından biri de ömür boyu yenileme garantisi oldu.
Güngör, ömür boyu yenileme garantisi kazanıldıktan sonra sigortalının sağlık durumunda ortaya çıkan riskler nedeniyle ek prim, muafiyet veya ek katılım payı uygulanamayacağını belirtti.
Örneğin yenileme garantisi bulunan bir sigortalının ilerleyen yıllarda ciddi bir hastalıkla karşılaşması durumunda, sigorta şirketinin ilgili hastalığı kapsam dışına çıkaramayacağını ifade etti.
Bu nedenle sigorta şirketi seçerken ömür boyu yenileme garantisinin hangi şartlarla verildiğinin dikkatle incelenmesi gerektiğini vurguladı.
Sağlık sigortası seçerken nelere dikkat edilmeli?
Programın sonunda tüketicilere tavsiyelerde bulunan Güngör, sağlık sigortası yaptıracak kişilerin öncelikle sağlık geçmişlerini eksiksiz beyan etmeleri gerektiğini söyledi.
Bunun yanında; ömür boyu yenileme garantisi uygulamalarını incelemeleri, anlaşmalı hastane ağının güçlü olmasına dikkat etmeleri, yaşadıkları bölgede yaygın hizmet ağı bulunan şirketleri tercih etmeleri ve şirketlerin finansal gücü ve sürdürülebilirliğini değerlendirmeleri gerektiğini belirtti.
Güngör, sağlık sigortasının kısa vadeli bir ürün değil, uzun yıllara yayılan bir güvence sistemi olduğunu belirterek doğru şirket ve doğru poliçe seçiminin gelecekte ortaya çıkabilecek büyük sağlık risklerine karşı önemli bir koruma sağladığını sözlerine ekledi.
