Yapay zekânın şirketlerde karar alma süreçlerinde giderek daha fazla kullanılmaya başlaması, sigorta sektöründe yeni risk alanlarını ve teminat ihtiyaçlarını da beraberinde getiriyor. Müşteri yönetiminden insan kaynaklarına, finansal analizlerden üretim süreçlerine kadar pek çok alanda kullanılan yapay zekâ uygulamaları, şirketlere hız ve verimlilik sağlarken; operasyonel, hukuki, finansal, itibari ve etik risklerin de yeniden tanımlanmasına neden oluyor.
IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği CEO’su Murat Çiftçi, yapay zekâ kaynaklı risklerin artık yalnızca bilgi teknolojileri ekiplerinin değil, şirket yönetimlerinin ve sigorta sektörünün de öncelikli gündem maddelerinden biri haline geldiğini belirtti.
Çiftçi, sigorta sektörünün temel yaklaşımını ise şu sözlerle özetledi:
“Sigorta açısından temel soru; risk ölçülebilir mi, denetlenebilir mi ve sorumluluk zinciri net şekilde kurulabilir mi? Bu üç unsur yeterince tanımlanmadığında sigortalanabilirlik de zorlaşıyor.”
Bir zarar birden fazla poliçeyi harekete geçirebilir
Yapay zekâ kaynaklı zararların tek bir sigorta branşı içerisinde değerlendirilemeyeceğini belirten Çiftçi, bugün en sık karşılaşılan risklerin veri ihlalleri, siber saldırılar, hatalı analizler, yanlış fiyatlama kararları ve mesleki sorumluluk kaynaklı zararlar olduğunu söyledi.
Bir yapay zekâ çıktısının müşteriye maddi zarar vermesi halinde, olayın niteliğine göre siber sigorta, mesleki sorumluluk sigortası, teknoloji hata ve ihmal sigortası ile yönetici sorumluluk poliçelerinin aynı anda devreye girebildiğine dikkat çeken Çiftçi, bu nedenle standart çözümler yerine şirketlerin faaliyet alanına ve yapay zekâyı kullanım biçimine göre risk analizlerinin yapılması gerektiğini ifade etti.

Sorumluluk zinciri yeniden tanımlanıyor
Yapay zekâ sistemlerinin neden olduğu zararlarda en önemli tartışma başlıklarından birinin sorumluluğun kime ait olduğu olduğunu vurgulayan Çiftçi, süreçte birçok aktörün yer aldığını söyledi.
Modeli geliştiren teknoloji şirketi, sistemi entegre eden hizmet sağlayıcı, veriyi sağlayan kurum, sistemi kullanan çalışan ve nihai kararı uygulayan şirketin aynı zincirin farklı halkalarını oluşturduğunu belirten Çiftçi, sigorta şirketlerinin zararın hangi aşamada oluştuğunu analiz ederek sorumluluk paylaşımını değerlendirdiğini ifade etti.
Çiftçi’ye göre önümüzdeki dönemde şirketlerin “Yapay zekâ kullandım, sorumluluk bende değil” yaklaşımı kabul görmeyecek. Özellikle kredi değerlendirmeleri, sağlık uygulamaları, insan kaynakları süreçleri ve finansal kararlar gibi yüksek etkili alanlarda insan denetimi kritik önem taşımaya devam edecek.
Yapay zekâya özel poliçeler geliyor
Mevcut durumda bazı yapay zekâ risklerinin siber sigorta, teknoloji hata ve ihmal, mesleki sorumluluk ve yönetici sorumluluk poliçeleri kapsamında değerlendirilebildiğini söyleyen Çiftçi, yapay zekânın karar alma süreçlerindeki ağırlığı arttıkça daha spesifik teminatların gündeme geleceğini ifade etti.
Bunlar arasında yapay zekâ hata ve ihmal teminatları, algoritmik karar sorumluluğu, veri setlerinden doğan sorumluluklar, model performans riskleri, yapay zekâ kaynaklı iş durması, deepfake kaynaklı zararlar ve yapay zekâ destekli dolandırıcılık vakalarına yönelik sigorta çözümleri öne çıkıyor.
İnsan denetimi sigortalanabilirliğin de şartı olacak
Şirketlere önerilerde bulunan Murat Çiftçi, kurumların öncelikle kullandıkları yapay zekâ sistemlerini envanter haline getirmesi gerektiğini söyledi.
Yapay zekâ uygulamalarının risk seviyelerine göre sınıflandırılması, teknoloji tedarikçileriyle yapılan sözleşmelerin yeniden gözden geçirilmesi ve etkin insan kontrol mekanizmalarının kurulmasının büyük önem taşıdığını belirten Çiftçi, insan denetiminin yalnızca sembolik bir onay süreci olmaması gerektiğini vurguladı.
“İnsan denetimi, sistemi sorgulayabilen, çıktıyı değerlendirebilen ve gerektiğinde kararı durdurabilen gerçek bir kontrol mekanizması haline gelmeli. Yapay zekâ karar destek aracı olabilir ancak kritik kararların tamamen algoritmalara bırakılması şirketler açısından ciddi risk oluşturur.”
IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği olarak yapay zekâ kaynaklı riskleri yakından takip ettiklerini belirten Çiftçi, şirketlerin yapay zekâyı yalnızca verimlilik perspektifiyle değil, sigortalanabilir risk perspektifiyle de değerlendirmeleri gerektiğini söyledi.
Çiftçi, önümüzdeki dönemde yapay zekâ risklerini analiz eden, mevcut sigorta programlarını bu açıdan değerlendiren ve uluslararası piyasa kapasitesiyle desteklenen yeni teminat çözümleri üzerinde çalıştıklarını belirterek, yapay zekânın iş dünyasının geleceğini şekillendirirken sigorta sektörünün de bu dönüşümün güvenli ve sürdürülebilir şekilde ilerlemesinde önemli rol üstleneceğini ifade etti.
