Unico Sigorta CEO’su Ender Güzeler, sigorta sektörünün 2026 yılının ilk yarısında enflasyonun altında kalan prim artışları ve yoğun fiyat rekabeti nedeniyle teknik açıdan zor bir dönem geçirdiğini söyledi. Bloomberg HT’de katıldığı programda sektörün görünümünü değerlendiren Güzeler, ikinci çeyrekle birlikte toparlanma sinyallerinin görülmeye başlandığını ancak yılın ikinci yarısında şirketlerin kârlılık açısından daha zorlu bir süreçle karşılaşacağını ifade etti.
Güzeler’in değerlendirmelerine göre sektör, ilk çeyrekte hem nominal hem de reel olarak daralma yaşarken, haziran sonu itibarıyla görünüm kısmen iyileşti. Nominal prim üretimindeki büyümenin yaklaşık yüzde 29 seviyesine ulaştığını belirten Güzeler, reel küçülmenin ise yüzde 2,5 seviyelerine gerilediğini söyledi.
Buna karşın sigortalı ve poliçe sayılarındaki artışın beklentilerin altında kaldığını vurgulayan Güzeler, ikinci çeyrekte poliçe adetlerinde görülen yükselişin sektör açısından umut verici bir gelişme olduğunu kaydetti.
Hasar enflasyonu yüzde 40 seviyesinde
Sigorta sektörünün en önemli sorunlarından birinin hasar maliyetleri olduğuna dikkat çeken Güzeler, hasar enflasyonunun genel enflasyonun üzerinde seyretmeye devam ettiğini söyledi.
Kur artışları, yedek parça maliyetleri ve onarım giderlerinin etkisiyle hasar enflasyonunun yaklaşık yüzde 40 seviyesinde oluştuğunu belirten Güzeler, buna karşılık sağlık, trafik ve kasko branşlarında prim artışlarının enflasyonun yaklaşık 15 puan altında kaldığını ifade etti.
Bu tablonun teknik kârlılığı baskıladığına işaret eden Güzeler, fiyat rekabetinin sektörün prim üretimini sınırlayan en önemli unsurlardan biri haline geldiğini dile getirdi.
“Finansal gelirler arttı ancak teknik marjlar daraldı”
Faiz oranlarının yüksek seyretmesi nedeniyle şirketlerin finansal gelirlerinde artış yaşandığını belirten Güzeler, buna rağmen teknik tarafta oluşan fiyat baskısının sektörün toplam kârlılığını olumsuz etkilediğini söyledi.
Geçen yıla göre sektör marjlarının yaklaşık 5-6 puan gerilediğini ifade eden Güzeler, yılın ikinci yarısında bu baskının daha da belirginleşmesini beklediklerini söyledi.
Yıl sonu beklentilerini de paylaşan Güzeler, sektörün bugün yaşadığı reel küçülmenin yıl sonunda yüzde 1 ila 3 arasında reel büyümeye dönüşebileceğini öngördü.
Trafik sigortasında yeni dönem
1 Temmuz itibarıyla devreye alınan otomatik eksper atama sistemi ve yeni hasar yönetimi uygulamalarını değerlendiren Güzeler, son iki yılda Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun sektörde kronikleşen sorunları çözmeye yönelik önemli reformlar gerçekleştirdiğini söyledi.
Yeni sistem kapsamında eksper atamalarının merkezi ve sıralı şekilde yapılmasının bağımsız eksperlik sistemine duyulan güveni artıracağını belirten Güzeler, uygulamanın hem tarafsızlık algısını güçlendireceğini hem de hasar süreçlerini hızlandıracağını ifade etti.
Türkiye genelinde uygulanması planlanan sistemin ilk etapta dokuz ilde devreye alınmasının teknolojik hazırlık sürecinden kaynaklandığını belirten Güzeler, ağustos ayında tüm Türkiye’de uygulamaya geçilmesini beklediklerini söyledi.
Değer kaybı artık ekspertiz raporuna eklenecek
Yeni sistemin en önemli yeniliklerinden birinin araç değer kaybı hesaplamasının ekspertiz raporuna otomatik olarak eklenmesi olduğunu belirten Güzeler, bunun sigortalılar açısından önemli bir kazanım sağlayacağını söyledi.
Böylece araç sahiplerinin ayrıca değer kaybı başvurusu yapmak zorunda kalmayacağını ifade eden Güzeler, geçmişte bazı yetkisiz kişi ve yapıların bu süreçleri istismar ederek vatandaşların tazminatlarını geciktirdiğini veya eksik almalarına neden olduğunu belirtti.
Yeni uygulamayla birlikte hem değer kaybı ödemelerinin hızlanacağını hem de hasar süreçlerinin daha şeffaf hale geleceğini vurguladı.
Sağlık sigortasında tarihi eşik
Güzeler, sağlık sigortasının sektör tarihinde ilk kez aylık prim üretiminde trafik sigortasını geride bıraktığını açıkladı.
Mayıs ayında sağlık branşının sektörün en yüksek prim üreten branşı haline geldiğini belirten Güzeler, bunun vatandaşların tamamlayıcı ve özel sağlık sigortalarına olan ilgisinin arttığını gösterdiğini söyledi.
En büyük sorun: Depremde koruma açığı
Deprem sigortaları konusunda Türkiye’nin hâlâ önemli bir koruma açığı bulunduğunu belirten Güzeler, özellikle konutlarda mevcut sistemin gerçek ekonomik değeri karşılamadığını ifade etti.
Bugünkü sistemde teminatların yalnızca bina yeniden inşa maliyetine göre hesaplandığını belirten Güzeler, konutların piyasa değerinin ise bunun dört ila beş kat üzerine çıkabildiğini söyledi.
Bu nedenle büyük bir deprem sonrasında birçok konut sahibinin ciddi finansal kayıpla karşı karşıya kalabileceğini belirten Güzeler, sigorta sisteminin rayiç değeri de güvence altına alacak şekilde yeniden tasarlanması gerektiğini dile getirdi.
Zorunlu deprem sigortası tarifesi yeniden ele alınmalı
Güzeler, zorunlu deprem sigortasında uygulanan risk katsayılarının özellikle yüksek riskli bölgelerde primleri ciddi ölçüde artırdığını belirterek mevcut tarife yapısının gözden geçirilmesini önerdi.
Özellikle İstanbul gibi birinci derece deprem bölgelerinde primlerin vatandaş açısından erişilebilir seviyelerde tutulmasının önemine dikkat çeken Güzeler, aksi halde sigorta penetrasyonunun artırılmasının zorlaşacağını söyledi.
