MetLife Emeklilik ve Hayat Genel Müdürü Deniz Yurtseven, NTV’de Noyan Doğan’ın hazırlayıp sunduğu Bakış programında Bireysel Emeklilik Sistemi’ndeki (BES) son gelişmeleri değerlendirdi. Devlet katkısının yüzde 30’dan yüzde 20’ye düşürülmesiyle gündeme gelen BES tartışmalarına değinen Yurtseven, sistemin cazibesinin yalnızca devlet katkısından ibaret olmadığını vurguladı.
BES’in uzun vadeli performansına dikkat çeken Yurtseven, son 10 yılda ortalama yüzde 7 seviyesinde reel getiri sağlandığını belirterek, “Bugün birçok yatırım aracında bu düzeyde sürdürülebilir bir reel getiri yok. Buna devlet katkısı ve ciddi vergi avantajları da eklendiğinde BES’in ne kadar güçlü bir tasarruf ve yatırım aracı olduğu net şekilde görülüyor” dedi.
Katılımcı sayısı 20 milyonu aştı
2025 yılını BES açısından güçlü bir performans yılı olarak değerlendiren Yurtseven, gönüllü BES’te katılımcı sayısının 10 milyonun üzerine çıktığını, otomatik katılım sistemiyle birlikte toplam katılımcı sayısının ise 20 milyonu aştığını söyledi. BES fon büyüklüğünün 2 trilyon TL’yi, otomatik katılım fonlarının ise yaklaşık 130 milyar TL’yi geçtiğini aktaran Yurtseven, sistemin Türkiye ekonomisi açısından önemli bir tasarruf havuzu oluşturduğunu ifade etti.
“Devlet katkısı düşse de BES hâlâ cazip”
Devlet katkısının yüzde 20’ye düşürülmesine ilişkin değerlendirmesinde Yurtseven, kısa vadede sistemden çıkışları tetikleyecek bir tablo görmediğini belirtti. “Yüzde 20 devlet katkısı dahi bugün yaklaşık 79 bin TL’ye varan bir destek anlamına geliyor. Hiçbir finansal enstrümanda bu ölçekte doğrudan bir devlet teşviği yok” diyen Yurtseven, BES’in vergi avantajı sayesinde uzun vadede katılımcı lehine güçlü bir getiri sunduğunu vurguladı.
BES’te emeklilik hakkı kazanıldığında stopaj oranının yüzde 5’e düştüğünü, buna karşılık birçok yatırım aracında stopajın yüzde 17,5 seviyesinde olduğunu hatırlatan Yurtseven, bu farkın uzun vadede önemli bir getiri avantajı yarattığını söyledi.
2025’te fon getirileri dikkat çekti
Fon performanslarına da değinen Yurtseven, 2025 yılında BES fonlarının yüzde 70’in üzerinde nominal getiri, yaklaşık yüzde 30 reel getiri sağladığını açıkladı. Özellikle altın fonlarının yüzde 100’ün üzerinde nominal getiriyle öne çıktığını belirten Yurtseven, sistemin başladığı günden bu yana BES fonlarının reel bazda ortalama yüzde 5,5 kazandırdığını, doğru fon tercihiyle bu oranın daha da yukarı taşınabildiğini ifade etti.
2026 için fon sepeti öngörüsü
2026 yılına ilişkin beklentilerini de paylaşan Yurtseven, düşen enflasyon ve faiz ortamında hisse senedi fonları, tahvil-bono fonları ve altın fonlarının öne çıkabileceğini söyledi. Jeopolitik belirsizlikler nedeniyle altının portföylerde dengeleyici bir unsur olmaya devam edeceğini kaydeden Yurtseven, değişken fonların ise profesyonel yönetim avantajı sayesinde yatırımcılar için önemli bir alternatif sunduğunu dile getirdi.
