Sigorta sektöründe son dönemde artan rekabet tartışmalarına bir uyarı da Vizyon Reasürans & Sigorta Brokerlik Kurucusu Hasan Ekmen’den geldi. Sosyal medya hesabından dikkat çeken bir değerlendirme paylaşan Ekmen, sektörde yaşanan gelişmelerin yalnızca ticari rekabet sınırlarını aşarak, geniş bir ekosistemi tehdit eden bir boyuta ulaştığını vurguladı.
Ekmen, Türkiye sigorta sektörünün yalnızca şirketler ve poliçelerden ibaret olmadığını belirterek, çok geniş bir istihdam alanı yarattığını ifade etti. Sektörde faaliyet gösteren yaklaşık 12 bin sigorta aracısının bulunduğunu hatırlatan Ekmen, her bir aracının ortalama 5 kişiye istihdam sağladığını ve bu kanal üzerinden yaklaşık 60 bin kişinin geçimini sağladığını dile getirdi.
Sigorta şirketleri, asistan hizmetleri, araç kiralama firmaları ve diğer tedarik zinciri unsurları da eklendiğinde, sektörün toplamda 500 bin kişilik dev bir ekosisteme dönüştüğünü belirten Ekmen, bu yapının ciddi bir risk altında olduğunu söyledi.
“Pazar büyüyeceğine darbe alıyor”
Türkiye’de kaskolu araç sayısının yaklaşık 9 milyon seviyesinde sıkıştığına dikkat çeken Ekmen, aslında büyüme potansiyeli yüksek olan bir pazarda, son dönemde yaşanan uygulamaların sektörü ileriye taşımak yerine geriye götürdüğünü ifade etti.
Ekmen, “Sigortalanabilecek bu kadar araç ve büyütülebilecek bir pazar varken, piyasayı altüst eden ve yüz binlerce kişinin ekmeğini tehdit eden uygulamalara şahit oluyoruz” dedi.
“Bu rekabet değil, pazar gaspı”
Sigorta sektöründeki mevcut gelişmeleri “eşitler arasında olmayan rekabet” olarak tanımlayan Ekmen, bankaların sigorta pazarına agresif şekilde girmesini eleştirdi.
Sigorta şirketlerinin bankaların faaliyet alanına girmediğini vurgulayan Ekmen, buna karşılık bir bankanın kasko pazarına “eşine rastlanmamış bir yıkıcı rekabetle” dahil olduğunu ifade etti. Bu durumun, acenteleri ve sektörün emekçilerini devre dışı bırakabilecek bir yapıya dönüştüğünü belirten Ekmen, yüksek reklam bütçeleriyle desteklenen bu modelin piyasayı bozduğunu söyledi.
“Sigorta şirketleri kendi ayağına kurşun sıkıyor”
Ekmen’in en dikkat çektiği noktalardan biri ise sigorta şirketlerinin bu sürece verdiği destek oldu.
“Bu durum ‘bindiğin dalı kesmek’ ifadesiyle bile açıklanamaz” diyen Ekmen, artan maliyetler ve düşen fiyatlar karşısında zaten zor durumda olan sigorta aracılarının, bu tür uygulamalarla daha da zayıflatıldığını ifade etti.
Sosyal ve ekonomik sonuçlar uyarısı
Ekmen, yaşanan sürecin yalnızca ekonomik bir rekabet sorunu olmadığını, daha geniş sonuçlar doğurabileceğini belirtti. Sigorta aracılarının temel branşlarda gelir elde edemez hale gelmesinin;
– Sosyal bir işsizlik dalgasına,
– Sektör çalışanları üzerinde ciddi psikolojik baskılara,
– Uzun vadede ise siyasi sonuçlara yol açabileceği uyarısında bulundu.
“Sessizlik zincirleme etki yaratır”
Bugün yaşananlara sessiz kalınması halinde, diğer sigorta şirketlerinin de benzer yöntemlere yönelebileceğini ifade eden Ekmen, sektörün giderek aracısız bir yapıya evrilebileceğini söyledi.
Bu durumun ya doğrudan internet satışları ya da banka ve dijital platformlar üzerinden yürüyen bir modele dönüşeceğini belirten Ekmen, bunun mevcut dağıtım yapısını tamamen ortadan kaldırabileceğini dile getirdi.
“Tek ses olup dur demeliyiz”
Ekmen, sektör paydaşlarına çağrıda bulunarak, başta sivil toplum kuruluşları olmak üzere tüm sigorta aracılarını ortak hareket etmeye davet etti.
“Bu yaşanan bir rekabet değil, açık bir pazar gaspıdır” diyen Ekmen, sektörün geleceğini, aracıların varlığını ve 500 bin kişilik ekosistemin geçim kaynağını korumak için güçlü bir tepkinin şart olduğunu vurguladı.
Sigorta sektöründe artan bu tartışmaların önümüzdeki dönemde hem düzenleyici kurumlar hem de sektör paydaşları açısından kritik kararları beraberinde getirmesi bekleniyor.

Sayın Ekmen Değerli Meslektaşım,
Çok önemli bir hususu gündeme getirmişsin, eline dimağına sağlık. Bu yazdıklarına ilave olarak, iş yapış tarzı olarak şube açmaktan ve muhatap insan kaynağı istihdam etmekten bile İMTİNA eden bir kurum, kar’ının tamamını vergi dahil İADE ETMESİ buradan hizmet alacak kişilerin sorgulaması gereken bir husustur.
Asıl işinde bile muhatap bulamadığımız bu kurum, yan il ve gelir kapısı olarak sigorta sektörüne tabir doğruysa karsız musallat oluyor ve işin trajik tarafı da büyük büyük sigorta şirketleri bu oluşuma göz yumuyor.
Basiretli ile bir kaç şirket hemen bu haksız rekabete oluşumundan kendini geri çekti ve sigorta sektöründe bir duruş sergiledi.
Umarım diğerlerine de örnek olur, bu ve buna benzer haksız rekabet konularında titizlik gösterirler diye ümit ediyorum.