Deniz sezonunun yaklaşmasıyla birlikte tekne ve yat sahiplerine yönelik risk uyarıları da artıyor. Aksigorta, denizde karşılaşılabilecek kazalara ve özellikle yangın riskine karşı hazırlıklı olunması gerektiğine dikkat çekerek yat sigortasının önemini vurguladı.
Son verilere göre Türkiye’de son 5 yılda 1.695 deniz kazası yaşanırken, yalnızca 2025 yılında bu sayı 299’a ulaştı. Bazı kazalarda birden fazla teknenin etkilenmesi, risklerin denizde ne kadar hızlı büyüyebildiğini ortaya koyuyor.
Riskler sadece kazalarla sınırlı değil
Denizde yaşanan sorunlar yalnızca çarpışmalarla sınırlı kalmıyor. Makine arızaları, elektronik sistem hasarları, pervaneye yabancı cisim çarpması gibi teknik problemler sık görülüyor.
Bunun yanında hırsızlık, kötü niyetli müdahaleler, fırtına ve hortum gibi doğal afetler de tekne sahiplerinin karşılaştığı başlıca riskler arasında yer alıyor.
Yangın en kritik risklerden biri
Teknelerde yangın, özellikle marinalarda hızla yayılabilmesi nedeniyle en ciddi tehlikelerden biri olarak öne çıkıyor. Uzmanlara göre, elektrik ve yakıt sistemlerinin düzenli kontrolü ile yangın söndürme ekipmanlarının hazır bulundurulması büyük önem taşıyor.
Yangın anında ise hızlı müdahale ve gerektiğinde tahliye, can güvenliği açısından kritik rol oynuyor.
Sigorta güvencesi öne çıkıyor
Aksigorta’nın sunduğu yat sigortası; çarpma, batma, karaya oturma ve fırtına gibi deniz kazalarının yanı sıra yangın, infilak, hırsızlık ve kötü niyetli hareketler sonucu oluşabilecek zararları teminat altına alıyor.
Ayrıca üçüncü şahıslara verilebilecek zararlar, yaralanma ve can kaybı gibi durumlara karşı mali sorumluluklar da poliçe kapsamında yer alıyor.
Güvenli sezon için hazırlık şart
Uzmanlar, deniz sezonunun güvenli ve keyifli geçmesi için hem teknik önlemlerin alınması hem de sigorta güvencesinin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguluyor.
Artan riskler karşısında, tekne sahiplerinin olası zararları en aza indirmek için hazırlıklı olması gerektiği ifade ediliyor.
