Dünyada yaşanan gelişmeler, şirketlerin yurtdışı yatırım kararlarında jeopolitik risklerin rolünü artırdı. Artık yatırım yapılacak ülkenin sadece bugünkü durumu değil, olası krizlere karşı ne kadar dayanıklı olduğu da belirleyici hale geldi.
IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği CEO’su Murat Çiftçi, yatırımcıların geçmişte daha çok pazar büyüklüğü ve maliyetlere odaklandığını, bugün ise yaptırım riski, ticaret kısıtları, enerji arzı, lojistik hatlar ve siyasi istikrar gibi unsurların da aynı anda değerlendirildiğini söyledi.
Çiftçi, kırılganlığın artık sadece savaş bölgeleriyle sınırlı olmadığını belirterek; Doğu Avrupa, Orta Doğu, Kızıldeniz-Hürmüz hattı ve ABD-Çin eksenine bağlı tedarik zincirlerinin yatırımcılar açısından daha hassas görüldüğünü ifade etti.
Sigortada kapsam genişliyor
Jeopolitik risklerin artmasıyla birlikte sigorta ürünlerinin de değiştiğine dikkat çeken Çiftçi, klasik poliçelerin tek başına yeterli olmadığını belirtti.
Bugün siyasi risk, savaş, politik şiddet, tedarik zinciri kesintisi ve ticaretin aksaması gibi riskleri kapsayan daha geniş ve hibrit sigorta çözümleri öne çıkıyor. Özellikle bir ülkedeki gelişmenin başka bir ülkedeki üretimi etkilemesi, sigorta kapsamının da bu zincirleme etkileri içerecek şekilde genişlemesine yol açıyor.
Siyasi risk sigortası kritik hale geldi
Siyasi risk sigortası; enerji, altyapı, lojistik, finans ve büyük ölçekli üretim yatırımlarında daha fazla önem kazanıyor.
Bu sigorta türü; kamulaştırma, sözleşme ihlali, savaş ve iç karışıklık, döviz transfer kısıtları gibi başlıca risklere karşı güvence sağlıyor. Özellikle kamu otoriteleriyle ilişkili ve uzun vadeli yatırımlarda bu teminatlar kritik rol oynuyor.
Reasürans daha seçici davranıyor
Reasürans piyasasında ise tamamen bir daralma değil, daha temkinli bir yaklaşım söz konusu. Çiftçi’ye göre kapasite birçok alanda devam ederken, fiyatlama, teminat limitleri ve sözleşme şartları daha detaylı değerlendiriliyor.
Özellikle savaş, siyasi şiddet, enerji ve deniz taşımacılığı gibi alanlarda risk analizleri daha hassas yapılırken, iyi yapılandırılmış projelerde kapasite bulunmaya devam ediyor.
Yatırımda çok yönlü analiz dönemi
Yatırım kararlarında artık ülke riski, hukuk sistemi, sözleşmelerin uygulanabilirliği, döviz transferi, tedarik zinciri yapısı ve siber güvenlik gibi birçok faktör birlikte değerlendiriliyor.
Sektöre göre öncelikler değişirken; enerjide arz güvenliği, altyapıda kamu ile ilişkiler, teknolojide ise veri güvenliği ve ihracat kısıtları öne çıkıyor.
Şirketler çok katmanlı korumaya yöneliyor
Uluslararası piyasalarda şirketler, tek bir sigorta poliçesi yerine çok katmanlı koruma modellerini tercih ediyor. Bu kapsamda siyasi risk, savaş, ticari alacak ve iş kesintisi sigortaları birlikte kullanılıyor.
Ayrıca şirketler, tedarik zincirlerini çeşitlendiriyor, alternatif rotalar oluşturuyor ve olası kriz senaryolarına karşı hazırlık yapıyor.
Sigorta tek başına yeterli değil
Çiftçi, jeopolitik risklerin yönetiminde sigortanın tek başına çözüm olmadığını vurguladı. Şirketlerin aynı zamanda güçlü hukuki altyapı kurması, doğru ortak seçimi yapması ve operasyonel esnekliğini artırması gerektiğini belirtti.
Tek bir ülke, tedarikçi veya lojistik hatta bağımlılığın azaltılması, kriz planlarının hazırlanması ve yerel düzenlemelerin yakından takip edilmesi de kritik unsurlar arasında yer alıyor.
Sigortada yeni dönem: daha esnek ve veri odaklı
2026 ve sonrasında sigorta ürünlerinin daha esnek, modüler ve veri odaklı hale gelmesi bekleniyor.
Enerji hatları üzerindeki rekabet, ticarette bloklaşma, siber tehditler ve iklim riskleri gibi unsurların birlikte etkili olacağı yeni dönemde, sigorta sektörünün de daha özelleştirilmiş ve senaryo bazlı çözümlere yönelmesi öngörülüyor.
