Afetten krize ekonominin arka planındaki koruma: Türk Reasürans

Sigorta profesyoneli Zeynep Türker, Türk Reasürans’ın faaliyetlerini ve sektörde üstlendiği stratejik rolü yerinde incelemek amacıyla Türk Reasürans’ın yeni yerleşkesini ziyaret etti. Türker, ziyaret kapsamında Türk Reasürans Genel Müdürü Özgür Bülent Koç ile gerçekleştirdiği görüşmeden edindiği izlenimleri ve kuruma ilişkin kapsamlı değerlendirmelerini, kendi kişisel bloğunda “Türk Reasürans – Riskin Ötesinde” başlığıyla kamuoyuyla paylaştı.
Türker’in, görüşmeye dayanan değerlendirmeleri gösteriyor ki; Türkiye’nin sigorta ve reasürans ekosisteminde son yıllarda yaşanan yapısal dönüşümün merkezinde Türk Reasürans yer alıyor. Kurum, trete kabullerinin ötesinde; afetlerde kamu maliyesini koruyan, jeopolitik krizlerde ticaret ve turizmi ayakta tutan, teknolojide yerli kapasite oluşturan bir yapı olarak öne çıkıyor. Sigortalanamayan risklere çözüm üreten bu kurum, Türkiye ekonomisinin görünmeyen ama hayati dayanaklarından biri haline gelmiş durumda.
2019 yılında Hazine ve Maliye Bakanlığı sermayesiyle kurulan Türk Reasürans, kısa sürede yerel piyasadaki kapasite açığını kapatan, kamu yararı taşıyan alanlarda devreye giren ve uluslararası pazarlarda Türkiye’nin görünürlüğünü artıran kritik bir aktör haline geldi.

Yerli Kapasiteden Küresel Oyunculuğa
Türk Reasürans’ın kurulmasından önce Türkiye’de yerli reasürans kapasitesi büyük ölçüde sınırlıydı. Milli Reasürans dışında risk transferi ağırlıklı olarak uluslararası reasürörler ve brokerler üzerinden sağlanıyordu. Türk Reasürans’ın devreye girmesiyle bu yapı önemli ölçüde değişti.
Şirket, bugün trete reasürans kabulleriyle 29 sigorta şirketi ve 5 kuruma güvence sağlarken; Türkî Cumhuriyetler, Orta Doğu ve Asya başta olmak üzere 57 ülkeye reasürans kapasitesi ihraç eden bir yapıya ulaştı. 2025 itibarıyla 35,7 milyar TL aktif büyüklüğe ve 7,9 milyar TL özkaynağa sahip olan Türk Reasürans, güçlü bilançosu sayesinde yerel piyasadaki payını yüzde 60 seviyesine çıkardı.

Afet Sigortacılığında Omurga Rolü
Türk Reasürans’ın kamuoyunda en çok bilinen yapılarından biri, teknik işleticiliğini üstlendiği Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK). 1999 depremi sonrası kurulan DASK, yalnızca bireyleri değil, kamu maliyesini de koruyan bir mekanizma olarak çalışıyor.
2023 Kahramanmaraş depremleri sonrası DASK üzerinden yaklaşık 40 milyar TL’ye yakın tazminat ödemesi gerçekleştirilirken, bu tutarın 16 milyar TL’si uluslararası reasürans piyasalarından sağlandı. Söz konusu reasürans organizasyonu Türk Reasürans tarafından yürütülerek sektörün ödeme gücü ve finansal istikrarı korundu. Dijital hasar süreçleri, modelleme altyapısı ve CatMod senaryoları sayesinde hasar tahminleri ve kapasite yönetimi hızlı biçimde gerçekleştirildi.
Önümüzdeki dönemde DASK’ın evrilmesi beklenen Zorunlu Afet Sigortası (ZAS) ise depremle birlikte sel, orman yangını, kar ağırlığı gibi riskleri de kapsayarak sigortalılık oranlarında ciddi bir genişleme potansiyeli taşıyor.

Sigortalanamayan Risklere Çözüm: ÖRYM
Türk Reasürans bünyesindeki Özel Riskler Yönetim Merkezi (ÖRYM), uluslararası piyasada teminat bulunamayan veya sigortalanması güç riskler için çözüm üreten özel bir yapı olarak öne çıkıyor.
ÖRYM’nin en dikkat çeken hamlelerinden biri, küresel gıda krizinin eşiğinde devreye giren Tahıl Koridoru Sigortası oldu. Karadeniz’de savaş bölgesi ilan edilen hatlarda sigortasız kalan tahıl gemileri için sağlanan bu teminat sayesinde 32 milyon ton tahıl dünya pazarlarına ulaştırıldı. Bu adım, Türkiye’yi yalnızca diplomatik değil, finansal risk yönetimi açısından da “küresel çözüm üretici” konumuna taşıdı.
Benzer şekilde, Rusya-Ukrayna savaşı sonrası iptal edilen harp ve gövde teminatları nedeniyle durma noktasına gelen uçuşlar için geliştirilen sigorta çözümleri, turizm gelirlerinin ve istihdamın korunmasında kritik rol oynadı.

Enerji, Ticaret ve Finansman Güvencesi
Türk Reasürans, Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde de doğrudan üretici değil, risk yöneticisi rolüyle yer alıyor. Nükleer projelerin yüksek maliyetli ve karmaşık risk yapısı nedeniyle, yerli reasürans kapasitesi ve uluslararası iş birlikleriyle 20 milyar doların üzerindeki yatırımın sigorta güvencesi sağlanıyor.
Devlet Destekli Alacak Sigortası (DDAS) ise özellikle KOBİ’ler için tahsilat riskine karşı önemli bir güvence mekanizması sunuyor. Ciro bazlı prim yapısı ve yüksek tazminat kapasitesiyle DDAS, ekonomik dalgalanmalara karşı işletmelerin dayanıklılığını artırıyor.

Yerli Teknolojiyle Stratejik Bağımsızlık
Türk Reasürans’ın teknoloji yatırımları da dikkat çekiyor. T-Rupt Teknoloji tarafından geliştirilen CatMod afet modelleme platformu, Türkiye’nin kendi risk gerçeklerine dayalı senaryolarla deprem ve iklim kaynaklı afetleri modellemesine imkân tanıyor. Azerbaycan ve Romanya’ya yapılan teknoloji ihracatı, bu yerli altyapının küresel ölçekte de rekabetçi olduğunu gösteriyor.

ZEYNEP TÜRKER’İN BLOGUNDAN YAZISINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

Bu makaleyi paylaş
Yorum yapılmamış

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Sigorta gündemine dair haberler

Sigortaoku.com, sigorta sektöründeki en güncel haberler, trendler ve bilgilendirici içeriklerle okuyucularını aydınlatan öncü bir kaynaktır.

Trafik, kasko, DASK, ZAS, BES, OKS ve katılım gibi ve branşlarda yaşanan gelişmeleri, flaş haberleri anlık takip edin.

Web sitemiz çerezleri bilgisayarınıza kaydeder. Sizi hatırlamamıza ve sitemizdeki deneyiminizi kişiselleştirmemize yardımcı olurlar.

Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.

Copyright ©2023 Sigortaoku.com | Net 360 SEO

sigorta oku logosigorta oku logo wh