Dünyanın önde gelen ticari alacak sigortası şirketlerinden Allianz Trade, 2026 yılının ilk Ülke Risk Atlası’nı yayımladı. Küresel GSYİH’nin yaklaşık yüzde 94’ünü temsil eden 83 ülkeyi kapsayan çalışmada, yoğun ticari gerilimler ve çok katmanlı jeopolitik risklere rağmen genel görünümde iyileşme eğilimi dikkat çekti.
Rapora göre 2025 yılında 36 ülkenin risk notu yukarı yönlü revize edilirken, 14 ülkenin notu düşürüldü. Ancak Fransa, Belçika ve ABD gibi büyük ekonomilerde görülen not indirimleri, şirketler açısından orta vadeli risklerin tamamen ortadan kalkmadığına işaret ediyor.
Küresel risk haritasında iyileşme eğilimi
Allianz Trade’in her çeyrek güncellenen ve 17 kısa vadeli, 18 orta vadeli göstergenin harmanlandığı tescilli modeliyle hazırlanan Ülke Risk Atlası, ekonomik, politik ve iş ortamına ilişkin gelişmelerin yanı sıra sürdürülebilirlik unsurlarını da dikkate alıyor.
Allianz Trade Gelişmekte Olan Piyasalar Kıdemli Ekonomisti Luca Moneta, derecelendirmelerin şirketlerin ödeme risklerini etkileyen makroekonomik faktörlere dair kapsamlı bir çerçeve sunduğunu belirterek, bu çalışmanın ekonomik ve finansal oynaklık karşısında karar alıcılar için “pragmatik bir pusula” işlevi gördüğünü ifade etti.
Raporda, 2025’te risk notu iyileştirilen ülke sayısının, notu düşürülenlerin neredeyse iki katına ulaşmasının, küresel ölçekte dayanıklılığın arttığına işaret ettiği vurgulandı. Arjantin, Ekvador, Macaristan, İtalya, İspanya, Vietnam ve Türkiye notu iyileştirilen ülkeler arasında yer aldı.
Türkiye: Dirençli ama kırılgan denge
Türkiye ekonomisinin 2026-2027 döneminde güçlü iç tüketim ve altın kaynaklı servet etkisinin desteğiyle yaklaşık yüzde 3,7 büyümesi bekleniyor. Bu görünüm, makroekonomik açıdan görece dirençli bir tabloya işaret etse de enflasyon risklerinin sürmesi ve yüksek borçlanma maliyetleri özellikle ihracatçı imalat sanayi şirketlerinin kârlılığını baskılamaya devam ediyor.
Dolayısıyla toparlanma sinyallerine rağmen kırılganlık unsurları tamamen ortadan kalkmış değil.
Politika desteği not artışlarını getirdi
Allianz Trade Ekonomi Araştırmaları Başkanı Ana Boata, 2025’teki not artışlarının büyük ölçüde daha destekleyici maliye ve para politikalarıyla güçlenen makroekonomik temellerden kaynaklandığını belirtti.
Gelişmekte olan piyasalarda finansman koşullarının iyileşmesi, yerel para birimlerinin değer kazanması ve emtia fiyatlarındaki artış, transfer ve konvertibilite risklerinin azalmasına katkı sağladı. Yüksek gelirli ekonomilerde ise enflasyonun gerilemesi, siyasi istikrarın artması ve ticaret performansının güçlenmesi dayanıklılığı destekleyen başlıca unsurlar oldu.
Büyük ekonomilerde risk kümelenmesi
Her ne kadar not indirilen ülke sayısı görece sınırlı görünse de, 2024’te 5 olan bu sayının 2025’te 14’e yükselmiş olması dikkat çekiyor. Özellikle Fransa, Belçika ve ABD gibi küresel ekonomide yüksek paya sahip ülkelerde risk görünümünün bozulması, şirketler açısından orta vadede temkinli olunması gerektiğini ortaya koyuyor.
Allianz Trade CEO’su Aylin Somersan Coqui, dayanıklılığın arttığını ancak risk kümelerinin tamamen ortadan kalkmadığını vurguladı. Orta vadeli makroekonomik ortamın bozulduğu ülkeler arasında Belçika, Brezilya, Fransa ve ABD’nin yer aldığını belirten Coqui, bu ülkelerin toplamda küresel GSYİH’nin yaklaşık üçte birini oluşturduğuna dikkat çekti.
Küresel ekonominin yapay zekâ, demografik dönüşüm, iklim değişikliği, ticaret politikaları ve düzenleyici değişimler gibi alanlarda eş zamanlı şoklarla karşı karşıya olduğunu ifade eden Coqui, şirketlerin yalnızca temel derecelendirmelere değil, ileriye dönük ve ülke bazlı ayrıntılı risk analizlerine dayalı stratejiler geliştirmesi gerektiğini söyledi. Transfer ve konvertibilite koşulları, mali gidişat ve ticaret risklerinin sürekli izlenmesinin kritik önem taşıdığı da raporda öne çıkan mesajlar arasında yer aldı.
