Küresel ticaret ve kredi sigortası şirketi Allianz Trade, Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimin küresel piyasalar ve makroekonomi üzerindeki olası etkilerini analiz eden yeni bir rapor yayımladı. Rapora göre ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları; enerji fiyatlarından nakliye maliyetlerine, enflasyondan finansal koşullara kadar birçok alanda etkiler yaratabilir. Bu etkilerin boyutunu ise çatışmanın süresi belirleyecek.
Allianz Trade ekonomistleri, çatışmanın uzaması halinde küresel ekonomide 2022’de yaşanana benzer bir enflasyon şokunun yeniden gündeme gelebileceği uyarısında bulunuyor. Ancak gerilimin kısa süreli kalması durumunda piyasaların daha sınırlı bir etkiyle süreci atlatabileceği de belirtiliyor.
Çatışmanın süresi kritik
Rapora göre çatışmanın dört ila altı haftayı aşması, makroekonomik etkilerin belirgin şekilde artmasına yol açabilir. Uzmanlar, yaklaşık üç aylık bir sürenin ise hem siyasi dengeler hem de ekonomik sonuçlar açısından kritik bir eşik olabileceğini değerlendiriyor.
Bu sürenin aşılması halinde bölgede rejim değişikliği risklerinin gündeme gelebileceği ve küresel ekonomide resesyon senaryolarının güçlenebileceği ifade ediliyor.
Öte yandan petrol fiyatlarındaki yükselişin satın alma gücünü zayıflatabileceği ve bunun ABD’de siyasi dengeleri etkileyebileceği belirtiliyor. Bu nedenle ABD yönetiminin çatışmanın uzun sürmemesinden yana olabileceği tahmin ediliyor.
Brent petrol 130 doların üzerine çıkabilir
Raporda enerji piyasalarına ilişkin dikkat çekici senaryolar da yer alıyor. Küresel hidrokarbon akışının yaklaşık yüzde 30’unun geçtiği Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek aksaklıkların petrol piyasasında ciddi dalgalanmalara yol açabileceği belirtiliyor.
2 Mart’ta piyasa açılışında brent petrol fiyatları yüzde 13 artarak varil başına 82 dolar seviyesine yükseldi. Allianz Trade ekonomistlerine göre boğazda uzun süreli aksaklıkların yaşanması durumunda petrol fiyatları 100 dolar seviyesine çıkabilir.
Daha düşük ihtimalli ancak daha sert bir senaryoda ise İran’ın bölgedeki enerji altyapısını hedef alması ve deniz taşımacılığını kesintiye uğratması halinde brent petrol fiyatının 130 doların üzerine çıkabileceği öngörülüyor. Ancak piyasaların zamanla uyum sağlamasıyla birlikte petrol fiyatlarının 2026 sonunda 70–80 dolar bandında dengelenmesi bekleniyor.
Faiz indirimi beklentileri zayıflayabilir
Raporda, enerji fiyatlarındaki artışın küresel enflasyon üzerinde yeniden baskı yaratabileceğine de dikkat çekiliyor. Artan enflasyon riskinin merkez bankalarının faiz indirimlerini geciktirebileceği belirtiliyor.
Enerji maliyetlerinin yüksek seyretmesi ve ekonomik büyümenin yavaşlaması halinde hisse senedi ve kredi piyasalarında kırılganlığın artabileceği ifade ediliyor. Özellikle yüksek değerlemelerin bulunduğu piyasalarda volatilitenin devam edebileceği vurgulanıyor.
Savunma sektörü öne çıkabilir
Allianz Trade ekonomistlerine göre, Orta Doğu’daki çatışmalardan sektörler farklı düzeylerde etkilenecek. Savunma sanayiinin gerilimlerden görece daha az etkilenmesi beklenirken, tüketiciye yönelik temel ürünler ve enerji üretim sektörünün de daha dirençli kalabileceği belirtiliyor.
Buna karşılık havayolu ve petrokimya gibi enerji yoğun sektörlerin maliyet baskıları nedeniyle daha fazla zorlanabileceği öngörülüyor.
Raporda ayrıca özel piyasalarda kâr dağıtımlarının yavaşlayabileceği ve özel sektör borçlanma araçlarında spread artışlarının görülebileceği ifade ediliyor. Bu nedenle yatırımcıların belirsizliklere karşı daha korumacı pozisyonlar almasının önemine dikkat çekiliyor.
