Avrupa Aktüerler Birliği’nin (AAE) yayımladığı The European Actuary dergisinin yapay zekâ özel sayısı, sigorta ve emeklilik sektörlerinde yaşanan dönüşümün boyutlarını ortaya koydu. Raporda yapay zekânın yalnızca operasyonel süreçleri hızlandıran bir teknoloji olmadığı, aynı zamanda aktüerlerin riski analiz etme, fiyatlama ve yönetme biçimlerini kökten değiştiren stratejik bir araç haline geldiği vurgulandı.
AAE Veri ve Yapay Zekâ Çalışma Grubu Başkan Yardımcısı Claudio Senatore Reso’ya göre sektörde iki farklı dönüşüm aynı anda yaşanıyor. Birincisi, yapay zekânın iş süreçlerinde kullanılan bir araç olarak benimsenmesi. İkincisi ise çok daha derin bir değişim: Yapay zekâ sayesinde risklerin farklı biçimlerde görülmesi, modellenmesi ve yeniden yorumlanması. Reso, aktüerlerin artık sadece yeni teknolojileri kullanan profesyoneller değil, riskleri yeniden şekillendiren uzmanlar haline geldiğini belirtiyor.
Yapay Zekâ Aktüerlerin Sorumluluk Alanını Genişletiyor
Raporda dikkat çeken değerlendirmelerden biri, yapay zekâ modellerinin risklerinin yönetiminde aktüerlerin üstlenebileceği rol oldu. AAE bünyesinde yürütülen çalışmalarda, aktüeryal fonksiyonların yapay zekâ kaynaklı risklerin izlenmesi, ölçülmesi ve denetlenmesinde daha fazla sorumluluk alabileceği değerlendiriliyor.
Bu yaklaşım, aktüerlerin şirket içindeki stratejik konumunu da güçlendiriyor. Yapay zekâ sistemlerinde model geliştiricileri, entegratörler ve kullanıcılar arasında sorumluluğun paylaşılması gerekirken, aktüerlerin risk yönetimindeki uzmanlığı önemli bir avantaj olarak görülüyor.
Avrupa’da Yapay Zekâ Düzenlemeleri Yakından Takip Ediliyor
AAE, Avrupa Birliği’nin Yapay Zekâ Yasası (AI Act) kapsamında yürütülen düzenleme çalışmalarına aktif katkı veriyor. Birlik, uzun yıllardır kullanılan ve sigortacılıkta yaygın olan genel doğrusal modeller (GLM) gibi istatistiksel yöntemlerin, büyük dil modelleriyle aynı kategoride değerlendirilmemesi gerektiğini savunuyor.
Aktüerler, mevcut düzenlemelerin Solvency II ve GDPR gibi çerçeveler altında zaten denetlendiğini, bu nedenle geleneksel istatistiksel modeller üzerinde ilave düzenleyici yük oluşturulmaması gerektiğini ifade ediyor.
Açıklanabilirlik En Büyük Gündem Maddelerinden Biri
Rapora göre yapay zekânın sigortacılıkta yaygınlaşmasının önündeki en önemli başlıklardan biri “açıklanabilirlik” (Explainability). Karmaşık makine öğrenmesi modellerinin nasıl karar verdiğinin anlaşılması, hem düzenleyiciler hem de tüketiciler açısından kritik önem taşıyor.
AAE, Avrupa genelinde ortak açıklanabilirlik standartları geliştirilmesini savunuyor. Böylece Almanya, Fransa veya İtalya’da kullanılan yapay zekâ modellerinin benzer raporlama ve şeffaflık kriterlerine tabi olması hedefleniyor.
Sektörün Önündeki En Büyük Engel Teknoloji Değil, Zihniyet Dönüşümü
AAE’nin değerlendirmesine göre yapay zekâ yatırımlarında teknolojiye ayrılan kaynaklar artarken, çalışanların eğitimi ve dönüşümü aynı hızda ilerlemiyor. Raporda, yapay zekânın başarılı şekilde uygulanabilmesi için sektör genelinde zihniyet değişiminin şart olduğu vurgulanıyor.
Claudio Senatore Reso, yapay zekânın insanların yerini alacağı görüşüne katılmadığını belirterek, teknolojiyi proaktif kullanan profesyonellerin daha güçlü hale geleceğini ifade ediyor.
Aktüerler İçin Küresel Yapay Zekâ Bilgi Havuzu Oluşturuluyor
Raporda ayrıca Uluslararası Aktüerler Birliği’nin (IAA) Yapay Zekâ Görev Gücü çalışmaları da ele alınıyor. Yaklaşık 100 uzmanın katkı verdiği girişim kapsamında aktüerler için yapay zekâ vaka çalışmaları, uygulama örnekleri ve eğitim materyalleri oluşturuluyor.
GitHub üzerinden paylaşılan kaynaklar arasında hasar yönetimi, büyük dil modelleri, üretken yapay zekâ ve ajan tabanlı yapay zekâ uygulamaları yer alıyor. Amaç, aktüerlerin yapay zekâ teknolojilerini günlük iş akışlarına entegre edebilmelerini sağlamak.
Hasar Süreçlerinde Yapay Zekâ Yeni Fırsatlar Sunuyor
Raporda yer alan örnek çalışmalar arasında araç hasarlarının görüntüler üzerinden sınıflandırılması dikkat çekiyor. İncelenen vakada, GPT-4o gibi çok modlu yapay zekâ modellerinin araç hasarlarını yüksek doğrulukla tespit edebildiği, hatta hasarın bulunduğu bölgeyi ve çevresel koşulları da analiz edebildiği belirtiliyor.
Bu tür uygulamaların hasar süreçlerinin otomasyonu ve risk değerlendirmesi açısından önemli fırsatlar sunduğu ifade ediliyor.
Emeklilik Sistemlerinde Hibrit Yapay Zekâ Modelleri Öne Çıkıyor
AAE’nin dergisinde yer verilen bir diğer araştırma, emeklilik sistemlerinde yapay zekâ kullanımına odaklanıyor. Araştırmada derin öğrenme modelleri ile bulanık mantık sistemleri karşılaştırılırken, en başarılı sonucun her iki yaklaşımın birlikte kullanıldığı hibrit modellerden elde edildiği belirtiliyor.
Bu sayede yüksek tahmin doğruluğu ile düzenleyicilerin talep ettiği şeffaflık ve açıklanabilirlik aynı anda sağlanabiliyor. Uzmanlar, gelecekte emeklilik planlamasında yapay zekâ destekli karar sistemlerinin yaygınlaşmasını bekliyor.
Üretken Yapay Zekâ Sigorta Dolandırıcılığında Yeni Riskler Yaratıyor
Raporun en dikkat çekici bölümlerinden biri de motorlu araç sigortalarındaki dolandırıcılık riskleri oldu. Araştırmaya göre üretken yapay zekâ teknolojileri sayesinde hiç gerçekleşmemiş kazalara ait hasar fotoğrafları üretmek veya mevcut hasarları görüntülerden silmek artık oldukça kolay hale geldi.
27 ülkeden 925 kişinin katıldığı çalışmada katılımcılar gerçek ve yapay zekâ üretimi hasar fotoğraflarını ayırt etmeye çalıştı. Ortalama başarı oranı yalnızca yüzde 46,4 olarak gerçekleşti. Bu sonuç, insanların sahte görüntüleri tespit etmekte şans düzeyinde performans gösterdiğini ortaya koydu.
Araştırmacılar, sigortacıların artık fotoğrafları tek başına güvenilir kanıt olarak değerlendiremeyeceğini ve çok katmanlı dolandırıcılık önleme sistemlerine ihtiyaç duyacağını belirtiyor.
İklim Riskleri ve Uydu Verileri Yeni Dönemin Anahtarı Olacak
AAE raporunda yapay zekâ ile uzay teknolojilerinin birleşiminin iklim riskleri açısından yeni fırsatlar sunduğu da vurgulanıyor. Uydu görüntüleri, sensörler ve makine öğrenmesi sayesinde sel, yangın ve zemin hareketleri gibi risklerin çok daha hassas biçimde izlenebildiği belirtiliyor.
Uzmanlara göre bu teknolojiler yalnızca risk segmentasyonu yapmak için değil, aynı zamanda risk azaltıcı önlemleri belirlemek için kullanılmalı. Böylece sigorta korumasının daralması yerine daha kapsayıcı hale gelmesi mümkün olabilir.
Yapay Zekâ Veri Merkezlerini de Sigortacılığın Yeni Gündemine Taşıyor
Rapor, yapay zekâ yatırımlarının arkasındaki veri merkezi patlamasının sigortacılık açısından yeni risk alanları oluşturduğunu da ortaya koyuyor. Küresel veri merkezi yatırımlarının on yıl sonunda 1 trilyon doları aşabileceği tahmin edilirken, bu tesislerin artık yalnızca ticari gayrimenkul değil, dijital ekonominin kritik altyapısı olarak değerlendirildiği ifade ediliyor.
Bu nedenle sigortacıların veri merkezi risklerini mülk, siber risk ve iş durması teminatlarını birlikte değerlendirerek yönetmesi gerektiği vurgulanıyor.
Yapay Zekâ Aktüerliği Yeniden Tanımlıyor
AAE’nin kapsamlı değerlendirmesi, yapay zekânın sigortacılıkta yalnızca verimlilik artıran bir teknoloji olmadığını ortaya koyuyor. Yapay zekâ; risk modelleme, fiyatlama, dolandırıcılıkla mücadele, emeklilik planlaması, iklim riski yönetimi ve düzenleyici uyum süreçlerinde aktüerlerin rolünü yeniden şekillendiriyor. Rapora göre önümüzdeki dönemde başarılı olacak kurumlar, yapay zekâyı yalnızca bir otomasyon aracı olarak değil, riski daha doğru anlamayı sağlayan stratejik bir dönüşüm unsuru olarak görenler olacak.
