Selçuk ALTUN
Türkiye Sigorta Birliği’nin (TSB) yeni Başkanı Ahmet Yaşar, göreve başlamasının ardından yaptığı ilk kapsamlı değerlendirmesini yaparak sektörün mevcut durumu ve hedeflerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Yaşar, sigorta sektörünün Türkiye ekonomisi açısından stratejik bir öneme sahip olduğunu belirterek, önümüzdeki dönemde koruma açıklarının azaltılmasına ve sigorta bilincinin artırılmasına odaklanacaklarını söyledi. Görevi devraldığı yeni dönemde, önceki yönetimle başlatılan stratejik süreci sürdüreceklerini ifade eden Yaşar, sektörün kamu politikaları içinde daha güçlü bir şekilde konumlandırılması gerektiğini vurguladı.
Diğer taraftan, sigortanın yalnızca finansal bir alan değil, ülkenin ekonomik dayanıklılığı açısından stratejik bir unsur olduğunu vurguladı. Yaşar, artan jeopolitik riskler, iklim değişikliği ve ekonomik dalgalanmaların sigortaya olan ihtiyacı büyüttüğünü vurguladı.
İki yıllık başkanlık döneminde sektörün mevcut stratejik dönüşüm sürecini hızlandıracaklarını ifade eden Yaşar, sigortacılığın devlet politikalarının merkezine yerleşmesi gerektiğine dikkat çekterek; “Amaç, sigortayı yalnızca bir sektör olarak değil; afetlerden tasarrufa, kentsel dönüşümden tarıma kadar her alanda çözüm üreten bir yapı haline getirmek” ifadelerini kullandı.
Yaşar, bu doğrultuda sektörün tüm paydaşlarıyla daha güçlü bir koordinasyon kurulacağını, sahadaki temasın artırılacağını ve sigorta farkındalığının toplumun tüm kesimlerine yayılacağını söyledi. Dijitalleşmenin önemine değinen Yaşar, buna rağmen insan odaklı yaklaşımın korunacağını vurgulayarak, “Teknolojiyi kullanacağız ama sigortayı bir ‘fintech ürünü’ne indirgemeyeceğiz” diye konuştu.
Yeni dönemde sigorta bilincinin artırılmasına yönelik çalışmaların hızlandırılacağını belirten Yaşar, eğitim kurumlarından iş dünyasına kadar geniş bir alanda faaliyet yürütüleceğini söyledi. Acenteler ve brokerlar aracılığıyla sahadaki etkinliğin artırılacağını ifade etti.
Sigortanın yalnızca zorunlu uygulamalarla değil, bilinçli tercihlerle yaygınlaşması gerektiğini vurgulayan Yaşar, sektörün tüm paydaşlarıyla birlikte hareket edeceklerini dile getirdi.
İlk çeyrekte yüzde 30’un üzerinde büyüme
Sektörün 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin verilerini de paylaşan Yaşar, toplam prim üretiminin mart sonu itibarıyla 396,4 milyar TL’ye yaklaştığını söyledi. Yaşar, bu rakamın geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 30,3 artış anlamına geldiğinin altını çizerek şu bilgileri verdi: “Branş bazında en yüksek üretim sağlık sigortalarında gerçekleşti. Yaklaşık 88 milyar TL’lik üretime ulaşan sağlık sigortalarını, 77 milyar TL ile trafik ve 52 milyar TL ile yangın sigortaları izledi. Kasko sigortalarında ise büyüme yüzde 11,7 seviyesinde kaldı.”
Araç sigortalarında rekabetin arttığını ifade eden Yaşar, özellikle kasko tarafında mevcut dönemin sigorta yaptırmak için uygun bir zaman dilimi olduğunu söyledi. Türkiye’de araç yaş ortalamasının yükselmesinin sigortalılık oranlarını olumsuz etkilediğini de sözlerine ekledi.
Koruma açığı vurgusu
Ahmet Yaşar, Türkiye’de sigortalılık oranlarının birçok alanda düşük seviyelerde kaldığına dikkat çekti. Özellikle deprem riskine değinen Yaşar, 2023 yılında yaşanan depremlerde oluşan yaklaşık 106 milyar dolarlık ekonomik kaybın sadece 6 milyar dolarlık kısmının sigorta tarafından karşılandığını hatırlattı. Bu durumun önemli bir koruma açığına işaret ettiğini belirten Yaşar, dünya genelinde sigortalı hasar oranının yüzde 40 seviyelerinde olduğunu, Türkiye’de ise bu oranın oldukça düşük kaldığını söyledi.
Konutlarda sigortalılık oranının yaklaşık yüzde 25 seviyesinde olduğunu ifade eden Yaşar, KOBİ ve esnaf tarafında bu oranın daha da gerilediğini belirtti. Büyük sanayi tesislerinde sigortalılık oranlarının yüksek olduğunu ancak küçük işletmelerde ciddi açık bulunduğunu dile getirdi.
2030 hedefi ilk 10
TSB’nin orta vadeli hedeflerine de değinen Yaşar, 2030 yılına kadar sigorta prim üretiminin 50 milyar dolara çıkarılmasının hedeflendiğini söyledi. Bireysel emeklilik sisteminde fon büyüklüğünün ise 100 milyar dolara ulaşmasının amaçlandığını belirtti. Sigortalılık oranının mevcut yüzde 2,68 seviyesinden yüzde 5’e yükseltilmesinin planlandığını ifade eden Yaşar, Türkiye’nin dünya sigorta pazarında ilk 10 ülke arasına girmesinin hedeflendiğini kaydetti.
