Bireysel Emeklilik Sistemi’nde (BES) Türk lirası cinsinden yapılan katkı paylarına uygulanan devlet katkısı oranı ile cayma hakkının kullanılmaması halinde sağlanan ilave devlet katkısı tutarı yeniden düzenlendi. Katılımcıların TL cinsinden yatırdıkları katkı paylarına uygulanan devlet katkısı oranı yüzde 30’dan yüzde 20’ye indirildi. Buna bağlı olarak 10 yıl sistemde kalınıp cayma hakkı kullanılmadığında verilen ilave katkı tutarı da 500 TL olarak sabitlendi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla yayımlanan ve Karar Sayısı 10811 olan düzenleme, 4632 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu’nun ek 1 ve ek 2’nci maddeleri kapsamında hayata geçirildi. Buna göre, işveren tarafından ödenenler hariç olmak üzere, katılımcı adına bireysel emeklilik hesabına yatırılan katkı payları için uygulanan devlet katkısı oranı yüzde 20 olarak belirlendi. Düzenleme, yalnızca Türk parası cinsinden yapılan katkı payı ödemeleri için geçerli olacak. Öte yandan, otomatik katılım sistemi kapsamında sisteme dahil olup cayma hakkını kullanmayan katılımcılara sağlanan ilave devlet katkısı tutarı 500 TL olarak yeniden tespit edildi. Kararda, düzenlemenin amacının bireysel emeklilik tasarruf ve yatırım sisteminde devlet katkısına ilişkin oran ve tutarların belirlenmesi olduğu vurgulandı.
Yeni uygulama, 1 Ocak 2026 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlüğe girdi. Kararın uygulanmasından Hazine ve Maliye Bakanlığı sorumlu olacak.
Bu kararın alınacağına yönelik haberler günlerdir kamuoyunu meşgul ediyordu. Sigorta sektörü temsilcilerinin açıklamaları genel itibariyle değişikliğe temkinli yaklaşıldığını gösterdi. Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Uğur Gülen, BES’in 2003’ten bu yana başarıyla büyüdüğünü vurgulayarak sistemin bugün 20 milyonun üzerinde katılımcı ve 2 trilyon TL’yi aşan fon büyüklüğüne ulaştığını hatırlatarak devlet katkısının BES’in cazibe merkezi olduğundan, doğrudan indirilmesine ‘sektör oyuncuları olarak sıcak bakmıyoruz’ ifadeleriyle tepki göstermişti. Bunun yerine genç katılımcılara daha yüksek, emekliliğe yaklaşanlara daha düşük destek verilmesi önerisi getirmişti.
Birikimlere Olası Yansımalar
Devlet katkısının yüzde 20’ye indirilmesi, BES’e katılanların tasarruf alışkanlıklarını etkileyebileceği de yapılan açıklamalar arasında. Uzmanlar, BES’in mevcut cazibesini sağlayan getiri avantajının azalması durumunda yeni katılımcı girişlerinin yavaşlayabileceğine dikkat çekiyor. Katkı oranının düşmesi, BES’in ana çekim gücü olan devlet katkısı avantajını göreceli olarak azaltacağı için yeni katılımcı girişlerinin hızını kesebileceği ifade ediliyor. Ayrıca, mevcut katılımcıların katkı payını artırma motivasyonunu zayıflayabileceği de bir başka endişe konusu.
Diğer taraftan, uzun vadeli birikim gerektiren sistemde kural değişikliğinin belirsizlik yaratarak tasarruf sahiplerinin beklmeye geçmesine ve katkı planlarını ertelemesine yol açabileceği endişesi de var.
Bu etkiler, kısa vadede BES’te birikim artış hızını olumsuz etkileyebilir.
Özetle, sektör temsicileri devlet katkısının BES’in büyümesindeki kritik rolüne dikkat çekerek bu desteğin kademeli ya da profil bazlı biçimde devam etmesinden yana.
BES’in Güçlü Geçmişi ve Artan Büyüklük
BES, 2003’ten bu yana kademeli teşviklerle büyük birikimler sağladı. Güncel veriler sistemde yaklaşık 18 milyon civarında katılımcı bulunduğunu ve toplam birikimin 2,1 trilyon TL seviyesine ulaştığını gösteriyor. Bu süreçte yapılan reformlar büyümeyi hızlandırdı: 2013’te getirilen yüzde 25, 2022’de yüzde 30’a çıkartılan devlet katkıları, sistemin cazibesini artırdı. Nitekim 2022 yılı sonunda yaklaşık 227 milyar TL olan BES fon büyüklüğü, devlet katkısı desteğinin yükseltilmesiyle üç yıl içinde 2 trilyon TL’nin üzerine çıktı.
BES, iyi kurgulanmış yapısı ve sağladığı nihai faydalarla Türkiye’de bireysel tasarrufların en önemli adreslerinden biri haline geldiği vurgulanıyor.
Gelecek Perspektifi
Sektör, BES’in 23 yıllık birikim geleneğine rağmen yeni teşvik ayarlamasının etkisini yakından izleyecek. Bir yandan devlet katkısının kısılması sistemin cazibesini bir ölçüde azaltırken öte yandan BES’in geniş katılımcı tabanı ve sağlam kurallarının olası etkiyi hafifletebileceği belirtiliyor. Uzmanlara göre, devlet katkısı indirimine rağmen BES’in temel gücü olan katılımcı birikimleri ve deneyimi önemli bir denge unsuru; ancak teşvikteki düşüşün kısa vadede yeni girişleri yavaşlatabileceği ve birikim artışını zayıflatabileceği uyarısı endişesi de var.
