Doğal Afet Sigortaları Kurumu tarafından bu yıl 9’uncusu düzenlenen Depreme Dayanıklı Bina Tasarımı Yarışması’nın finali İstanbul’daki Osmanlı Arşivleri’nde gerçekleştirildi. Üniversite öğrencilerinin deprem bilinci ile dayanıklı yapı tasarımı konusundaki bilgi ve becerilerini geliştirmeyi amaçlayan yarışma, bu yıl uluslararası katılımla düzenlendi.
“Güveni mühendislikte, gücü dayanışmada buluyoruz” temasıyla gerçekleştirilen organizasyonda, üç gün süren değerlendirme sürecinin ardından dereceye giren takımlar açıklandı.
Dereceye giren takımlar belli oldu
Yarışmada birincilik ödülünü İstanbul Teknik Üniversitesi, ikincilik ödülünü MEF Üniversitesi, üçüncülük ödülünü Ondokuz Mayıs Üniversitesi aldı. “En İyi Mimari Özel Ödülü” ise Sakarya Üniversitesi’nin oldu.
Ödül, Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Ahmet Yaşar tarafından takdim edildi. Genç mühendis ve mimar adaylarının deprem dayanıklılığına yönelik geliştirdiği projeler, katılımcılar tarafından dikkatle takip edildi.

Final programının açılış konuşmalarını DASK Yönetim Kurulu Başkanı Hande Akın ile Türk Reasürans Genel Müdür Vekili Özgür Bülent Koç gerçekleştirdi. Program kapsamında ayrıca Prof. Dr. Alper İlki bir sunum yaptı.
Deprem risk yönetimi panelde ele alındı
Etkinlik kapsamında ilk kez “Deprem Risk Yönetiminde Entegre Yaklaşım: Kurumlar Arası İş Birliği ve Gelecek Perspektifi” başlıklı panel düzenlendi.
DASK Genel Sekreteri Balkır Demirkan moderatörlüğündeki panelde; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Mekânsal Planlama Genel Müdürü Yavuz Erdal Kayapınar, AFAD Deprem ve Risk Azaltma Genel Müdürü Orhan Tatar, SEDDK Grup Başkanı Müge Güleç ve Türkiye Sigorta Birliği Genel Sekreteri Özgür Obalı değerlendirmelerde bulundu.
Panelde afet finansmanı, sigortalılık oranları, veri altyapısı, reasürans kapasitesi ve kurumlar arası koordinasyonun deprem risk yönetimindeki önemi ele alındı.

“Deprem yalnızca afet sonrası ele alınmamalı”
Panelde konuşan Özgür Obalı, deprem risk yönetiminin yalnızca afet sonrası müdahale perspektifiyle değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.
Obalı, “Depremi yalnızca afet sonrası müdahale edilecek bir olay olarak değil; afet öncesi hazırlık, risk azaltımı, finansal koruma ve hızlı toparlanma boyutlarıyla birlikte ele almalıyız” ifadelerini kullandı.
Sigorta sektörünün rolüne dikkat çekildi
Panelde ayrıca fiziksel dayanıklılık ile finansal dayanıklılığın birlikte ele alınması gerektiği vurgulandı. Kamu kurumları, düzenleyici otoriteler ve sigorta sektörü arasındaki iş birliğinin toplumsal dayanıklılığın artırılmasında kritik rol oynadığı ifade edildi.
Özgür Obalı, sigorta sektörünün yalnızca finansal güvence sağlayan bir yapı olmadığını; veri altyapısı, risk modelleme kapasitesi, reasürans gücü ve koordinasyon kabiliyetiyle afet yönetiminde önemli sorumluluk üstlendiğini söyledi.
