Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK), kuruluşunun 25. yılı ve 6 Şubat depremlerinin yıl dönümü vesilesiyle operasyonel kapasitesini ve finansal verilerini paylaştı. Kurum, büyük afetin ardından geçen süreçte sigorta sektörünün operasyonel gücünü test eden bir performans sergiledi.
6 Şubat depremleri sonrası proaktif bir yönetim sergileyen DASK, hasar ihbarlarının ardından ilk tazminat ödemesini 24 saat içinde gerçekleştirdi. Kurum, toplamda 39 milyar TL seviyesindeki tazminat ödemesini, depremi takip eden altı ay gibi kısa bir sürede hak sahiplerine ulaştırarak afet sonrası finansal likiditeye katkı sağladı.
Olağanüstü Yönetim Merkezi Devreye Girdi
Depremden hemen önce, Kasım 2022’de Ankara’da kurulan Olağanüstü Yönetim Merkezi, afet anında operasyonların kesintisiz sürmesini sağlayan ana üs oldu. Dijital altyapının güçlendirilmesiyle eş zamanlı olarak 96 bin hasar dosyası açabilecek kapasiteye ulaşan DASK; Alo 125, e-Devlet ve internet sitesi üzerinden gelen yoğun ihbar trafiğini bu merkezden koordine etti.
Muvafakat Şartsız Ödeme Dönemi
Hasar süreçlerini hızlandırmak amacıyla Türkiye Bankalar Birliği ile protokol imzalayan DASK, ipotekli konutlarda 50 bin TL’ye kadar olan hasar ödemelerini banka onayı (muvafakat) beklemeksizin doğrudan sigortalılara yatırdı. Ayrıca ağır ve orta hasarlı binalar için avans ödemesi, hafif hasarlılar için ise sigorta bedelinin yüzde 15’inin doğrudan ödenmesi gibi uygulamalarla vatandaşın nakit ihtiyacı öncelendi.
Saha Operasyonlarında Eksper Mobil Dönemi
Saha süreçlerini şeffaflaştırmak ve hızlandırmak adına teknoloji yatırımlarına ağırlık veren Kurum, Eksper Mobil Uygulaması’nı güncelledi. Yenilenen Hasar Tespit Sistemi sayesinde dosyaların sonuçlandırılma süresi kısaltılırken, operasyonel süreçlerin uçtan uca dijitalleşmesi sağlandı.
DASK, çeyrek asırlık tecrübesiyle Türkiye’nin deprem teminatındaki en önemli finansal güvencesi olmayı sürdürüyor. Kurumdan yapılan açıklamada, operasyonel ve dijital kapasiteyi güçlendirme çalışmalarının, afet hazırlığının süreklilik arz eden bir sorumluluk olduğu bilinciyle kararlılıkla devam edeceği vurgulandı.
