Türkiye Sigorta Birliği Başkan Yardımcısı Fahri Uğur, sigorta sektörünün önündeki en önemli gündem maddelerinden birinin koruma açığı olduğunu belirterek, özellikle doğal afetler karşısında sigortalılık oranlarının artırılmasının artık bir zorunluluk haline geldiğini söyledi.
Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Yaşar, Başkan Yardımcıları Fahri Uğur ve Ayhan Sincek ile Yönetim Kurulu Üyeleri Neslihan Neciboğlu ve Serkan Uğraş Kaygalak’ın katılımıyla basın mensuplarıyla bir araya geldi.
Basın toplantısında konuşan Uğur, Türkiye’nin deprem başta olmak üzere birçok doğal afet riskiyle karşı karşıya bulunduğunu hatırlatarak mevcut sigortalılık oranlarının yeterli seviyede olmadığını vurguladı.
“DASK’ta yüzde 58 oranı yeterli değil”
Zorunlu deprem sigortasında ulaşılan seviyenin hâlâ arzu edilen noktadan uzak olduğunu belirten Uğur, şunları söyledi:
“Yüzde 58’lik penetrasyon oranı kabul edilebilir bir rakam değil. Türkiye bir deprem ülkesi. Havuzu büyütmek ve tüm vatandaşlarımızı koruma altına almak zorundayız.”
Uğur, yalnızca sigorta sektörünün değil kamu kurumlarının da bu süreçte aktif rol üstlenmesi gerektiğini ifade etti.

Kamu ile ortak projeler yürütülüyor
Koruma açığını azaltmak için çeşitli kamu kurumlarıyla ortak çalışmalar yürütüldüğünü söyleyen Uğur, özellikle Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) ile yakın iş birliği içinde olduklarını belirtti.
“Yapmaya çalıştığımız şey; başta SEDDK olmak üzere kamu kurumlarıyla birlikte bu sorunları nasıl çözebileceğimize yönelik projeler geliştirmek” diyen Uğur, sigortalılık oranlarını yükseltecek yeni modeller üzerinde çalışıldığını kaydetti.
Zorunlu Afet Sigortası yeni bir dönemin kapısını açabilir
Yakın dönemde hayata geçirilmesi beklenen Zorunlu Afet Sigortası’nın (ZAS) sigortalılık oranlarını artırabilecek önemli bir adım olduğunu belirten Uğur, deprem dışındaki afet risklerinin de teminat kapsamına alınmasının vatandaşların korunmasını güçlendireceğini söyledi.
Koruma açığı sadece sigortacıların sorunu değil
Fahri Uğur’a göre sigortalılık oranlarının yükselmesi yalnızca sektörün çabalarıyla mümkün değil.
Vatandaşların bilinçlenmesi, kamu politikalarının destek vermesi ve zorunlu sigorta alanlarının genişlemesi gerektiğini ifade eden Uğur, Türkiye’nin afetlere karşı daha dayanıklı hale gelmesinde sigortanın kritik rol oynadığını vurguladı.

