Yılmaz, NTV’de yayınlanan Bakış programında Noyan Doğan’ın sorularını yanıtlarken, sigorta sektörünün güncel görünümüne ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Programda özellikle kasko ve trafik sigortasında yaşanan gelişmeler, sigortalı ile şirketler arasındaki uyuşmazlıklar ve İhtiyari Mali Mesuliyet (İMM) sigortasının artan önemi ele alındı.
Programda en dikkat çekici başlıklardan biri kasko sigortasındaki fiyat gelişmeleri oldu. Kasım Yılmaz, sektörde son dönemde yaşanan yoğun rekabetin fiyatları aşağı yönlü baskıladığını belirterek, bunun sigortalılar için önemli bir fırsat yarattığını vurguladı.
Yılmaz, kasko sigortasında teknik kârlılık göstergesi olan bileşik oranın son iki yılda oldukça düşük seviyelerde seyrettiğini, bunun da şirketleri fiyat rekabetine ittiğini ifade etti. Ancak 2026 itibarıyla bu oranın yeniden yükselmeye başladığını belirten Yılmaz, şu uyarıyı yaptı:
“Kaskoda yoğun rekabet fiyatları aşağı çekti. Ancak geldiğimiz noktada maliyetler yeniden artıyor. Önümüzdeki dönemde kasko fiyatlarında yukarı yönlü bir hareket bekliyoruz.”
4 araçtan sadece 1’i kaskolu
Kasko sigortasının yaygınlığına da dikkat çeken Yılmaz, Türkiye’de sigortalılık oranının oldukça düşük seviyede kaldığını belirtti.
“Türkiye’de her 4 araçtan yalnızca 1’i kasko güvencesine sahip. Bu oldukça düşük bir oran.”
Araç yaşına bağlı olarak sigortalılık oranlarının dramatik şekilde düştüğünü ifade eden Yılmaz, özellikle eski araç sahiplerinin kaskodan uzak durduğunu ancak sektörün artık farklı ihtiyaçlara uygun poliçeler geliştirdiğini söyledi.
“Bu Dönem Kaçırılmamalı”
Kasım Yılmaz, mevcut rekabet ortamının geçici olduğuna dikkat çekerek araç sahiplerine net bir çağrıda bulundu:
“Rekabetin bu kadar yoğun olduğu bir dönemde, kaskosu olmayan araç sahipleri için şimdi harekete geçmenin tam zamanı.”
Yılmaz’a göre, fiyatların henüz maliyet artışlarını tam yansıtmadığı bu dönem, kasko yaptırmak için “fırsat penceresi” niteliği taşıyor.
Trafik sigortasında uzayan risk ve artan maliyetler
Programda trafik sigortasının yapısal özelliklerine de değinildi. Yılmaz, trafik sigortasının kaskodan farklı olarak uzun vadeli riskler içerdiğini ve hasarların yıllar sonra bile ortaya çıkabildiğini belirtti.
Özellikle enflasyon ve artan asgari ücretin tazminat hesaplamalarını doğrudan etkilediğini ifade eden Yılmaz, geçmiş yıllarda yapılan poliçelerin günümüz koşullarında yetersiz kalabildiğini söyledi.
İMM artık lüks değil, zorunluluk
Programın bir diğer önemli başlığı ise İhtiyari Mali Mesuliyet (İMM) sigortası oldu. Yılmaz, trafik sigortası limitlerinin özellikle yüksek maliyetli kazalarda yetersiz kaldığını belirterek, bu ürünün artık bir tercih değil ihtiyaç haline geldiğini vurguladı.
2026 yılı itibarıyla zorunlu trafik sigortasının maddi hasarlarda 400 bin TL, bedeni hasarlarda 3,6 milyon TL limit sunduğunu hatırlatan Yılmaz, bu tutarların özellikle lüks araç kazalarında yetersiz kalabildiğini ifade etti.
Yılmaz, “Trafik sigortasının yetmediği noktada devreye İMM giriyor. Vatandaşlarımızın en az 5 milyon TL teminatla bu ürünü tercih etmelerini öneriyoruz.” dedi.
İMM’ye talep artıyor, fiyatı görece uygun
İMM sigortasına olan talebin son dönemde arttığını belirten Yılmaz, bu ürünün maliyet açısından da ulaşılabilir olduğunu söyledi.
“Bugün geldiğimiz noktada İMM poliçeleri, trafik sigortası priminin yaklaşık dörtte biri seviyesinde fiyatlanabiliyor.” diyen Yılmaz, bu durumun, yüksek teminatlı koruma sağlamak isteyen sigortalılar için önemli bir avantaj sunduğunu ifade etti.
Sigortasızlık Sorunu
Türkiye’de trafik sigortasında sigortasızlık oranının yaklaşık %20 seviyelerinde olduğunu belirten Yılmaz, özellikle motosikletlerde bu oranın daha yüksek olduğuna dikkat çekti.
Ancak motorlu bisikletlerin henüz sigorta kapsamına dahil olmamasının istatistikleri yukarı çektiğini belirten Yılmaz, 1 Ocak 2027 itibarıyla bu araçların da zorunlu trafik sigortası kapsamına alınacağını söyledi.
Uyuşmazlıkların azaltılması için yeni adımlar
Programda sigortalılar ile sigorta şirketleri arasında yaşanan uyuşmazlıklar da gündeme geldi. Yılmaz, özellikle değer kaybı ödemelerinde yapılan yeni düzenlemelerle sürecin daha şeffaf hale geldiğini belirtti.
Sigorta şirketlerinin artık hasar sonrası değer kaybını otomatik hesaplayarak ödeme yaptığını ifade eden Yılmaz, buna rağmen bazı durumlarda aracı yapılar nedeniyle vatandaşların eksik bilgiye sahip olabildiğini söyledi.
Hedef, doğrudan ve hızlı ödeme sistemi
Yılmaz ayrıca, ikinci el araç satışlarında kullanılan güvenli ödeme sistemine benzer bir yapının sigorta sektöründe de kurulması gerektiğini dile getirdi. Bu sayede ödemelerin doğrudan sigortalıya ulaşmasının sağlanabileceğini belirtti.
Programın genelinde öne çıkan mesaj, sigorta ürünlerine yönelik farkındalığın artırılması ve mevcut fırsatların iyi değerlendirilmesi oldu. Özellikle kasko tarafında oluşan rekabetçi fiyat ortamının kalıcı olmayabileceği vurgulanırken, araç sahiplerine erken hareket etme çağrısı yapıldı.
