Mapfre Sigorta Genel Müdürü Erdinç Yurtseven, NTV’de Noyan Doğan’ın sunduğu Bakış programında, 1 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe giren yeni Sağlık Sigortaları Yönetmeliği’ni değerlendirdi. Yurtseven, düzenlemenin sağlık sigortacılığında önemli bir eşik olduğunu belirterek, temel hedefin sigortalı haklarını güçlendirmek, sistemi daha anlaşılır ve şeffaf hale getirmek olduğunu söyledi.
Yaklaşık 1,5 aydır uygulanan yeni yönetmelik; özellikle ömür boyu yenileme garantisi, fiyatlama yapısı ve mevcut sigortalılara etkisiyle dikkat çekiyor.
Türkiye’de sağlık sigortaları iki ana başlık altında sunuluyor: Tamamlayıcı Sağlık Sigortası (TSS) ve Özel Sağlık Sigortası (ÖSS).
Yurtseven’in verdiği bilgilere göre, Türkiye genelinde toplam sağlık sigortalı sayısı 9 milyona ulaşmış durumda. Bu sigortalıların yaklaşık 6 milyonu TSS, 3 milyonu ise ÖSS kapsamında yer alıyor.
Son beş yılda sağlık sigortası pazarında dikkat çekici bir büyüme yaşandığını belirten Yurtseven, 2020–2025 döneminde toplam sigortalı sayısının yaklaşık %80 arttığını ifade etti.
Büyümenin Lokomotifi TSS Oldu
Sigortalı sayısındaki artışın ağırlıklı olarak tamamlayıcı sağlık sigortasından kaynaklandığını vurgulayan Yurtseven, ekonomik koşulların bu tercihte belirleyici olduğunu söyledi.
Özel sağlık sigortalarının daha geniş teminat sunduğunu ancak bunun daha yüksek maliyet anlamına geldiğini belirten Yurtseven, medikal enflasyonun genel enflasyonun üzerinde seyretmesinin primleri yukarı çektiğini kaydetti. Buna karşılık, SGK anlaşmalı hastanelerle sınırlı olan TSS’nin primlerinin, ÖSS’ye kıyasla yaklaşık %60–70 daha düşük olduğunu ifade etti.
Yeni Yönetmelik Ne Amaçlıyor?
1 Ocak 2026’da yürürlüğe giren yeni Sağlık Sigortaları Yönetmeliği, önceki düzenlemenin büyük ölçüde yeniden yazılmasıyla hayata geçirildi.
Yurtseven’e göre düzenlemenin temel amaçları şöyle:
- Sigortalıların hak ve yükümlülüklerini netleştirmek
- Uygulamada yaşanan belirsizlikleri ortadan kaldırmak
- Şeffaflığı artırarak sisteme duyulan güveni güçlendirmek
Bu kapsamda düzenleyici otorite SEDDK, yönetmeliğin ardından yayımladığı genelgeyle uygulamaya ilişkin detayları da netleştirdi.
Ömür Boyu Yenileme Garantisine Standart Geldi
Yeni yönetmeliğin en önemli başlıklarından biri ömür boyu yenileme garantisi oldu. İlk kez bu hak için asgari kriterler belirlendi.
Buna göre sigortalının:
- En az 3 yıl kesintisiz sigortalı olması,
- Son üç yıldaki hasar/prim oranının %80’in altında kalması,
- 60 yaşını aşmamış olması
şartlarını sağlaması halinde ömür boyu yenileme garantisine hak kazanması öngörülüyor. Yurtseven, bu kriterlerin minimum standartlar olduğunu, sigorta şirketlerinin sigortalı lehine daha avantajlı uygulamalar geliştirebileceğini de vurguladı.
Hasar/Prim Oranı Nasıl Hesaplanıyor?
Hasar/prim oranının, sigortalının ödediği prim ile aldığı sağlık hizmetleri arasındaki ilişkiyi gösterdiğini belirten Yurtseven, üç yıl boyunca ödenen primin %80’inden daha az tutarda sağlık harcaması yapılması halinde bu şartın sağlandığını ifade etti.
Şartların sağlanmaması durumunda değerlendirme, her seferinde son üç yıl esas alınarak yapılmaya devam ediliyor.
Garanti Sonrası Haklar Güçleniyor
Ömür boyu yenileme garantisi alınmadan önce sigorta şirketi, sigortalının sağlık geçmişine ilişkin bir risk değerlendirmesi yapabiliyor. Bu aşamada bazı hastalıklar teminat dışında bırakılabiliyor ya da ek prim uygulanabiliyor.
Ancak garanti alındıktan sonra ortaya çıkan yeni hastalıklar nedeniyle prim artırımı yapılması veya teminat daraltılması mümkün olmuyor. Yurtseven’e göre bu durum, sigortalılar açısından önemli bir güvence sağlıyor.
“Fahiş Prim Artışına İzin Yok”
Yeni düzenlemede en çok tartışılan başlıklardan biri olan “fahiş prim artışı” konusunda da açıklama yapan Yurtseven, sigorta şirketlerinin aktüeryal ve matematiksel esaslara göre fiyatlama yapmak zorunda olduğunu belirtti.
Medikal enflasyonla uyumsuz, aşırı prim artışlarına izin verilmediğini vurgulayan Yurtseven, yönetmeliğin sigortalıyı bu konuda da koruduğunu söyledi.
Mevcut Sigortalılar İçin Hak Kaybı Yok
Yeni yönetmeliğin hem mevcut hem de yeni sigortalılar için geçerli olacağını belirten Yurtseven, mevcut poliçelerde herhangi bir hak kaybı söz konusu olmadığını ifade etti. Amaçlarının, sigortalıların poliçelerinin kapsamını daha iyi anlamalarını sağlamak olduğunu söyledi.
Fiyatlara Etkisi Olacak mı?
Yurtseven, yeni düzenlemenin fiyatlara doğrudan bir etkisi olmayacağını belirterek, sağlık sigortasında serbest tarife sisteminin devam ettiğini vurguladı. Primlerin; teminat kapsamı, medikal enflasyon beklentisi ve poliçenin kullanım alışkanlıklarına göre belirlendiğini söyledi.
Sigortalılara Poliçenizi Bilerek Alın Önerisi
Programın sonunda sigorta yaptırmayı düşünenlere de önerilerde bulunan Yurtseven, sigortalıların ihtiyaçlarına uygun hastane ağını ve teminat yapısını seçmelerinin önemine dikkat çekti.
“Poliçeler mutlaka dikkatle okunmalı, hangi teminatların alındığı bilinmeli ve bilinçli kullanım tercih edilmeli” dedi.
