SİGORTAOKU – ÖZEL
Türkiye sigorta sektörü son yıllarda hem ekonomik dalgalanmalar hem de büyük afetlerle karşı karşıya kalmasına rağmen dayanıklılığını ortaya koydu. Neova Sigorta Genel Müdürü Neslihan Neciboğlu, sektörün özellikle 2021 sonrası yaşanan kur şoku, yüksek enflasyon ve ardından gelen büyük deprem felaketine rağmen güçlü bir performans sergilediğini belirterek, “Türk sigorta sektörü çok zor iki büyük sınavdan geçti ve her ikisinden de başarıyla çıktı” dedi. Neciboğlu, sigorta sektörünün kriz dönemlerinde gösterdiği dayanıklılığın uluslararası platformlarda da dikkat çektiğini vurguladı.
Deprem sonrası süreçte Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK) ile sigorta şirketleri arasındaki koordinasyonun kritik rol oynadığını kaydeden Neciboğlu, deprem sonrasında yüz binlerce hasar dosyasının yönetildiğini belirterek, yaklaşık 600 bin hasar dosyasının kısa sürede işleme alındığını hatırlattı. Neciboğlu, DASK’ın sadece hasar ödemelerinde değil operasyonel yönetim açısından da önemli bir rol üstlendiğini vurgulayarak şunları söyledi:
“DASK gerçekten çok iyi kurgulanmış ve güçlü bir kurum. Deprem sonrasında yalnızca hasar ödemesi değil, operasyonel anlamda da çok önemli bir organizasyon yürüttü. Sigorta şirketleri ile DASK arasında çok güçlü bir iletişim vardı. Bu koordinasyon sayesinde süreç çok daha hızlı ilerledi.”
“Sigorta sektörü kendini kanıtladı”
Neciboğlu, Türkiye’de sigorta sektörünün son yıllarda arka arkaya gelen iki büyük zorlu süreçten geçtiğini söyledi. Bunlardan ilki 2018 sonrasında derinleşen ekonomik dalgalanma ve 2021’de yaşanan kur şoku oldu.
Neciboğlu, sigorta sektörünün bu dönemde ciddi maliyet baskısıyla karşı karşıya kaldığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Sigorta sektörünün gelirleri büyük ölçüde TL iken, hasar maliyetlerinin önemli bölümü dövize bağlı. Kurun 8’den 18’e çıktığı bir ortamda maliyetler bir anda iki katına çıkabiliyor. Buna rağmen sektör bu süreci yönetmeyi başardı.”
2022 yılında birçok sigorta şirketinin yüksek zarar açıkladığını hatırlatan Neciboğlu, bazı şirketlerin rezervlerini kullandığını, bazılarının ise sermaye artırımı yaptığını belirtti.
Deprem felaketi ikinci büyük sınav oldu
Ekonomik baskının ardından sektör için ikinci büyük sınav ise 2023 Türkiye-Suriye Depremleri oldu.
Neciboğlu, deprem felaketinin ardından sigorta sektörünün hem finansal hem de operasyonel açıdan önemli bir sınav verdiğini belirterek, “Sektör bu süreçte çok önemli bir dayanışma sergiledi. Sigorta şirketleri, kamu kurumları ve eksperler birlikte hareket etti. Bu büyük felaket karşısında sektörün ortaya koyduğu performans uluslararası alanda da takdir topladı” dedi.
Türk sigorta sektörü dünyada örnek gösteriliyor
Neciboğlu, Türkiye’de yaşanan kriz ve deprem sürecinin uluslararası finans çevrelerinin de dikkatini çektiğini söyledi.
Londra’da düzenlenen ve risk yönetimi alanında dünyanın önemli organizasyonlarından biri olan Risk Minds Conference kapsamında Türk sigorta sektörünün kriz yönetiminin özel bir panelde ele alındığını belirten Neciboğlu, şu bilgileri verdi:
“Bu etkinlikte bana yöneltilen en önemli soru şuydu: ‘Yüksek enflasyon, kur şoku ve büyük bir deprem felaketine rağmen Türk sigorta sektörü bu süreci nasıl yönetti?’ Bu soru bile sektörün uluslararası düzeyde dikkatle izlendiğini gösteriyor.”
Sigorta bilinci artıyor
Neciboğlu’na göre son yıllarda Türkiye’de sigorta bilinci de belirgin şekilde yükseldi.
Sanayi kuruluşlarının ve ticaret odalarının sigortaya olan ilgisinin arttığını belirten Neciboğlu, bireysel tarafta da farkındalığın giderek güçlendiğini ifade etti.
“Penetrasyon hâlâ gelişmiş ülkelerin gerisinde olabilir. Ancak sigorta artık Türkiye’de daha fazla konuşulan ve önemsenen bir finansal araç haline geldi” diyen Neciboğlu, iletişim faaliyetlerinin bu noktada kritik rol oynadığını söyledi.
Sektör 1 trilyon TL eşiğini geçti
Neciboğlu, sigorta sektörünün büyüklüğü açısından 2025 yılının önemli bir eşik olduğunu belirtti.
Hayat dışı sigorta sektöründe prim üretiminin 1 trilyon TL sınırını aşarak yaklaşık 1 trilyon 44 milyar TL seviyesine ulaştığını ifade eden Neciboğlu, “Bu rakam sektör için psikolojik bir eşikti. Bu eşiğin aşılması çok önemliydi” dedi.
Neciboğlu, 2025 yılında sektörün yaklaşık yüzde 40 büyüdüğünü de sözlerine ekledi.
2026’ya daha yavaş başlangıç
Buna karşın 2026 yılının ilk aylarında büyümenin daha sınırlı gerçekleştiğini belirten Neciboğlu, ocak ayında hayat dışı sigorta sektörünün yaklaşık yüzde 23 büyüdüğünü söyledi.
Geçen yılın aynı döneminde büyümenin yüzde 58 seviyesinde olduğunu hatırlatan Neciboğlu, büyümenin enflasyonun altında kalmasının sektör açısından dikkat çekici bir gelişme olduğunu ifade etti.
“Fiyat rekabeti sektör için risk”
Neciboğlu, son dönemde özellikle kasko ve yangın sigortalarında yoğun bir fiyat rekabeti yaşandığını da dile getirdi.
Rekabetin hizmet kalitesi ve ürün geliştirme üzerinden yapılmasının daha sağlıklı olacağını vurgulayan Neciboğlu, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Sigortacılık uzun vadeli bir iş. Bugün düşük primle yazılan bir poliçenin hasarı yıllar sonra yüksek maliyetle karşımıza çıkabilir. Bu nedenle fiyat odaklı rekabet sektörün sürdürülebilirliği açısından risk oluşturabilir.”
Sağlık sigortası büyümeye devam ediyor
Neciboğlu, son yıllarda sağlık sigortalarının sektörde en hızlı büyüyen alanlardan biri olduğunu belirtti.
Toplam sağlık sigortası poliçe sayısının yaklaşık 8,3 milyondan 9,6 milyona yükseldiğini kaydeden Neciboğlu, özellikle tamamlayıcı sağlık sigortalarına olan talebin dikkat çekici seviyede arttığını söyledi.
Bu gelişmenin hem bireysel talep hem de sağlık sisteminin finansal sürdürülebilirliği açısından önemli olduğunu ifade etti.
Yeni ürünler sektörde öne çıkıyor
Neciboğlu, sigorta sektöründe yeni ürünlerin de giderek daha fazla gündeme geldiğini belirtti.
Siber risk sigortaları, kefalet sigortaları ve artırılmış teminatlı sorumluluk sigortalarının (İMM) son dönemde öne çıkan ürünler arasında yer aldığını belirten Neciboğlu, bu alanların gelecekte sektörün büyümesine katkı sağlayacağını söyledi.
“Sektör kendini daha fazla takdir etmeli”
Neciboğlu, Türkiye’de sigorta sektörünün başarılarının çoğu zaman yeterince görünür olmadığını da vurguladı.
“Dünya bu başarıyı görüyor ama biz bazen kendimizi yeterince takdir etmiyoruz” diyen Neciboğlu, sektörün son yıllarda yaşanan zorlu süreçlere rağmen önemli bir başarı hikâyesi ortaya koyduğunu ifade etti.
“Sürekli eksiklere odaklanıyoruz ama geriye dönüp baktığımızda sigorta sektörü gerçekten çok önemli bir iş başardı. Bu nedenle sektörün önce kendi başarısını takdir etmesi gerekiyor” diye konuştu.
