S&P Global Ratings Capital Markets Conference 2025 kapsamında düzenlenen sigortacılık panelinde, sektörün Türkiye ekonomisindeki rolü, risk yönetimi kapasitesi ve dijital dönüşüm süreci masaya yatırıldı.
Panelde konuşan Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Genel Sekreteri Özgür Obalı, sigorta sektörünün yalnızca bir finansal güvence sistemi değil, aynı zamanda ekonomik istikrarın temel dayanaklarından biri haline geldiğini vurguladı.
S&P Global Ratings Direktör Yardımcısı Sachin Sahni moderatörlüğünde gerçekleşen “Türkiye Sigorta Sektörünün Enflasyon, Döviz Dalgalanmaları, Natcat Olayları ve Dijital Dönüşümle Mücadelesi” başlıklı oturumda, Özgür Obalı’nın yanı sıra Türk Reasürans Genel Müdürü Özgür Bülent Koç ve Milli Reasürans Genel Müdürü Fikret Utku Özdemir de değerlendirmelerde bulundu.
Obalı, Türkiye sigorta sektörünün 80 milyar doların üzerinde aktif büyüklüğe ve 25 milyar doları aşan yıllık prim üretimine sahip olduğunu belirterek, bu hacmin sektörün ülke ekonomisindeki ağırlığını net biçimde gösterdiğini söyledi.
“Sigorta sektörü, risk yönetimi kapasitesiyle sadece bireylerin değil, reel sektörün ve kamunun da ekonomik dayanıklılığına katkı sağlıyor. Yatırımların sürdürülebilirliği, afet sonrası toparlanma süreçleri ve finansal istikrar açısından stratejik bir role sahibiz.”
DASK 9 Ayda 600 Bin Ödeme Yaptı
Panelde, Şubat 2023 depremleri sonrası sigorta sisteminin gösterdiği operasyonel performans da gündeme geldi.
Obalı, DASK’ın 650 bin dosyada 9 ay içinde 600 bin ödeme gerçekleştirmesinin sektörün kapasitesini gösterdiğini belirterek, “Bu süreç, dijitalleşmenin ve otomasyonun sigorta süreçlerindeki önemini bir kez daha kanıtladı” dedi.
“Dijitalleşme, Sektörün Geleceğini Şekillendiriyor”
Özgür Obalı, sigorta penetrasyonunun artırılmasında dijitalleşme ve ürün çeşitliliğinin kilit rol oynadığını vurguladı:
“Müşteriye erişim biçimi değişiyor. Dijital kanallar, sigortayı erişilebilir ve anlaşılır hale getiriyor. Sektör olarak teknolojiyi sadece operasyonel kolaylık değil, finansal kapsayıcılık aracı olarak da kullanıyoruz.”
Obalı, sektördeki dijitalleşmenin yalnızca müşteri deneyimini değil, risk analizinde veri temelli karar mekanizmalarını da güçlendirdiğini belirtti.
Reasürans ve IFRS 17 Dönemi
Panelde reasürans piyasasının riskin yayılımı ve finansal istikrarın korunmasındaki önemi de öne çıktı.
Katılımcılar, kur risklerinin doğal hedging yöntemleriyle yönetildiğini, SEDDK’nın IFRS 17’ye geçiş sürecinin ise uluslararası standartlara uyum açısından sektörde yeni bir dönüm noktası oluşturduğunu ifade etti.
Obalı, paneldeki değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:
“Sigorta sektörü artık sadece hasar sonrası ödeme yapan bir mekanizma değil; ekonomik dayanıklılığın finansmanını sağlayan bir sistemdir. Enflasyon, döviz dalgalanması ve afet risklerine rağmen sektörümüz büyümeye, güven inşa etmeye ve dijitalleşme yatırımlarıyla dönüşmeye devam ediyor.”
