“Öncelikli hedefimiz prim yazmak değil, koruma açığını kapatmak”

Selçuk ALTUN

Türkiye Sigorta Birliği’nin yeni Yönetim Kurulu, Başkan Ahmet Yaşar liderliğinde düzenlenen basın toplantısında sigorta sektörünün güncel gündemini ve önümüzdeki döneme ilişkin hedeflerini kamuoyuyla paylaştı.

Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Yaşar, Başkan Yardımcıları Fahri Uğur ve Ayhan Sincek ile Yönetim Kurulu Üyeleri Neslihan Neciboğlu ve Serkan Uğraş Kaygalak’ın katılımıyla basın mensuplarıyla bir araya geldi. TSB Genel Sekreteri Özgür Obalı ve Genel Sekreter Yardımcılarının da yer aldığı toplantıda, sigorta sektörünün güncel gelişmeleri değerlendirilirken, Birliğin yeni dönemde hayata geçirmeyi planladığı çalışmalar hakkında bilgi verildi.

Sektörün yeni dönem önceliğinin prim üretiminden çok Türkiye’nin koruma açıklarını azaltmak olduğunu vurgulayan Yaşar, sigortanın artık ekonomide tamamlayıcı bir unsur olarak değil, temel bir risk yönetimi mekanizması olarak görülmesi gerektiğini vurguladı.

“Sigorta ekonominin temel taşı olmalı”

Yaşar, kamu politikalarının oluşturulması sürecinde sigortanın daha etkin değerlendirilmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi:

“Sigorta bir tamamlayıcı unsur değil. Sigorta devletin ve ekonominin elindeki en temel araçlardan biridir. Hangi konu gündeme gelirse gelsin, mutlaka sigortanın çözebileceği bir alan vardır.”

Sektör 2025’i 32 milyar dolarla kapattı

TSB Başkanı, sektörün 2025 yılında 1,2 trilyon liralık prim üretimine ulaştığını, dolar bazında ise 32 milyar dolarlık hacim yakalandığını söyledi.

2026’nın ilk çeyreğinde ise prim üretiminin 397 milyar liraya ulaştığını belirten Yaşar, nisan sonu itibarıyla sektörün 500 milyar lira sınırına yaklaştığını ifade etti.

Aktif büyüklük 4,8 trilyon liraya çıktı

Yaşar’a göre sektörün toplam aktif büyüklüğü yüzde 59 artışla 4,8 trilyon liraya yükseldi.

Özsermaye büyüklüğü ise yüzde 63 artarak 459 milyar liraya ulaştı.

Sektörün sermaye yeterlilik oranının yüzde 185 seviyesinde bulunduğunu belirten Yaşar, bunun sektörün finansal dayanıklılığını ortaya koyduğunu söyledi.

“Türkiye’nin en büyük kurumsal yatırımcısıyız”

Sigorta ve emeklilik sektörünün ekonomiye sağladığı fonların 3,5 trilyon liraya ulaştığını belirten Yaşar, uzun vadeli fon üretimi açısından sektörün kritik rol oynadığını ifade etti.

2030 hedefi 50 milyar dolar prim üretimi

TSB’nin 2030 hedeflerine de değinen Yaşar, sigorta penetrasyonunun yüzde 2,68 seviyesine ulaştığını söyledi.

2030 yılı için hedefin yüzde 5 penetrasyon ve 50 milyar dolar prim üretimi olduğunu açıklayan Yaşar, sektörün uzun vadede 100 milyar dolarlık üretim hedefini de gündeminde tuttuğunu belirtti.

Sağlık sigortaları trafik branşını geçti

Yaşar, sağlık sigortalarının ilk kez trafik sigortasını geride bırakarak sektörün en büyük branşı haline geldiğini söyledi.

2025 yılında sağlık sigortalarında 212 milyar liralık prim üretimi gerçekleştiğini belirten Yaşar, yaklaşık 8 milyon kişinin özel veya tamamlayıcı sağlık sigortasına sahip olduğunu kaydetti.

Ancak toplam sağlık harcamaları içinde sigortanın payının hâlâ yüzde 3 seviyesinde olduğunu ifade eden Yaşar, vatandaşların önemli bölümünün sağlık giderlerini cepten karşıladığını söyledi.

TSB’nin sağlık sigortalarının yaygınlaştırılması amacıyla Sağlık Bakanlığı ile temaslarını artırdığını belirten Yaşar, özel sağlık altyapısının güçlendirilmesinin de önem taşıdığını vurguladı.

Zorunlu Afet Sigortası Meclis gündemine geliyor

Yaşar’ın en önemli mesajlarından biri de Zorunlu Afet Sigortası (ZAS) oldu.

Çalışmaların tamamlandığını belirten Yaşar, düzenlemenin Cumhurbaşkanlığı üzerinden TBMM gündemine taşınmasının beklendiğini söyledi.

ZAS’ın yalnızca depremi değil; sel, heyelan ve diğer doğal afetleri de kapsayacağını ifade eden Yaşar, iklim değişikliğinin yarattığı risklerin artık göz ardı edilemeyeceğini dile getirdi.

DASK penetrasyonu hâlâ yüzde 58

Deprem gerçeğine rağmen DASK sigortalılık oranının yüzde 58 seviyesinde kaldığını söyleyen Yaşar, bu oranın kabul edilebilir olmadığını ifade etti.

Tarım sigortalarında devlet desteğine rağmen düşük penetrasyon

Tarım sigortalarının da önemli koruma açığı alanlarından biri olduğunu belirten Yaşar, devletin primlerin yüzde 50 ila yüzde 70’ini karşıladığı bazı ürünlerde dahi sigortalılık oranlarının düşük kaldığını söyledi.

Bitkisel ürünlerde sigortalılık oranının yüzde 26 seviyesinde bulunduğunu belirten Yaşar, süreçlerin gözden geçirilmesi gerektiğini kaydetti.

“Maraş depremleri koruma açığını ortaya çıkardı”

Koruma açığına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yaşar, 6 Şubat depremlerinin Türkiye’nin sigorta gerçeğini ortaya koyduğunu söyledi.

Depremlerin toplam ekonomik maliyetinin yaklaşık 106 milyar dolar olduğunu hatırlatan Yaşar, sigorta sektörünün bunun yalnızca 5-6 milyar dolarlık kısmını karşıladığını belirtti.

“Dünyada doğal afet zararlarının yaklaşık yüzde 40’ı sigorta tarafından karşılanırken bizde bu oran yüzde 5-6 seviyesinde kaldı” diyen Yaşar, Türkiye’nin en büyük koruma açığının afetler alanında bulunduğunu vurguladı.

ETİKETLENEN:
Bu makaleyi paylaş
Yorum yapılmamış

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.