Zurich Yaşam ve Emeklilik Genel Müdürü Atilla Benli, birleşme sonrası yeniden yapılanma sürecini tamamladıkları 2025’te, sürdürülebilir büyümeye, müşteri güvenine ve özellikle sağlık sigortacılığında yeni nesil çözümler üretmeye odaklandıklarını söyledi.
Türkiye’de sağlık sigortalarının ekonomi içindeki payının hâlâ oldukça sınırlı olduğunu vurgulayan Benli, “OECD ülkelerinde sağlık sigortası prim üretiminin milli gelire oranı binde 7 iken, Türkiye’de bu oran yalnızca binde 2 seviyesinde. OECD ülkelerinde her 100 kişiden 41’i özel sağlık sigortasına sahipken, Türkiye’de bu oran 10 kişinin altında kalıyor. Bu tablo, Türkiye’de sağlık sigortacılığının önümüzdeki yıllarda en hızlı büyüyecek alanlardan biri olacağını gösteriyor. 2014 yılında 2,8 milyar TL olan toplam sağlık sigortası prim üretimi, 2025 Eylül itibarıyla 147 milyar TL’ye ulaştı. Yani on yılda 50 kattan fazla artış söz konusu. Bu büyüme oranı sadece hacmi değil, aynı zamanda sağlık bilincindeki dönüşümü de yansıtıyor” dedi.
Tamamlayıcı sağlık sigortası (TSS) ve özel sağlık sigortasında son beş yılda yıllık ortalama büyümenin yüzde 103 seviyesinde gerçekleştiğini kaydeden Benli, aynı dönemde tamamlayıcı sağlık sigortasında sigortalı sayısının yüzde 26 artarken, özel sağlık sigortasında artışın yüzde 3 seviyesinde olduğunu paylaştı.
Pandemi sonrası sağlık bilinci kalıcı hale geldi
Pandemiyle birlikte bireylerin sağlık farkındalığı artarken, özel sağlık hizmetlerine erişim talebi de hızla yükseldi. Kamu sistemindeki yoğunluk, tamamlayıcı sağlık sigortasına ilgiyi güçlendirdi. Benli, bu büyüme döneminde en kritik konunun sürdürülebilirlik olacağını belirterek şunları söyledi: “Sağlık sigortacılığı hızla büyüyor ama bu büyümenin maliyet dengesiyle desteklenmesi gerekiyor. Tıbbi enflasyonun yüksek seyretmesi, nüfusun yaşlanması ve sağlık hizmeti arzındaki kapasite kısıtları sektörün temel gündem maddeleri. Gelecek dönemde sigorta şirketlerinin başarısını belirleyecek faktör, fiyat rekabeti değil; veri, önleyici sağlık çözümleri ve dijitalleşme olacak.”
Zurich olarak sağlık sigortalarını yalnızca riskin karşılandığı bir ürün değil, bireyin sağlıklı yaşam yolculuğunda rehberlik eden bir hizmet olarak konumladıklarını belirten Benli, poliçelere entegre ettikleri dijital sağlık hizmetlerinin müşterilerin yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini vurguladı.
“Müşteri artık sadece güvence değil, rehberlik istiyor”
Zurich Yaşam ve Emeklilik’in sağlık branşındaki büyüme stratejisini “bütünsel koruma” yaklaşımıyla şekillendirdiğini beliren Benli, poliçe sahiplerine önleyici sağlık çözümleri, tele-sağlık hizmetleri, dijital check-up, kişisel sağlık koçluğu ve yaşam tarzı rehberliği gibi hizmetler sunarak, riskin ortaya çıkmasından önce sigortalının sağlıklı kalmasına destek olmayı hedeflediklerini anlattı. Benli, bu yaklaşımı şöyle anlattı: “Sağlık sigortacılığında müşteri yalnızca bir poliçe sahibi değil, yaşam boyu bir yol arkadaşımız. Bizim görevimiz, onu riskten korumak kadar sağlıklı tutmak. Teknoloji ve veri analitiğiyle bunu kişiye özel hale getiriyoruz. Önümüzdeki dönemde, farklı yaş gruplarına ve yaşam tarzlarına hitap eden yeni dijital sağlık ürünleri geliştireceğiz. Tamamlayıcı sağlık sigortasında segment bazlı yenilikler yapacağız.”
Emeklilikte güçlü performans, TES dönemi için hazırlık
Bireysel Emeklilik Sistemi’nin de güçlü büyümesini sürdürdüğünü hatırlatan Benli, “Eylül sonu itibarıyla toplam fon büyüklüğü 1,7 trilyon TL’yi aştı, katılımcı sayısı 9,9 milyona ulaştı” dedi.
Zurich Yaşam ve Emeklilik’in 248 bin katılımcı ve 41 milyar TL fon büyüklüğüne ulaştığını aktaran Benli, fon performansları ve dijital kanallardaki işlem artışıyla birlikte müşteri güveninin daha da pekiştiğini söyledi. Ancak Türkiye’de emeklilik fonlarının GSYH’ye oranının hâlâ yalnızca yüzde 3 seviyesinde olduğuna dikkat çeken Benli, tamamlayıcı emeklilik sistemi (TES) reformunun sosyal güvenlik dengesinin sürdürülebilirliği açısından kaçınılmaz olduğunu ifade etti.
Benli, “Türkiye’nin demografik yapısı hızla değişiyor. Aktif/pasif oranı 2024 itibarıyla 1,61’e geriledi. Bu tablo, ikinci basamak emeklilik sistemine olan ihtiyacı net biçimde ortaya koyuyor. TES, hem çalışanlara emeklilikte ek gelir sağlayacak hem de ülkenin tasarruf oranını artıracak” sözleriyle durumun ciddiyetini anlattı
“Sigorta artık sadece risk yönetimi değil, sağlıklı yaşam yönetimi”
Türkiye sigorta sektörünün geleceğinde sağlık sigortacılığının ana itici güçlerden biri olacağını vurgulayan Benli’ye bu büyümenin kalıcı hale gelmesi için sadece ürün değil, yaklaşımın da değişmesi gerektiğini belirterek şöyle devam etti: “Sağlık sigortası, artık bir mali koruma aracı olmaktan çıkıyor. Önümüzdeki dönemde sağlık sigortası, sağlıklı yaşamın sürdürülebilirliği, veri temelli risk yönetimi ve finansal farkındalıkla birlikte anılacak. Biz Zurich olarak bu dönüşümün öncüsü olmak istiyoruz.”
