Sağlık sigortalarında gözlemlenen büyüme ivmesine dikkat çeken Mapfre Sigorta Bireysel Sigortalar Teknik Genel Müdür Yardımcısı Emre Bayram, bu ivmenin geçici bir durum olmadığını, sektörün yapısal dönüşümünün bir yansıması olduğunu söyledi. Toplumun sağlık bilincinin artmasıyla birlikte bireysel sigorta çözümlerine yönelimin ivme kazandığını kaydeden Bayram, bunun da sektördeki prim üretimine güçlü bir katkı sağladığını vurguladı. “Bu artışta tamamlayıcı sağlık sigortalarının yaygınlaşması, dijital başvuru süreçlerinin kolaylaşması, şirketlerin çalışanlarına yan hak olarak sağlık sigortası sağlaması ve bireylerin özel sağlık hizmetlerine erişim isteklerinin önemli etkisi oldu. Yıl sonu itibariyle sağlık branşının yüksek büyüme oranı ile yılı kapatacağını ve tamamlayıcı sağlık sigortasının pazarda lokomotif olarak devam edeceğini öngörüyoruz” ifadelerini kullanan Bayram, MAPFRE Sigorta olarak büyüme potansiyeline uygun stratejik yatırımlara devam edeceklerini belirtti.
“Tamamlayıcı sağlık sigortasının öncüsüyüz”
MAPFRE Sigorta’nın 2012 yılında tamamlayıcı sağlık sigortasını Türkiye’de uygulayan ilk şirket olduğunu bildiren Bayram, bu alandaki ürün ve hizmetleri şu şekilde anlattı: “Müşterilerimize farklı alanlarda ihtiyaca yönelik ürünler sunuyoruz. Sunduğumuz ürün ve hizmetlerle müşterilerimizin kaliteli sağlık hizmetlerinden faydalanırken ortaya çıkabilecek mali yükleri düşünmeden tedavilerini en iyi şekilde gerçekleştirmelerini amaçlıyoruz. Bu amaca hizmet eden ürünlerimizden biri olan 3S Sağlık Sigorta Sistemi, tüm Türkiye genelinde 3 bin 800’ün üzerinde hastane, tıp merkezleri, eczanelerden oluşan yaygın bir anlaşmalı kurum ağına sahip. Ürünümüz kapsamında limitsiz yatarak tedavi ve limitli/limitsiz ayakta tedavi teminatlarının yanı sıra yurt dışı, annelik, evde bakım, suni uzuv, ambulans, check up gibi teminatlar da sunuyoruz.
Ömür boyu yenileme garantisi, ücretsiz check-up ve “Bi’ Doktora Sor” gibi hizmetlerimizle öne çıkan bu ürün, aile bireylerine farklı plan ve network seçenekleri sunarak her bireyin kendi ihtiyaçlarına uygun teminatları seçmesine olanak tanıyor. Sigortalılarımız, yatarak tedavi (3S) ve ayakta tedavi (Tamamlayıcı Sağlık Sigortası) gibi teminatları kendi tercihlerine göre şekillendirebiliyor. Ayrıca, robotik cerrahi gibi son teknoloji tedavi yöntemlerini uygun operasyonlarda destekliyoruz. Bu esneklik ve teknoloji odaklı yaklaşımımız, sektörde fark yaratan güçlü yönlerimiz arasında bulunuyor.
TSS’deki öncülüğümüzü, ‘Fark Yok Tamamlayıcı Sağlık Sigortası’ ile sürdürüyoruz. Bu ürün, SGK kapsamındaki sigortalıların SGK ile sözleşmeli özel sağlık kurumlarında ortaya çıkan fark ücretlerini karşılıyor. Limitsiz yatarak tedavi teminatının yanı sıra, yılda 5 veya 10 kez limitli olacak şekilde ayakta tedavi teminat alternatifleri sunuluyor. Sigortalılar, ihtiyaçlarına göre iki farklı anlaşmalı kurum ağı arasından seçim yapabiliyor.
Her iki üründe de müşterilerimiz uygulamamız MAPFRE GO üzerinden ulaşabilecekleri “Bi’ Doktora Sor” hizmeti ile online olarak doktorlardan tavsiye alabiliyor ve sorunlarını hızlıca çözebiliyorlar. Bahsettiğimiz iki temel sağlık sigortası ürünümüze ilave olarak sigortalıların karşılaşabileceği kritik hastalıklara karşı güvence sağlayan Tehlikeli Hastalıklar Sigortası, acil durumlarda faydalanılabilecek Acil Sağlık Sigortası, yurtdışında ani hastalık ya da kaza durumunda teminat sağlayan Seyahat Sağlık Sigortası gibi çeşitli çözümlerimiz de bulunuyor.”
Sektörün dinamikleri değişiyor
Sağlık sigortacılığının hem Türkiye’de hem de dünyada köklü bir dönüşümden geçirdiğini anlatan Mapfre Sigorta Bireysel Sigortalar Teknik Genel Müdür Yardımcısı Emre Bayram, “Demografik değişimler, teknolojik ilerlemeler ve hızla artan sağlık maliyetleri, sektörün dinamiklerini yeniden tanımlıyor. Bu dönüşümle birlikte, sigorta süreçleri artık yapay zekâ ve büyük veri analitiği sayesinde çok daha hızlı, etkin ve kişiselleştirilmiş bir yapıya kavuşuyor. Özellikle mobil sağlık teknolojileri ve yapay zekâ destekli risk analizleri, müşteri deneyimini iyileştirerek sağlık sigortasını hem daha erişilebilir hem de daha verimli hale getiriyor. Böylece sigorta modelleri de değişiyor, geleneksel yaklaşımların yerini, bireylerin sağlık verilerine dayalı, proaktif ve kişiye özel poliçeler alıyor” dedi.
Bu dönüşümün, özellikle yaşlanan nüfus gerçeği karşısında daha da kritik hale geldiğine işaret eden Bayram, klasik sağlık sigortası modellerinin artık yeterli olmadığını, yaşam boyu sağlık yönetimini esas alan yeni ürünlere ihtiyacın arttığını söyledi. Önümüzdeki dönemde, evde bakım hizmetleri, uzun süreli bakım sigortaları, kronik hastalık yönetimi, genetik hastalıklar ve bu hastalıkların ön tanı teşhisine yönelik tedavi çeşitleri ve dijital sağlık takibi gibi alanlarda yeni ürünlerin yaygınlaşacağını öngören Bayram, bu ürünlerin sadece tedavi değil, bireyin yaşam kalitesini ve bağımsızlığını korumaya da odaklanacağını aktardı.
