EY ile Uluslararası Finans Enstitüsü (IIF) tarafından yayımlanan “Küresel Sigorta Risk Yönetimi Araştırması”, sigorta sektörünün önümüzdeki dönemde odaklanacağı temel risk alanlarını ortaya koydu. Araştırmaya göre siber riskler, küresel sigorta şirketleri için en önemli kurumsal tehdit olmayı sürdürürken, yapay zeka yönetişimi, operasyonel dayanıklılık ve veri odaklı risk yönetimi de sektörün stratejik öncelikleri arasında yer alıyor.
100’ün üzerinde sigorta şirketindeki risk yöneticilerinin (Chief Risk Officer-CRO) katılımıyla gerçekleştirilen araştırma, risk yönetimi fonksiyonunun artık yalnızca kontrol mekanizması olmaktan çıkarak şirketlerin dönüşümüne yön veren stratejik bir role evrildiğini gösteriyor.
Siber riskler ilk sıradaki yerini koruyor
Araştırmaya göre katılımcıların yüzde 80’i siber riskleri şirketleri açısından en önemli beş kurumsal risk arasında gösterirken, yüzde 30’u ise siber tehditleri doğrudan birinci sıraya yerleştiriyor.
Jeopolitik gelişmeler de bu tabloyu güçlendiriyor. Katılımcıların yüzde 79’u, siber güvenlik tehditleri ve dijital saldırıları şirketleri etkileyen en önemli jeopolitik unsur olarak değerlendiriyor.
Araştırma, siber risklerin artık yalnızca bilgi teknolojileri departmanlarının konusu olmaktan çıktığını; üçüncü taraf bağımlılıkları, veri gizliliği gereklilikleri ve gelişmiş saldırı yöntemleri nedeniyle kurumsal dayanıklılığın temel unsurlarından biri haline geldiğini ortaya koyuyor.
Yapay zeka risk yönetiminin parçası oldu
Araştırma sonuçları, yapay zekanın sigorta şirketlerinde pilot uygulamaların ötesine geçerek risk yönetiminin günlük işleyişinde yaygın şekilde kullanılmaya başladığını gösteriyor.
Şirketlerin yarısından fazlası risk yönetimi süreçlerinde yapay zeka araçlarından yararlanıyor. En yaygın kullanım alanları ise şöyle sıralanıyor:
Sohbet botları: %57
Hukuk ve belge analizi: %42
Siber analitik uygulamaları: %38
Yapay zeka kullanımının yaygınlaşmasına paralel olarak yönetişim mekanizmaları da güçleniyor. Araştırmaya göre şirketlerin yüzde 62’si kurumsal yapay zeka yönetişim yapısını oluştururken, yüzde 55’i model riski ve veri kalitesini yönetmek amacıyla resmi yapay zeka politikalarını uygulamaya aldı.
Operasyonel dayanıklılık stratejik öncelik haline geldi
Araştırma, operasyonel dayanıklılığın artık sadece düzenleyici uyum gerekliliği olarak değil, şirketlerin sürdürülebilirliği açısından kritik bir yetkinlik alanı olarak görüldüğünü ortaya koyuyor.
Risk yöneticilerinin öncelikli odak alanları arasında:
Siber dayanıklılık (%66)
Kritik iş hizmetlerinin sürekliliği (%60)
Üçüncü taraf risk yönetimi (%56)
yer alıyor.
Bu kapsamda sigorta şirketleri, iş sürekliliği, operasyonel toparlanma, test süreçleri, zafiyet yönetimi ve kurtarma mekanizmalarına yönelik yatırımlarını artırıyor.
Risk teknolojileri yatırımları hız kazanıyor
Araştırmaya göre artan düzenleyici beklentiler ve finansal olmayan risklerin yükselmesi, sigorta şirketlerini daha bütüncül risk yönetimi modellerine yönlendiriyor.
Şirketlerin dönüşüm ajandasında en önemli yatırım alanı risk teknolojileri (%58) olurken, bunu kontrol çerçeveleri (%53), yönetişim ve politika geliştirme ile yetenek yönetimi (her biri %47) izliyor. İşletim modeli değişiklikleri (%42) ve risk belirleme süreçlerinin geliştirilmesi (%39) de dönüşümün önemli başlıkları arasında bulunuyor.
CRO’ların stratejik rolü güçleniyor
Araştırma, sigorta şirketlerinde risk yöneticilerinin görev tanımının da değiştiğini ortaya koyuyor.
Katılımcıların yüzde 76’sı, CRO’ların şirketlerindeki dönüşüm programlarında daha etkin rol üstlendiğini belirtirken, risk yönetimi fonksiyonunun yalnızca kontrol ve gözetim görevi yerine stratejik karar alma süreçlerine yön veren bir yapıya dönüştüğü ifade ediliyor.

Levent Atakan: “Risk yöneticileri artık stratejik karar ortağı”
EY Türkiye Şirket Ortağı ve Finansal Hizmetler Sektör Lideri Levent Atakan, sigorta şirketlerinin artık birbirini tetikleyen çok katmanlı risklerle karşı karşıya olduğunu belirterek, siber güvenlik, yapay zeka, jeopolitik gelişmeler ve artan düzenleyici beklentilerin sektörün rekabet gücünü doğrudan etkilediğini söyledi.
Atakan, risk yönetimi fonksiyonlarının da bu değişimle birlikte yeniden tanımlandığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Risk yöneticileri artık yalnızca riskleri tespit eden veya kontrol eden yapıdan çıkarak, büyümeyi destekleyen ve kurumsal dönüşümün güvenli şekilde ilerlemesine katkı sağlayan stratejik karar ortakları haline geliyor.”
Atakan, önümüzdeki dönemde operasyonel dayanıklılık, yapay zeka yönetişimi ve veri odaklı risk yönetimi yaklaşımının sektörün başarısını belirleyecek temel unsurlar olacağını vurguladı.
Ezgi İvecan: “Yapay zeka güçlü yönetişimle desteklenmeli”
EY Türkiye Finansal Risk ve Muhasebe Hizmetleri Şirket Ortağı Ezgi İvecan ise araştırmanın, siber risklerin artık yalnızca teknoloji ekiplerinin değil, yönetim kurullarının da öncelikli gündem maddesi haline geldiğini söyledi.
İvecan, yapay zekanın risk yönetimine önemli analiz ve karar destek kabiliyetleri kazandırırken veri kalitesi, model riski ve hesap verebilirlik gibi konuların önemini artırdığına dikkat çekerek, şirketlerin yapay zekadan sürdürülebilir değer elde edebilmesi için teknoloji yatırımlarını güçlü veri yönetimi ve kurumsal yönetişim yapılarıyla desteklemesi gerektiğini ifade etti.
İvecan’a göre geleceğin risk yönetimi modeli; farklı risk türlerini entegre şekilde değerlendirebilen, gerçek zamanlı içgörü üreten ve şirket genelindeki karar alma süreçlerini besleyen bütüncül bir yapıya dayanacak. Bu dönüşümü başarıyla gerçekleştiren şirketler ise hem risklere karşı daha dirençli olacak hem de rekabet avantajı elde edecek.
