“Sigortayı sadece kriz anında hatırlamak adil mi?”

Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Genel Sekreter Yardımcısı Atilla Oksay

Sigorta sektörüne yönelik tartışmaların çoğu zaman prim tutarları, hasar süreçleri ve yaşanan münferit sorunlar üzerinden yürütüldüğüne dikkat çeken Türkiye Sigorta Birliği Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Atilla Oksay, kaleme aldığı makalede sigortanın görünmeyen ancak hayati önem taşıyan işlevine dikkat çekti.

Oksay, sigortanın yalnızca hasar anlarında değil, risk gerçekleşmeden önce sağladığı güvence ve ekonomik dayanıklılık açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, sektörün bireyler, işletmeler ve ülke ekonomisi için üstlendiği kritik role vurgu yaptı.

İşte Oksay’ın “Sigortayı Sadece Kriz Anında Hatırlamak Adil mi?” başlıklı makalesi:

“Bir ürünün fiyatını konuşmak kolaydır. Asıl zor olan, yokluğunda karşılaşılacak maliyetin büyüklüğünü değerlendirebilmektir.

Sigorta sektörü de çoğu zaman bu tartışmanın içinde yer alıyor. Kamuoyunda tartışmalar genellikle ödenen primler, hasar süreçleri veya yaşanan tekil sorunlar etrafında şekillenirken; sigortanın her gün üstlendiği riskler, sağladığı finansal güvence ve ekonomiye kazandırdığı dayanıklılık çoğu zaman görünmez kalıyor.

Oysa sigortacılığın değeri, yalnızca hasar gerçekleştiğinde değil; risk gerçekleşmeden önce sağladığı güvenceyle ölçülmeli.

Türk sigorta sektörü bugün ülkemiz gayri safi yurt içi hasılasının yaklaşık 20 katı tutarında güvence sağlayan ve görünürlüğünü çoğu zaman hasar anında kazanan önemli bir risk yönetimi ve güvence sistemi.

İnsan doğası gereği yaşadığımız olumsuz deneyimleri daha çok paylaşıyoruz. Bu durum sadece sektörümüze özgü bir konu değil. Farklı sektörlerde de sorunla karşılaşılmadığında arkadaki operasyonel başarıyı konuşmayız, ancak başımıza bir olumsuzluk geldiğinde eleştiri oklarını acımasızca göndeririz.

Ancak bu konuya bir de farklı bir açıdan bakmakta fayda var.

Sektörümüzde her gün binlerce hasar dosyası sonuçlandırılıyor, kişiler ve işletmeler sağlık, araç, konut, tarım ve hayat sigortaları sayesinde karşılaşabilecekleri büyük mali kayıplara karşı korunuyor, bireysel emeklilik sistemi sayesinde milyonlarca kişi geleceği için tasarruf yapıyor ve ek emeklilik güvencesi oluşturuyor. Ancak bu örneklerin büyük bölümü kamuoyunun gündemine hiç gelmiyor.

Bir sektörü yalnızca eleştiriler ya da fiyatlar üzerinden değerlendirmek de, yalnızca başarı hikayeleri üzerinden değerlendirmek de eksik bir bakış açısı. Doğru değerlendirme, büyük resme ve sektörün ortaya koyduğu toplam değere bakmayı gerektiriyor bence.

Bugün ülkeler iklim değişikliğinin etkilerini, büyüyen koruma açığını ve artan ekonomik riskleri nasıl yöneteceğini tartışıyor. Bu yıl ülkemizin ev sahipliği yapacağı COP31 İklim Zirvesi’nde de iklim riskleri, dayanıklılık ve koruma açığının azaltılması konuları önemli başlıklar arasında yer alacak.

Belki de eleştiri getirirken önce şu soruyu kendimize sormalıyız:

Sigortayı gerçekten ne kadar doğru anlıyoruz?

Çünkü günümüz koşulları, sigortayı bir maliyet kalemi olarak değil; kişilerin, kurumların ve ekonomilerin dayanıklılığını artıran temel bir koruma aracı olarak değerlendirmeyi gerektiriyor.”

Bu makaleyi paylaş
Yorum yapılmamış

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Sigorta gündemine dair haberler

Sigortaoku.com, sigorta sektöründeki en güncel haberler, trendler ve bilgilendirici içeriklerle okuyucularını aydınlatan öncü bir kaynaktır.

Trafik, kasko, DASK, ZAS, BES, OKS ve katılım gibi ve branşlarda yaşanan gelişmeleri, flaş haberleri anlık takip edin.

Web sitemiz çerezleri bilgisayarınıza kaydeder. Sizi hatırlamamıza ve sitemizdeki deneyiminizi kişiselleştirmemize yardımcı olurlar.

Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.

Copyright ©2023 Sigortaoku.com | Net 360 SEO

sigorta oku logosigorta oku logo wh