Selçuk ALTUN
Emeklilik Gözetim Merkezi (EGM) verilerine göre, Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) ve Otomatik Katılım Sistemi’nde (OKS) biriken toplam fon büyüklüğü 14 Mayıs 2026 itibarıyla 2,5 trilyon TL sınırını aştı. Katılımcı sayısı ise 18 milyonun üzerine çıkarak sistemin tasarruf alışkanlıklarındaki etkisini güçlendirdi.
BES tarafında katılımcıların fon tutarı 2 trilyon 81,3 milyar TL’ye ulaşırken, devlet katkısı fon tutarı 274,4 milyar TL oldu. Sistemdeki toplam kişi 10 milyon 267 bin 724 olurken, sözleşme sayısı ise 12,8 milyon adedi geçti.
OKS’de ise çalışanların fon tutarı 141,4 milyar TL’ye, devlet katkısı fon büyüklüğü 10 milyar TL’ye ulaştı. Sistemdeki çalışan sayısı yaklaşık 7,8 milyon kişi olurken, sertifika sayısı 11,9 milyonu aştı.
Tasarruf kültüründe BES etkisi büyüyor
Sektör temsilcileri, ulaşılan büyüklüğün bireysel tasarruf alışkanlıklarının güçlenmesi açısından önemli bir eşik olduğunu değerlendiriyor.

Katılım Emeklilik Genel Müdürü Ayhan Sincek, Bireysel Emeklilik Sistemi’nin artık tasarruf kültürünün merkezlerinden biri haline geldiğini belirterek, uzun vadeli birikim anlayışının daha fazla karşılık bulduğunu ifade etti.
Sincek, BES ve OKS toplamında katılımcı sayısının 18 milyona yaklaşmasının ve fon büyüklüğünün 2,5 trilyon TL’yi aşmasının sisteme duyulan güvenin en somut göstergesi olduğunu söyledi.
Devlet katkısının sistemin büyümesinde önemli rol oynadığını vurgulayan Sincek, profesyonel fon yönetimi ve farklı risk profillerine uygun yatırım seçeneklerinin katılımcılar açısından önemli avantaj sağladığını dile getirdi.
Altın ve hisse senedi fonlarında dengelenme yaşanıyor

Bireysel Emeklilik Uzmanı Zeynep Candan Aktaş ise BES havuzundaki büyümenin sürmesine rağmen fon dağılımlarında piyasa hareketlerine bağlı değişimler yaşandığını söyledi.
Aktaş, altın fiyatlarındaki yatay seyrin etkisiyle BES havuzundaki altın yatırımlarının payının yüzde 44 seviyelerinden yüzde 42’ye gerilediğini belirtti. Hisse senedi fonlarının oranının ise piyasalardaki dalgalanmalar nedeniyle yüzde 16 seviyelerini aşamadığını ifade etti.
Uzun vadeli yatırım yaklaşımının önemine dikkat çeken Aktaş, sistemde en az 5 yıl kalmayı planlayan katılımcılar için hisse senedi ile altın ve gümüş gibi yüksek riskli yatırımların değerlendirilebileceğini söyledi. Emekliliğe yaklaşan katılımcıların ise kendi risk algılarına göre daha dengeli bir fon dağılımına yönelmesinin önem taşıdığını kaydetti.
Devlet katkısı sistemin en güçlü avantajlarından biri
Sektör temsilcileri, BES’in büyümesinde devlet katkısının önemli rol oynadığına dikkat çekiyor. Uzmanlara göre düzenli birikim alışkanlığının yaygınlaşması, profesyonel fon yönetimi ve uzun vadeli yatırım yaklaşımı BES’i hem tasarruf hem de finansal güvence açısından öne çıkarıyor.
Veriler, özellikle son yıllarda yüksek enflasyon ortamında vatandaşların uzun vadeli birikim ve yatırım araçlarına daha fazla yöneldiğini ortaya koyarken, BES’in Türkiye’de tasarruf ekosisteminin temel yapı taşlarından biri haline geldiğini gösteriyor.

