Küresel ekonomide rekabet, sermaye ve teknoloji kadar artık yapay zekâ adaptasyon hızıyla da tanımlanıyor. KPMG’nin Türkiye ve ABD’de eş zamanlı gerçekleştirdiği AI Pulse 2025 araştırması ise bu dönüşümün iki ülke arasında nasıl farklı dinamiklerle ilerlediğini çarpıcı biçimde ortaya koyuyor.
Raporun en belirgin sonucu şu: Türkiye ve ABD yapay zekâ oyununda aynı hedefe koşuyor, ancak sahadaki öncelikler birbirinden köklü biçimde ayrışıyor.
Türkiye verimliliğe, ABD güvenliğe odaklanıyor; Türkiye keşif halinde, ABD kurumsallaşmış; Türkiye kısa vadeli değer yaratırken ABD yatırımcı güvenini merkeze alıyor.
Rekabetin Yeni Tanımı AI Olgunluğu
Her iki ülkede de yöneticilerin büyük çoğunluğu yapay zekânın gelecek iki yıl içinde sektör dinamiklerini değiştireceğini düşünüyor:
Türkiye %84 – ABD %82.
Bu oranlar, yapay zekânın artık bir “geçici trend” değil, rekabetin kendisi olduğuna işaret ediyor.
Ancak ortak beklentiye rağmen uygulama alanındaki farklılaşma derinleşiyor.
Türkiye Verimlilik Peşinde, ABD Güvenlik Şemsiyesi Kuruyor
Rapor, GenAI bütçelerinin dağılımında iki farklı dünyayı resmediyor:
ABD’de ilk üç başlık:
- %67 – Siber ve veri güvenliği
- %52 – Risk & uyum
- %48 – Operasyonlar
Türkiye’de ilk üç başlık:
- %87 – Operasyonlar
- %77 – Müşteri deneyimi
- %42 – Siber güvenlik
Bu tablo, Türkiye’de kurumların yapay zekâyı öncelikle verimlilik, maliyet azaltımı ve operasyonel hız için kullandığını gösteriyor. ABD’de ise yapay zekâ artık risk yönetimi, güvenlik, düzenleyici uyum ve kurumsal sorumluluk ekseninde olgunlaşmış durumda.
KPMG’ye göre bu ayrım, yalnızca teknoloji tercihlerini değil, regülasyon baskısı, yatırımcı olgunluğu ve veri mimarisi seviyesindeki farkları da yansıtıyor.
Türkiye “Hızlı Kazanç”, ABD “Sürdürülebilir Getiri” Arıyor
Hem Türkiye hem ABD için verimlilik öncelikli ROI göstergesi. Ancak ayrışma şu noktada belirginleşiyor:
- ABD’de verimlilik (%98) kadar kârlılık (%97) ve iş kalitesi (%94) de güçlü birer metrik.
- Türkiye’de ise verimlilik (%94) ve operasyonel iyileştirme (%87) ön planda; kârlılık yalnızca %39 ile daha geride.
Yatırımcı iletişiminde de fark çarpıcı:
- ABD’de yatırımcıya anlatılan değer: kârlılık + yönetişim + sürdürülebilir ölçek
- Türkiye’de yatırımcıya anlatılan değer: operasyonel iyileştirme + hızlı geri dönüş
Bu durum, Türkiye’de AI projelerinin “kanıtlanabilir kısa vadeli değer”, ABD’de ise “yapısal dönüşüm ve güven” hikâyesi oluşturduğunu gösteriyor.
ABD CIO Merkezinde, Türkiye Çok Paydaşlı
ABD’de kurumların %87’sinde GenAI stratejisine CIO liderlik ediyor.
Türkiye’de bu oran %55.
Geri kalan liderlik CEO, CTO ve diğer yöneticiler arasında dağılmış durumda. Bu durum, Türkiye’de yapay zekâ stratejisinin henüz tek bir merkezde toplanmadığını gösterirken, aynı zamanda çevik bir inovasyon zeminine de işaret ediyor. Ancak KPMG, hesap verebilirlik açısından net bir sahipliğin uzun vadede kritik olacağına dikkat çekiyor.
Türkiye’de Maliyet, ABD’de Güvenlik Ön Planda
- Türkiye’de LLM seçiminde teknolojik yetkinlik (%74) kadar maliyet (%71) ve veri gizliliği (%71) öne çıkıyor.
- ABD’de ise maliyet öncelikli bir kriter değil; lider kriterler teknoloji, veri güvenliği ve uzmanlık.
Türkiye’deki maliyet duyarlılığı, özellikle kur baskısının teknoloji yatırımlarını doğrudan etkilemesinden kaynaklanıyor.
Uygulama Olgunluğu ABD Yaygınlaştırdı, Türkiye Keşifte
ABD’de kurumların:
- %90’ı AI ajanı denemeleri yapmış,
- %33’ü belirli fonksiyonlarda tam devreye almış,
- %57’si pilotlarda ilerliyor.
Türkiye’de ise:
- %52 – belirli fonksiyonlarda devrede,
- %29 – pilot aşamasında,
- %16 – hâlâ araştırma aşamasında.
Bu durum, Türkiye’de pazarın canlı ancak henüz olgunlaşmamış olduğunu gösteriyor.
Türkiye Teknik Bariyerde, ABD İnsan Gözetiminde
ABD’de AI kullanım risklerini azaltmak için human-in-the-loop (insan denetimi) yaklaşımı %55 ile başı çekiyor.
Türkiye’de en yüksek oran hassas veriye erişim kısıtları (%52).
Bu fark, iki ülkenin güven tanımını da gösteriyor:
- Türkiye: “Güven = erişimi kısıtlamak”
- ABD: “Güven = insan denetimiyle sorumluluk paylaşmak”
Türkiye Prompt Öğretiyor, ABD İş Modelleri Değiştiriyor
Türkiye’de GenAI eğitimlerinin odak noktası:
- %77 – Prompt engineering
ABD’de ise daha çok katmanlı bir eğitim modeli var:
- Prompt becerileri
- Sandbox ortamları
- AI gölgeleme programları
- Rol bazlı çalışma kurulları
Bu fark, yapay zekânın iş süreçlerine entegre edilme hızını ve doğruluğunu doğrudan etkiliyor.
Türkiye Temkinli, ABD Fırsat Odaklı
Türkiye’de:
- Enerji maliyetlerinin AI yatırımlarını etkilediğini düşünenler: %55
- Kur dalgalanmasının etkisine katılanlar: %36
Bu nedenle Türkiye’de yatırımlar:
➡️ Hızlı ROI sağlayan düşük riskli projelere kayıyor.
ABD’de ise tarifelerin etkisi:
- Verimlilik yatırımlarını artırabilir (%73)
- Toplam AI yatırımını artırabilir (%57)
ABD tarafı makro baskıları “yeni yatırım alanı”, Türkiye ise “optimizasyon ihtiyacı” olarak okuyor.
İki Ayrı Yol, Aynı Hedef – AI Dönüşümünün Yeni Haritası
KPMG’nin analizine göre Türkiye ve ABD aynı teknolojik dönüşüm oyununda, ancak:
ABD:
- Güvenlik + uyum
- İnsan merkezli yönetişim
- Kurumsallaşmış AI yapıları
- Yatırımcı odaklı sürdürülebilir ölçek
Türkiye:
- Verimlilik + operasyon
- Hızlı değer yaratımı
- Hibrit ve deneysel uygulama
- Maliyet duyarlılığı ve keşif evresi
Türkiye’nin avantajı çeviklik ve yeni modelleri hızla test etme yeteneği, dezavantajı ise güvenlik ve yönetişim olgunluğunda eksik standartlar.

“Türkiye hâlâ, yapay zekâyı nasıl kullanacağını öğrenme aşamasında”
Araştırma sonuçlarını değerlendiren KPMG Türkiye İnovasyon ve Teknoloji Danışmanlığı Lideri ve Şirket Ortağı Gökhan Mataracı, “Yapay zekâ artık bir teknolojiden çok daha fazlası olup kurumların reflekslerini, karar mekanizmalarını ve hatta kültürlerini yeniden tanımlayan bir dönüşüm gücü. Bu raporun bize gösterdiği şey şu: ABD, yapay zekâyı sistemlerine entegre etmek yerine, onunla birlikte çalışmayı öğrenmiş durumda. Türkiye’de ise henüz atılması gereken adımların olduğunu görüyoruz. Bu fark, bir geri kalmışlık değil, tam tersine büyük bir sıçrama fırsatı. Çünkü Türkiye’nin güçlü yönü, hızla öğrenebilme ve adapte olabilme kabiliyeti. Önümüzdeki iki yıl, bu kabiliyetin teknolojiyle nasıl birleştiğini gösterecek. Geleceğin rekabeti artık ürünler ya da maliyetler arasında olmaktan çok insan ve yapay zekânın birlikte üretebildiği değer arasında yaşanacak.” dedi.
Bu raporun en dikkat çekici sonucunun, insan faktöründeki fark olduğuna dikkat çeken Mataracı, “ABD, ‘AI ile birlikte çalışmayı’ bir kültüre dönüştürürken, Türkiye ‘AI’yi nasıl kullanacağını’ değerlendirme aşamasında gibi görünüyor. Bu farkın kapanması, yalnızca teknolojik yatırım değil, aynı zamanda insan, süreç ve yönetişim olgunluğu gerektiriyor. Yani geleceğin rekabeti, ‘kim insan ve yapay zekâyı aynı denklemde yönetebilecek’ sorusuna yanıt verecek kurumlar arasında yaşanacak. KPMG olarak bu dönüşümün hem stratejik hem etik hem de ekonomik boyutlarını bütünsel biçimde ele alıyor; kurumların yapay zekâ teknolojilerine geçişinde güvenilir bir yol arkadaşı olmayı sürdürüyoruz.” şeklinde konuştu.
