Sigorta sektörünün 2025 performansını değerlendiren ve 2026’ya dair öngörülerini aktaran Allianz Türkiye CEO’su Tolga Gürkan, hem şirketin finansal sonuçlarını hem de sektördeki dönüşüm dinamiklerini paylaştı. Sektörün güçlü prim üretimi ve finansal dayanıklılığını vurgulayan Gürkan, Türkiye Sigorta Birliği verilerine göre 2025’in ilk dokuz ayında toplam prim üretiminin yüzde 50,2 artışla 856,8 milyar TL’ye ulaştığını hatırlattı. Gürkan, “Enflasyonun kademeli olarak düşeceği, faizlerin ise buna paralel gerileyeceği bir döneme giriyoruz. Bu tablo, teknik kârlılığın yeniden güç kazandığı dengeli bir büyüme ortamı yaratacak” dedi.
Şirketin 2025 finansallarıyla ilgili bilgi veren Gürkan, Allianz Türkiye’nin yılın ilk dokuz ayında hayat dışı branşta yüzde 10,74 pazar payı ile sektör ikinciliğini, sağlık sigortalarında ise yüzde 34 pazar payı ile liderliğini koruduğunu söyledi. Gürkan, “Hayat sigortalarında %34,91 oranında reel büyüme kaydeden Allianz, 2025’i güçlü bir bilançoyla kapatmaya hazırlanıyor” açıklamasını yaptı.
Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) tarafında da büyümenin sürdüğünü belirten Gürkan, Allianz Türkiye’nin 1 milyon 394 bin katılımcı ve 286,6 milyar TL fon büyüklüğüne ulaştığını kaydetti. Katılımcı sayısındaki bu rakam, 2024 sonuna göre yüzde 8,6 artış anlamına geliyor. Gürkan, “2025’in ilk dokuz ayında BES’teki net katılımcı artışına göre her dört yeni katılımcıdan biri Allianz’ı tercih etti. Bu, fon yönetimindeki başarımızın en güçlü göstergesi” dedi.
Sağlık branşının Allianz Türkiye’nin büyümesindeki lokomotif rolünü sürdürdüğünü kaydeden Gürkan, “2,2 milyon müşterimize yalnızca hasar anında değil, her zaman yanlarında olmayı hedefliyoruz. Müşterilerimizin bizimle ortalama 15 yıl sigortalı kalması, bu güvenin en somut göstergesi” diye konuştu.
Dijitalleşme yatırımlarında 200 milyon Euro eşiği aşıldı
Dijital sağlık çözümlerine yönelik yatırımlara da değinen Gürkan, mobil uygulama üzerinden müşterilerin 10’dan fazla branşta doktor, psikolog ve diyetisyenlerle görüşebildiğini, Dijital Doktorum ve Kritik Hastalıklar Sigortası gibi yenilikçi ürünlerle farklı ihtiyaçlara çözüm sunduklarını belirtti.
Tolga Gürkan, Allianz Türkiye’nin dijitalleşmeye son beş yılda 200 milyon Euro’dan fazla yatırım yaptığını belirterek, “Allianz’ım mobil uygulamamızla satış sonrası tüm hizmetleri dijital ortama taşıdık. Müşteri etkileşiminde hız, kolaylık ve memnuniyeti artırarak markamıza duyulan güveni pekiştirdik” ifadelerini kullandı.
Yapay zekânın, sigortacılığın geleceğini yeniden tanımladığını belirten Gürkan, Smart STP projesiyle sağlık sigortası provizyon süreçlerinin yüzde 92’sini otomasyona taşıdıklarını vurguladı. Bu sistemin 100 milyonuncu provizyon onayına ulaştığını belirten Gürkan, “Bu başarı, teknolojiyi insan hayatına değer katacak şekilde kullanma vizyonumuzun somut göstergesidir” şeklinde konuştu.
Sürdürülebilir ürünlerde sektör öncülüğü
İklim krizi ve afet risklerinin iş yapış biçimlerini değiştirdiğini vurgulayan Gürkan, Allianz Türkiye’nin 2018’den bu yana kömür üretimini sigortalamadığını ve riskli sektörleri kapsam dışı bıraktığını söyledi.
“2024 yılında Türkiye’nin ilk ‘sürdürülebilir ürün sertifikalı’ kaskosunu piyasaya sunduk. Şimdi iki yeni ürünü daha AB Taksonomisi kriterlerine uyumlu hale getirmek üzere çalışıyoruz” diyen Gürkan, Yenilenebilir Enerji ve Elektrikli Araç Kaskosu ürünleriyle sürdürülebilir dönüşüme katkı sunduklarını ifade etti. Gürkan, Allianz Teknik bünyesinde kurulan Çevre ve İklim Değişikliği Hizmetleri Departmanı ile şirketlerin karbon ve su ayak izlerini ölçerek raporlamalarına destek verdiklerini, bu alanda sektörde ilk kurumsal danışmanlık hizmetini sunduklarını belirtti.
Risklere karşı toplumsal dayanıklılık hedefi
Sigortacılığın yalnızca hasar ödemek değil, toplumsal dayanıklılığı güçlendirmek olduğuna dikkat çeken Gürkan, Türkiye’de sigorta sahipliğinin hâlâ düşük olduğunu hatırlatarak şu değerlendirmeyi yaptı: “KOBİ’lerin sigortalılık oranı yüzde 35 civarında. Oysa afetler karşısında en kırılgan kesimlerin başında KOBİ’ler geliyor. Allianz Teknik ile yerli testlerle maliyet avantajı sağlıyor, Bilinçli Adımlar Güvenli Yarınlar programımızla çocuklara afet bilinci kazandırıyoruz.”
TES ile birlikte tasarruf oranlarında sıçrama bekleniyor
Tolga Gürkan, Türkiye’de emeklilik fonlarının ekonomideki rolünün artacağına inandıklarını belirterek, 2026’nın ikinci çeyreğinde yürürlüğe girmesi planlanan Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi’nin (TES) uzun vadeli fon büyümesine ivme kazandıracağını söyledi. “Orta Vadeli Program hedefleri doğrultusunda TES, otomatik katılımı güçlendirerek tasarruf oranlarını artıracak. Böylece bireysel emeklilik fonlarının GSYH içindeki payı da anlamlı ölçüde artacak” değerlendirmesini yaptı.
Fiyat rekabeti yerine değer odaklı sigortacılık
Fiyat odaklı rekabetin sektörde sürdürülebilirliği zorladığını ifade eden Gürkan, Allianz Türkiye’nin fiyatı “risk yönetimi sürecinin bir çıktısı” olarak ele aldığını söyledi. “Yapay zekâ destekli hasar analitiğiyle toplam maliyetleri azaltıyor, doğru fiyatlamayı sağlıyoruz. Böylece hem rekabet gücümüzü hem müşteri memnuniyetini artırıyoruz” dedi.
Gürkan, sigortacılığın geleceğini şekillendiren üç temel başlığı ise şöyle özetledi: “Veriyle güçlenen karar süreçleri, sürdürülebilir ürünler ve insana yakın teknoloji.”
