Sigorta sektöründe son dönemde gündeme gelen “kasko poliçelerinde nakit iade” uygulamaları, meslek örgütleri ve sektör temsilcilerinin sert tepkisine neden oldu. Enpara Bank A.Ş. tarafından “kasko poliçelerinde %15 nakit iade” adıyla yürütülen kampanyaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan İstanbul Ticaret Odası Sigortacılık Meslek Komitesi Başkanı ve TOBB Sigorta Acenteleri İcra Komitesi Başkan Yardımcısı Özgür Yılmaz, söz konusu uygulamanın sektör açısından tehlikeli bir sürecin parçası olduğunu ifade etti.
“Ticari tercih değil, mesleğin geleceğini tehdit eden süreç”
Yılmaz, kampanyanın artık yalnızca ticari bir tercih olmaktan çıktığını belirterek, sigorta acenteliği mesleğinin geleceğini hedef alan bir noktaya ulaştığını vurguladı. Kasko poliçesi üzerinden primin yüzde 15’inin tüketiciye geri verileceğinin açık şekilde ilan edilmesinin, sigortacılığı teknik yeterlilikten, hizmet kalitesinden ve mesleki sorumluluktan kopardığını dile getiren Yılmaz, bu yaklaşımın sektörü “fiyat savaşı” seviyesine indirdiğini söyledi.
“Sigorta sektörü fiyat yarışına teslim edilmeyecek”
“Sigorta sektörü; komisyon dağıtım yarışına, kontrolsüz fiyat rekabetine ve acente kanalını değersizleştiren yapılara teslim edilmeyecektir” diyen Yılmaz, sigorta acentelerinin rolüne dikkat çekti. Acentelerin yalnızca fiyat sunan aracılar olmadığını belirten Yılmaz, vatandaşın en zor anında yanında olan, hasar süreçlerinde sorumluluk üstlenen ve doğru teminat yapısını oluşturan meslek mensupları olduğunu ifade etti.
“Fiyat tek kriter olursa sektör yozlaşır”
Yılmaz, “nakit iade” adı altında sunulan sistemlerin sektör açısından ciddi riskler barındırdığını belirterek, bu tür uygulamaların uzun vadede sigortacılığı yozlaşmaya sürükleyeceğini savundu. Fiyatın tek kriter haline gelmesinin hizmeti değersizleştireceğini, mesleki kaliteyi ortadan kaldıracağını ve vatandaşın doğru yönlendirmeden mahrum kalmasına yol açacağını ifade eden Yılmaz, bu durumun sigortacılığı bir güven mesleği olmaktan uzaklaştıracağını dile getirdi.
“Bu sadece kampanya değil, kırılma noktası”
Sürecin yalnızca bir kampanya meselesi olmadığını belirten Yılmaz, bunun sektör disiplini, meslek etiği ve sigortacılığın geleceği açısından ciddi bir kırılma noktası olduğuna dikkat çekti.
Bazı sigorta şirketlerinin daha ilk aşamada bu yapının dışında kalmasının sektör adına önemli bir duruş olduğunu belirten Yılmaz, sisteme dahil olduktan sonra ayrılan şirketlerin de gösterdiği hassasiyetin not edildiğini ifade etti. Ancak halen sistem içerisinde yer almaya devam eden şirketlerin, oluşan tepkiyi ve sektör gerçeklerini görmezden gelmesinin kabul edilemez olduğunu söyledi.
“Kaybedilen sadece acenteler değil, sektörün itibarı olur”
“Bugün birkaç puanlık üretim hedefi uğruna sessiz kalanlar şunu iyi bilmelidir: Yarın kaybedilecek olan yalnızca acenteler değil, sektörün itibarı olacaktır” diyen Yılmaz, sigortacılık sektörünün “kim daha fazla iade veriyor” yarışıyla büyüyemeyeceğini vurguladı.
“Mesleği itibarsızlaştıran hiçbir uygulamayı kabul etmiyoruz”
Acentesinden daha düşük fiyatla poliçe satan, farklı aracılar üzerinden daha ucuz satış yapılmasına göz yuman, komisyon iadesi sistemlerini destekleyen veya bu yapıları meşrulaştırmaya çalışan hiçbir anlayışı kabul etmediklerini belirten Yılmaz, sigorta acenteliği mesleğini itibarsızlaştıran hiçbir uygulamaya sessiz kalmayacaklarını ifade etti.
Yılmaz, açıklamasında, “Bugün bu sürece sessiz kalan herkes, yarın oluşacak sektör tahribatının sorumluluğunu da taşımak zorunda kalacaktır” ifadelerine yer verdi.
“Her platformda en güçlü tepki verilecek”
Sigorta acenteliği mesleğinin onurunu, emeğini ve geleceğini korumak adına her platformda en güçlü tepkinin verileceğini belirten Yılmaz, sektör disiplinini zedeleyen her uygulamanın karşısında duracaklarını vurguladı.
