Politik risk sigortaları neden kritik?

Polaris Sigorta ve Reasürans Brokerlik Hizmetleri Yönetim Kurulu Üyesi Yalın Kılıç

Türk yatırımcıların küresel ölçekteki varlığı son yıllarda yalnızca hacim olarak değil, coğrafi ve sektörel çeşitlilik açısından da dikkat çekici biçimde artıyor. Avrupa pazarlarının yanı sıra Afrika, Latin Amerika, Orta Asya ve Güneydoğu Asya gibi daha karmaşık ve kırılgan bölgelerde; enerji, altyapı, sanayi ve madencilik gibi sermaye yoğun alanlar öne çıkıyor.

Ancak bu genişleme beraberinde önemli bir risk setini de getiriyor. Farklı hukuk sistemleri, değişken regülasyonlar, siyasi dengeler, yaptırımlar ve toplumsal hareketlilik, yatırım ortamının öngörülebilirliğini giderek azaltıyor. Bu noktada yatırımın nerede yapıldığı kadar, risklerin ne zaman ve nasıl yönetildiği de belirleyici hale geliyor. Sigorta ise bu sürecin en kritik araçlarından biri olarak öne çıkıyor.

Venezuela örneğinde açıkça görüldüğü üzere, politik ve regülasyon kaynaklı riskler geç fark edildiğinde sigortalanabilirlik alanı hızla daralabiliyor. Ani regülasyon değişiklikleri, sermaye transferi kısıtları, sözleşmelerin askıya alınması veya doğrudan devlet müdahaleleri, yatırımların nakit akışını ve hukuki zeminini zayıflatabiliyor. Bu nedenle politik risk ve politik şiddet, görünürlüğü düşük ancak sonuçları son derece yıkıcı risk alanları arasında yer alıyor.

“Bu Riskler Artık Ertelenemez”

Polaris Sigorta ve Reasürans Brokerlik Hizmetleri Yönetim Kurulu Üyesi Yalın Kılıç, politik risk ve politik şiddet başlıklarının uzun yıllar boyunca ikincil riskler olarak değerlendirildiğini hatırlatıyor. Küresel Riskler Raporu’nun 2006’daki ilk yayınlarında bu risklerin ağırlıklı olarak terörizmle sınırlı ele alındığını belirten Kılıç, günümüzde ise tablonun köklü biçimde değiştiğine dikkat çekiyor.

Ukrayna–Rusya savaşı, Orta Doğu’daki çok katmanlı çatışmalar, Çin–Tayvan gerilimi, Venezuela ve Latin Amerika’daki siyasi kırılmaların, jeopolitik risklerin artık tek bir bölgeyle sınırlı olmadığını gösterdiğini ifade eden Kılıç, tek bir siyasi kararın dahi bir gecede tüm yatırım zeminini değiştirebildiğini vurguluyor. Bu nedenle politik risk ve politik şiddetin, yatırım sürecinin en başında ele alınması gereken temel başlıklar haline geldiğini belirtiyor.

Politik Risk ve Politik Şiddet Sigortaları Ne Sağlıyor?

Politik Risk Sigortası, devlet kaynaklı veya devlet kontrolündeki kararlar nedeniyle yatırımın ekonomik değerinin zarar görmesini teminat altına alıyor. Kamulaştırma, millîleştirme, lisans iptalleri, sözleşmelerin tek taraflı feshi, sermaye ve kâr transferi kısıtları, ödeme yasakları ve yaptırımlar bu teminatın başlıca kapsam alanlarını oluşturuyor. Fiziksel bir hasar olmasa dahi, yatırımın nakit akışı ve hukuki hakları bu sigorta ile korunabiliyor.

Politik Şiddet Sigortası ise savaş, iç savaş, isyan, ayaklanma, darbe ve terör eylemleri gibi şiddet olaylarının yol açabileceği fiziksel hasarları ve operasyonel kayıpları kapsıyor. Çoğu zaman iş durması ve gelir kaybı teminatlarıyla birlikte yapılandırılan bu sigorta, siyasi ve toplumsal istikrarsızlık riski taşıyan ülkelerde yatırımlar için kritik bir güvenlik kalkanı sunuyor.

Özetle; politik şiddet sigortası yatırımı sahada korurken, politik risk sigortası yatırımın ekonomik geleceğini güvence altına alıyor.

“Bu Teminatlar Terzi İşi Tasarlanmalı”

Her iki teminatın da yatırım kararı alınırken, tercihen finansman ve sözleşme yapısı şekillenmeden önce değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Yalın Kılıç, bu poliçelerin standart ürünler olmadığının altını çiziyor. Yatırımın yapıldığı ülke, sektör, sözleşme yapısı ve nakit akışı dikkate alınarak özel olarak tasarlanması gerektiğini belirten Kılıç, politik risk ve politik şiddet teminatlarının birlikte ele alınmasının, fiziksel ve ekonomik kırılganlıkların aynı çerçevede yönetilmesini sağladığını ifade ediyor.

Polaris Broker olarak amaçlarının yalnızca görünen riskleri değil, çoğu zaman sessiz ve fark edilmesi zor olan riskleri de erken aşamada görünür kılmak olduğunu belirten Kılıç, bu yaklaşım sayesinde yatırımların sürdürülebilir başarısında güvenilir bir paydaş olmayı hedeflediklerini söylüyor.

Günümüzde Ukrayna savaşı, Çin–Tayvan gerilimi, Orta Doğu’daki gelişmeler ve henüz adı konulamayan belirsizlikler dikkate alındığında, sigorta çözümleriyle bu riskleri önceden okuyup yönetilebilir hale getirmenin, küresel yatırımlar için artık bir tercih değil zorunluluk haline geldiği görülüyor.

Bu makaleyi paylaş
Yorum yapılmamış

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Sigorta gündemine dair haberler

Sigortaoku.com, sigorta sektöründeki en güncel haberler, trendler ve bilgilendirici içeriklerle okuyucularını aydınlatan öncü bir kaynaktır.

Trafik, kasko, DASK, ZAS, BES, OKS ve katılım gibi ve branşlarda yaşanan gelişmeleri, flaş haberleri anlık takip edin.

Web sitemiz çerezleri bilgisayarınıza kaydeder. Sizi hatırlamamıza ve sitemizdeki deneyiminizi kişiselleştirmemize yardımcı olurlar.

Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.

Copyright ©2023 Sigortaoku.com | Net 360 SEO

sigorta oku logosigorta oku logo wh