Küresel ölçekte artan jeopolitik gerilimler, iç karışıklıklar ve bölgesel çatışmalar iş dünyasında risk algısını yeniden şekillendiriyor. Savaşlar, halk hareketleri, kamulaştırma uygulamaları ve finansal krizler artık yalnızca belirli coğrafyaları değil, küresel tedarik zincirlerini, yatırımları ve şirket bilançolarını doğrudan etkileyen başlıca risk alanları arasında yer alıyor.
Küresel sigorta brokerliği grubu Howden, bu gelişmelere karşı işletmelere “Savaş ve Politik Riskler Sigortası” ile koruma sağladığını açıkladı. Şirket, özellikle jeopolitik açıdan hassas bölgelerde faaliyet gösteren veya sınır ötesi yatırımları bulunan firmalara yönelik özel teminat çözümleri sunuyor.
“Belirsizlik artık karar süreçlerinin merkezinde”
Howden Türkiye Bölge CEO’su ve Yönetim Kurulu Başkanı Atınç Yılmaz, dünyada yaşanan jeopolitik gelişmelerin şirketler açısından yeni bir risk ortamı oluşturduğunu belirtti.
Jeopolitik risklerin artık belirli bölgelerle sınırlı olmadığını vurgulayan Yılmaz, “Savaşlar, halk hareketleri, iç karışıklıklar ve siyasi müdahaleler; yatırım kararlarından finansmana erişime kadar birçok süreci doğrudan etkiliyor. Belirsizlik artık çevresel bir unsur değil, iş dünyasında karar alma süreçlerinin merkezinde yer alıyor” dedi.
“Savaşın da sigortası var”
Türkiye’de henüz yeterince bilinmeyen “Savaş ve Politik Riskler Sigortası”na dikkat çeken Yılmaz, bu ürünün işletmelere geniş kapsamlı bir koruma sağladığını söyledi.
Yılmaz, “Savaşın da sigortası var. Bu ürün; kargaşa, halk hareketleri, ayaklanma ve savaş gibi durumlarda tesisinizin bulunduğu bölgede oluşabilecek fiziksel hasarları teminat altına alıyor. Bu yalnızca klasik terör teminatı değil, çok daha geniş kapsamlı bir koruma sağlıyor. Savaş, iç karışıklık, sabotaj ve benzeri kalkışmalar sonucu oluşabilecek zararları güvence altına alabiliyoruz” diye konuştu.
Ukrayna savaşı örnek oldu
Söz konusu teminatın teorik bir ürün olmadığını belirten Yılmaz, gerçek hasar örnekleri bulunduğunu ifade etti.
“Rusya-Ukrayna savaşı sırasında bu sigortayı müşterilerimize sunduk. Bölgede faaliyeti bulunan bazı firmalarımız hasar yaşadı ve poliçeleri kapsamında tazminatlarını aldılar. Bu durum ürünün gerçek hayatta nasıl çalıştığını açık biçimde gösteriyor” dedi.
Sınır ötesi yatırımlar için kritik güvence
Howden’ın sunduğu politik risk çözümleri yalnızca fiziksel hasarları değil, uluslararası yatırımlarda karşılaşılabilecek çeşitli finansal riskleri de kapsıyor. Teminat kapsamında başlıca şu riskler yer alıyor:
- Kamulaştırma: Yabancı hükümetlerin yatırımlara veya sözleşmelere müdahalesi
- Siyasi şiddet: Savaş, iç karışıklık, sabotaj ve terör olayları
- Para çevrilemezliği ve transfer engeli: Döviz transferlerinin kısıtlanması
- Sözleşme ihlali: Ticaret sözleşmeleri veya kredi anlaşmalarında yükümlülüklerin yerine getirilmemesi
Risk yönetimi rekabet avantajına dönüşüyor
Atınç Yılmaz’a göre savaş ve politik risk sigortaları özellikle sınır ötesi yatırımlar için kritik bir araç niteliği taşıyor.
Bu tür teminatların şirketlerin maruz kaldığı riskleri sigorta piyasasına devretmesine imkân tanıdığını belirten Yılmaz, “Bu sayede yeni sermayeye erişim kolaylaşıyor, ülke ve karşı taraf risk limitleri daha etkin yönetilebiliyor. Üst yönetim açısından stratejik kararlar daha güvenli bir zeminde alınabiliyor” ifadelerini kullandı.
Yılmaz, artan jeopolitik belirsizliklerin risk yönetimini şirketler için stratejik bir unsur haline getirdiğini belirterek, Howden’ın küresel kaynaklarını kullanarak yüksek riskli bölgelerde faaliyet gösteren işletmelere özel çözümler geliştirmeye devam edeceklerini söyledi.
