Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkanı Firuz Bağlıkaya, turizm sektöründe tüketici güveninin sağlanabilmesi için seyahat acentalarına yönelik mesleki sigorta ve teminat sisteminin zorunlu hale getirilmesi gerektiğini söyledi. Bağlıkaya, sigorta mekanizmalarının güçlendirilmediği bir yapının sürdürülebilir turizm üretmesinin mümkün olmadığını vurguladı.
Turizm Gazetesi’nin YouTube serisi “Turizm Sohbetleri” programına konuk olan Bağlıkaya, seyahat acentalarının turizm ekosistemindeki rolünü ve sektörün yapısal sorunlarını değerlendirdi. Göreve oldukça sorunlu bir dönemde geldiklerini hatırlatan Bağlıkaya, TÜRSAB’ın bugün daha güçlü ve kurumsal bir noktaya ulaştığını belirterek, öncelikli hedeflerinin seyahat acentalarını güçlendirecek kapsamlı bir yasal düzenleme olduğunu ifade etti.
Tüketicinin korunmasının sektörün en kritik başlığı olduğunu dile getiren Bağlıkaya, seyahat acentalarına yönelik sigorta ve teminat yapısının netleşmemesinin hem güven sorununa hem de haksız rekabete yol açtığını söyledi. Mevcut sistemin günümüz turizm dinamiklerini karşılamadığını belirten Bağlıkaya, seyahat acentalığı ile tur operatörlüğü arasındaki belirsizliğin sektörde ciddi yapısal sorunlar yarattığına dikkat çekti.
Dijitalleşme tartışmalarına da değinen Bağlıkaya, teknolojinin seyahat acentalarını ortadan kaldırmadığını, aksine doğru kurgulandığında sektörü büyüten bir unsur olduğunu vurguladı. Dijital platformların kontrolsüz biçimde faaliyet göstermesinin ise hem tüketici hem de sektör açısından riskler barındırdığını ifade etti.
Turizm Geliştirme Ajansı’nda seyahat acentalarının yeterince temsil edilmediğini de gündeme getiren Bağlıkaya, pazarlama ve tanıtım süreçlerinde acentaların dışlanmasının büyük bir eksiklik olduğunu söyledi. Bağlıkaya, “Turizmin pazarlama ayağında seyahat acentaları yoksa sistem eksik çalışır. Seyahat acentasız turizm olmaz” ifadelerini kullandı.
2025 ve 2026 turizm hedeflerine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Bağlıkaya, Türkiye’de turist sayısındaki artışın büyük ölçüde doğal büyümeden kaynaklandığını belirtti. Asıl hedefin bu artışı ürün çeşitliliği ve yeni destinasyonlarla hızlandırmak olması gerektiğini vurgulayan Bağlıkaya, deniz-kum-güneş odaklı turizmin ötesine geçilerek alternatif turizm türlerinin geliştirilmesinin önemine dikkat çekti.
